banner114
banner146

Neler kaldı uzaklarımızda? Neleri aldı zaman ve neleri biz bir yana koyduk kendi arzu ve kararlarımızla. Her birimizin aklına neler gelir şimdi, hangi dostlar, arkadaşlıklar geçer dimağımızdan.

Peki ya ilkokul zamanı o hacı yemekleri hiç düşer mi aklımıza? Bir gün önceden bütün sınıflara haber verir öğretmenimiz. Belki de hiç haber vermez. Nasıl olsa bir avuç köy ve en fazla üç hacı gelmiştir o kutsal topraklardan.

Bütün anneler duyar henüz çocuklar öğle paydosuna çıkmadan. Öğle yemeğinin hacı evinde yenileceğini. Çocuklar da bilir haber vermeden o yemeğe öğretmenleri eşliğinde gidileceğini.

Okulun bayrakçısı bayrağını alır ve en önde okul bahçesinde beklemeye başlar. Sınıflar tek tek ardında sıralanır ikişer üçerli. Müdür öne geçer boyu ne kadar uzun olsa da mutlaka bir tepecik bir yamaç arar zeminde ve nasıl gidileceğini tembihler.

Eğer dar yol varsa o yolda artık derin kolda tek sıra olmak gerektiğini söyler. Sonra da orada nasıl yemek yenileceğini hatırlatır, anlatır detaylı. Aç gözlük yapmadan beklemeyi, çağırılmadan içeriye girmemeyi. Dökmeden, şapırdatmadan ve konuşmadan yemek yemeyi.

En önde Türk bayrağı göklerde şanlı dalgalanarak ardında sınıf sınıf çocuklar. Her sınıfın başında bir öğretmen. Issız yollardan, bahçelerin arasından, evlerin kapısında yaşlı dedelere, ninelere selam vererek geçerken bir yer vardır işte orada bütün okul durur bir anda birden.

Müdür yine en öne geçer ve hem öncülük yapar hem de utana sıkıla giden hatta her anda firar etmeye meyilli birçok kişinin cesaretlenerek o yemeğe gitmesine yardımcı olur.

Birçok kişi de bir an önce varıp acaba yemekte ne var derdinde. Belli etmeden sabırsızlıkla hangi lezzetlerini tadacağını düşünmekte. Olurda evden bir öğrenci varsa ne kadar haylaz olsa da o da en önde ve en güzel ev sahipliğini yapmak için gayret göstermekte.

Ve bir baktın ki yolun sonu bir evin kapısı olmuş. Evin en yüksek yerinde bayrak ve bir başka yükseğe dinlenmeye geçen okulla gelen bayrak. Öğretmenler hacı amcaların teyzelerin odasında kurulan sofra başında sohbet ederken.

Evin diğer odalarında kurulan kocaman sinilerde çocuklar grup grup oturup yemek yemekte. Köyün, komşunun kızları, gelinleri bütün şefkatleri ile hizmet ederken. Kimin naif, kimin şımarık ve kimin çekingen olduğunu bilircesine her bir öğrenci ile ayrı ayrı ilgilenmekte ayrı ayrı ihtimam göstermektedir.

Önce bir çorba gelir, sonra etli kuru fasulye, pilav, komposto ve herkese iki dilim baklava. Bazen de ev makarnası olurdu pilavın yerine.

Yemeklerin en can alıcı yanı büyük bir ustalıkla odun sobasında pişmiş olması ve bir o kadar da bariz özellikleri ise salçanın kuru fasulyede kendini göstere göstere al bayrak görünümünde ki albenisi. Özenle kullandırılan sofra bezi. Ve en kıymetli çarşıdan alınmış fırın ekmeği.

Kapıda birinin minik ellere tutuşturduğu iki hurma bir sarı gövdeli taşlı yüzük. Bazen de bin bir renkten boncuklarla bezenmiş bileklik. Bazen de en kıymetli gül yağı minik plastik şişelerde veya içi pamuk dolu çevir aç kapaklı işlemeli kutularda. Kapıda hediyesini alan kapının önünde bekleşmekte ve arkadaş, akraba grubunu oluşturanlar okul yoluna öbek öbek revan olurlar.

Bütün çocukların gözü hep o yemeğini, hediyesini almak için utana sıkıla geldiği hacı amcayı, teyzeyi görmek olsa da. Hiç görmeden oradan ayrılmak. O merak içinde hacıları görmek için evden dedesi, büyük annesi veya annesi ile gelmenin hesabı yapılmaktadır. 

Ve bu da bitti o heyecan, o utana sıkıla yedin mi yemedin mi arasında kaldığın hisler de bitti. O hacı amcalar teyzeler de göçtü gitti. O hizmet eden yengeler, bacılar da ha bitti, ha tükendi. Birkaçı kaldı bir yerlerde yorgun.

Ey hayat, ey zaman ne bekliyorsun sen ey insan ne kaldı, ne bırakılacak senden, senin insanlığından? Dünya senin olsa, bizim olsa neye yarar ya da ne zaman kadar? Hangi çıkar kalır bizde hangi zaman kadar.

Selam, Sevgi, Özlem ve Hürmetle…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.