banner114

Kazancımızın haksız olmasının getirdiği sonuçlara katlanmak. Ya da gelen sorunların bu kazancın sonucu olduğunu anlamak ayrı bir meziyettir.

Birinin çalışıp birinin de harcadığı kazanç düşüncesi ve alışkanlığı o kazanan kişiden ayrıldığınızda istemediğiniz sonuçların önüne çıkamaz ve hızlı bir şekilde istenmeyen sona doğru geri adım koşarsınız.

Peki bu durumda aslında insan olarak doğru davranan biri olarak yapmamız gereken. Kazanmayı öğrenmek ve elimizde olanı tutabilmektir.

Size ağabeyiniz, kardeşiniz, ortağınız kazanıp yön verip varlık sahibi yaptığında ya onun kıymetini bileceksiniz ya da ondan bu işin adaletli ve haklı olduğunu öğrenmektir.

Bunu öğrenemezseniz ve kazanılanların harcaması size mutluluk verip hak etmediğiniz konumlar sunarsa. Sizde bu konumlarda hak etmediğiniz göklerde süzülürseniz. Bir gün süzülerek yere inemezsiniz hızla yere çakılır ve birçok masum kişiye de sebep olursunuz.  

Bu haksız harcamacı kazancı alışkanlık edip ayrıldığınız birinden çok zaman geçirmeden bir başka kazanmayı doğru bileni aramaya başlarsınız belki de bulursunuz. Fakat hak edilmeyen kazançları harcamak iki taraf memnun olsa da Allah buna bir süreden sonra izin vermez.

Fakat insanoğlu yaradılış sebebi ve yaşam kurallarına hükmünü koyduğunda bu haksız kazanç ve davranışları kendi yaratıcılığı olarak görür. Kazanan kim olursa olsun daima harcayan ve ortaklıkların ayrılışında harcayacak bir şeyler bulmadığında yolsuzlukların, haksız kazançların senaryolarını hazırlayıp uygulamaya koyar.

Hakkı olmadığı halde ayrılırken karşı tarafa geçen mallara hak iddia eder. Olmadı benzer ürünlere senaryolar hazırlayarak zorla ya da haciz ile ele geçirip yine o hayali dünyasında harcamayı kurgular.

 Ağabeyiniz, kardeşiniz ya da bir dostunuz kim olduğu önemli değil. Yaptığınız ortaklıklarda bu tür sonuçlar hiçbir zaman sonuçlanmaz her zaman taze ve canlı bir şekilde kazancınız, itibarınız risk altındadır. Peki ortak ettiğimiz kardeşlerimizi, dostlarımızı nasıl düzeltebiliriz. Yine hayalet olmaları için nakitler mi dökmeliyiz yoksa bu hallerini bütün topluma ifşa edip herkesin tanıması, bilmesi ya da anlamasını mı sağlamalıyız.

Aslında buna biz değil de o kolay kazanıp rahat harcayanların karar vermesi gerekir. Onların vicdanında Allah korkusu yeşermelidir. Fakat bu yeşermeyi bizler yapamayız. Kişi oturup düşünmeli ben sevdiklerime, ortaklarıma ne yapıyorum? Bu benim hakkım mı?

İnsan hakkı olmayan kazanç ile yarınlarını kurgular ise yarınları olmaz. Olursa da yine birilerini yalandan, uydurarak çalıp kazanç elde etmeye çalışır.

Allah dünyalığını verdiği insanların o dünyalığa ulaşmaları için her türlü yolsuzluğu yapmalarını görür fakat onları uyarmaz. Uyarsa dahi onlar bunu görmezler. Ve kendilerini hep haklı görürler.

Onlarda bu çaldıkları ve yalanlar ile aldıkları ne varsa onları harcamalarına müsaade eder. Onlarda diledikleri gibi harcar ve diledikleri gibi yalan tuzaklar ve sahte imzalar, sahte icralar ile mahzun insanları çalmaya devam ederler.

Onların kendileri kazanç sağlarken dahi mutlaka birileri ile o işlerinde bir mahkemeleri vardır. İşçileri, taşeronları gibi birileri ile mutlaka kolay kazanç sağlamak için bir kulp takarlar. Olmadı bu kulpu devlete takarak yine bir kazanç elde etmeye çalışırlar.

Bütün özle tüzel ne varsa onların olsa yine doymazlar. Açıklarını kapatamazlar. Onlar hep birinden bir parça çalmayı hesap ederler. Utanmaları yoktur.

Oysa haramın ne kadar zararlı olduğunu bilseler bunu yapmazlar. Onların sayesinde toplumun yarısı haram zade yarısı ise haram zede olarak yaşamaktadır. Arsızlıklarından susan haram zedeler hiçbir zaman duyulmazlar.  İki kardeşten biri haramzade diğeri haram zede olunca insanlar kimin ne olduğunu öğrenmek için mutlaka haram zadenin hışmına uğramalıdır.

ESKİDEN “ZİLİK ZADELER” YETİŞTİRİRKEN ŞİMDİ HARAMZADELER ÇOĞALMAKTA

Siz siz olun haramdan uzak kalın. Sağlık sevgi, saygı ve güzel yarınlar..

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.