banner114

Anneler günü, babalar günü, sevgililer günü, arkadaşlık günü derken daha birçok değerlerimize gün atanmış en son ise kız günü ortaya çıkmış.

Eskiden böyle kolay günler türetilmez biraz daha geç ve daha reel sebepler bulunarak ortaya konulurdu. Şimdilerde sosyal medyanın gelişimi ve yaşamımızın bir parçası olma sebebi ile her yıl bir gün türetilmekte.

İnsan yaratılanı yaratandan ötürü sevmeli değer vermelidir. Birilerinin hatırlatması ile değil. Gerçekten içinden gelerek sevdiklerine değer vermeli onları önemsemelidir. Birileri bir tarihe atama yapmış ve bir şeyler satacak diye kapılmamalı hatırlamamalı insan insanı.

Sevdiklerimizin değeri birilerinin gözü önünde olmamalı. Sevgi ne kadar derinde kalsa, saklı olsa o kadar kıymet alır o kadar uzun sürer. Tebessüm ise o derecede görünür olmalı gerçekçi olmalı ki o gizli sevdanın sadakası verilmiş olsun.

Yılın bir gününde birkaç saat maddi gücümüzü veya sevgimizi anlatacak ya da o kişiyi ne kadar tanıdığımızı anlatan bir hediye sevgiyi canda can olmayı öldürür.

Elbette sevdiklerimizi hoşnut edecek bir şeyler almalı. Kırda, bağda, bahçede dolaşırken minik bir papatya yarını anlatan hazan düşmüş bir yaprak dahi sevgiyi yüceltir yeniler.

Karların toprağa döşek olduğu zamanlarda yanımızda olan sevdiklerimize sıcak bir fincan kahve, tadında deminde bir ince bel bardakta çay ve yanında minik bir tebessüm mutlu eder bütün sevilenleri; Canları cananları.

O günü bu günü bekleyerek geçen bir yıl da o günde unutulursa ne kalır geriye. Hep bir gün mü beklenecek seven, sevilen gönüllerde.  

Baba kızını ana oğlunu mu bekleyecek bir yıl acaba nasıl sevgisini gösterecek diye. Oysa her an her fırsat sevgi günü sevgi anıdır.

Bizler ne kadar sevgimizi yılda bir güne bekletirsek o kadar yok oluyor toplum. O kadar yok oluyor saygı ve sevgi.

Bir de sosyal medyanın kucağına düştük. Artık o minik hediyeler birkaç cümlecikle geçiştir oluyor sevgiler. Gösterişe giriyor sevgiler, saygılar, sevdalar ve hürmetler.

Herkesin önünde can canım cümleleri sıradan, en muhteşem haykırışlar basitleşiyor. Sevgiyle, tebessümle ve gözlerin konuşmasından öte bir haykırış ve bir bağrışmayla sunuluyor en sevdiklerimize.

  • Annem ben seni seviyorum
  • Baba seni seviyorum
  • Kızım sen benim canımsın
  • Oğlum sen benim her şeyimsin
  • Sevgili sen benim ömrümsün
  • Arkadaşım sen benim için değerlisin
  • Dostum sensiz gitmez bu hayat gibi sözlerle haykırırsak sosyal medyadan bize derler ki…

Hadi oradan herkes duydu ne değeri kaldı ki. Hani yalnız kalıp da avutacak bir şeyler arayınca insan derininde ne bulacak. Her şeyi herkes biliyor. Kıymetsiz her yazılıp aleni söylenen.

Birde herkes en sevdiğini vitrine koyup herkese teşhir etmesi yok mu? Kimi kurbanlık gibi, kimi nazarlık gibi kimileri de saf ve temiz olan bitenden bihaber sonsuz bakışlarda.

Belki bir zamanlar sevemedik, okşayamadık büyüklerimizin yanında evlatlarımızı fakat defileye çıkar gibi de hep bir arada bir günde reverans edercesine savıp saçmamalı gönül sözlerini, sevda gizlerini.

Hele kız çocukları dedimse de kız erkek fark etmez onlar anaların, babaların can yongasıdır öyle her zaman her yerde vitrine çıkarılmamalı.

SEVMEK TEŞHİR DEĞİL GÖNÜLDEN TEBESSÜM ETMEKTİR-ETTİRMEKTİR.

Selam saygı ve sevgi ile…

  

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.