banner114

Müslümanların nazarında Kur'anı Kerim, bir hayat rehberi olarak isimlendirilir. Benim kanaatimce de bu yakıştırma Kur'an'ı Kerim'in en yerinde vasıflandırmalarından bir tanesidir. Çünkü Kur'anı Kerim salt mistik öğretiler içeren bir tasavvuf kitabı olmadığı gibi sadece ceza ve ödülden bahseden bir kanunname de değildir. Hayata dair her şeyin altın oranla bünyesinde barındırıldığı, fazlalık ve noksanlıktan uzak gerçek bir ''hayat rehberidir''. Bize sunduğu kıssalar ve öğretiler yaşadığımız dünyaya doğru yön verebilmek için tam anlamıyla biçilmiş birer kaftandır.

Hiç şüphe yok ki bu mucizevi kitabın gönderildiği elçi olan Hz.Muhammed(s.a.v)'in de hayatında Kuran'ı Kerim'in öğretilerine paralel onlarca ders alınacak hadiseler vardır. Örneğin;

'' Onların, Allah’ı bırakıp tapındıklarına sövmeyin, sonra onlar da haddi aşarak, bilgisizce Allah’a söverler. Böylece her ümmete yaptıklarını süslü gösterdik. Sonra dönüşleri ancak Rablerinedir. O, yapmakta olduklarını kendilerine bildirecektir.'' (En’âm Suresi 108. Ayet)

Sadece bu ayetten dahi yaratanın, yarattığını en güzel biçimde tanıdığını görmekteyiz. Yüce Allah'ın da dediği gibi ''Yaratan, yarattığını bilmez mi?''(Mülk suresi 14. Ayet.)

Yukarıda zikredilen ayetin iniş maksadı özetle şöyledir;

Râzî'nin belirttiğine göre müşrikler putlara tap­makla birlikte Allah'a da inanıyorlardı. Bu yüzden durup dururken O'na hakaret etmeleri düşünülemez. Şu halde bazı Müslümanlann müşrikler ve inançları hak­kındaki ölçüsüz sözleri onları taşkınlığa sevketmiş; doğrudan doğruya Allah'a sövmek maksadıyla olmasa bile, öfkeye kapılarak Müslümanların kutsal inançları­na sövüp saymaya kalkışmışlardır. Bu âyette Müslümanların bu durumlara imkân verecek söz ve davranışlardan kaçınmaları emredilmektedir.

Yani kitabımız bir yandan bizlere inanç ölçülerimizi öğretirken diğer yandan sağlıklı bir toplum inşa etmenin yollarını göstermektedir. Farklı fikirlerin, farklı düşüncelerin birbirleri ile  hakaretleşmesi  yalnızca insanların inatlaşıp, fikirlerinin doğruluk ve yanlışlığını hiç mütalaa etmeden savunmasına yol açacaktır. Hiç şüphe yok ki bu aynı zamanda toplumdaki asayişi bozarak, kutuplaşmış uzaklaşmış bir insan topluluğunun peydah olmasına neden olacaktır. Mevcut halimiz ise bunun en kesin kanıtlarındandır.

Kainatın efendiside aynı hakikete ışık tutarak, mü'min bireyi şöyle tarif etmiştir;

"Mümin dil uzatıcı değildir, lânet okuyucu değildir, kötü iş yapan değildir, kötü söz söyleyen değildir." (Tirmizî, Kadir, 1978).

Yaşadığımız günlerde kendi fikirlerimizi öylesine kutsallaştırıyoruz ki, fikrimize muhalif tek bir söz duyduğumuzda dahi mabedimize saldırı olmuşcasına saldırmayı cengaverlik görüyoruz. Haliyle de karşı tarafı düşman, kendi safımızı ise hakikatin son kalesi konumunda görmeye başlıyoruz. Diğer fikirlere saldırdıkça kalesini koruyan bir asker gibi gururlanıyor, ama işin aslında kendi kalemizi yıktığımızı görmekten kaçınıyoruz.

Bu yüzden de; kurduğumuz grupların, partilerin, tarikat ve cemaatlerin azımsanamayacak bir kısmının birlik ve beraberlik motivasyonunu birbirlerine karşı olan sevgilerinden değil de ''diğerlerine'' karşı duydukları kin ve nefret oluşturuyor. Bu yüzden bir siyasi partiye en iyi hizmeti veren gönüllü; icraat yapan değil,  karşı menzile en içten küfürlerini iletebilen oluyor. Bir tarikatın en örnek müridi; artık Allah'a en iyi kul olan değil, diğer tariklere, cemaatlere, mezheplere en ses getiren reddiyeyi yapabilen kimse oluyor. Fikirlerimizi dahi hakaretsiz konuşamadığımız için, artık cemiyetlerimize olan  sadakatimizi onlara karşı tutumlarımızdan değil, onlardan olmayana gösterdiğimiz hınçla kanıtlıyoruz.

Farklı fikirlerin bizi parçalamak yerine, zenginliğimiz olduğu günlerde buluşmak dileğiyle, kalın sağlıcakla...

           

           

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.