Araklı’da iktidarın yalanlarının üzerine muhalefet adayları beton döküyor

Araklı’da muhalefet partisinin belediye başkan adayları iktidarın yalanlarının üzerine beton döktüklerini açıkladı. Muhalefet partisi adayları Katı Atık Entegre ve Bertaraf Tesisi önünde bir araya gelerek, dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

Haber Merkezi
Haber Merkezi Tüm Haberleri
Araklı’da iktidarın yalanlarının üzerine muhalefet adayları beton döküyor
Araklı’da iktidarın yalanlarının üzerine muhalefet adayları beton döküyor
+8
Video için play'e tıklayın

Araklı’da muhalefet partisinin belediye başkan adayları iktidarın yalanlarının üzerine beton döktüklerini açıkladı. Muhalefet partisi adayları Katı Atık Entegre ve Bertaraf Tesisi önünde bir araya gelerek, dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Araklı’da muhalefet partisinin belediye başkan adayları Araklı Katı Atık Entegre ve Bertaraf Tesisi’ne karşı bir araya geldi. İktidar partisinin Katı Atık Tesisi için verdikleri sözlerin yalandan ibaret olduğunu ifade eden başkan adayları, yalanlar için temsili beton dökme töreni düzenledi.

Araklı’da iktidarın yalanlarının üzerine muhalefet adayları beton döküyor

Taşönü Mahallesi sakinlerinden Emre Çebi, “Taşönü Mahallesi’nde yaşayan biri olarak ilk sözü ben almak istedim. Buradaki vaziyeti daha çok biliyorum. Bize sadece inşaat alanı ile ilgili verilen sözler tutulmuş, geri kalan hiçbir alanda hiçbir söz yerine getirilmemiştir. Ben burada doğdum, burada yaşıyorum, burada öleceğim. Gerek buraya söz verenler, gerek buraya olur verenler gelsin burada 1 dakika 1 saniye yaşasınlar bu ağız bir daha açılmayacak.” ifadelerini kullandı.


Baycan: “Verilen sözlerin tutulmasını istiyoruz"

Araklı’da iktidarın yalanlarının üzerine muhalefet adayları beton döküyor


İYİ Parti Araklı İlçe Başkanı Halit Baycan, “7-8 yıldan beri burada bir mücadele verdik. Sizler de şahitsiniz. Araklı halkına verilen hiçbir söz tutulmamıştır. Tabiri caizse Araklı halkının tepkisiz bir halk olduğunu gördüğü için bu belayı başımıza sardılar. Daha 1.5 ay önce bir bakan yardımcımız Araklı’ya geldi. ‘Kesinlikle ve kesinlikle iyileştirme yapacağız.’ denildi. Bu sözler seçimden önce veriliyor, seçimden sonra unutuluyor. Araklı halkı olarak bize verilen sözlerin tutulmasını istiyoruz. Verilen sözler tutulmadığı gibi şimdi burada alan büyütülüyor. Biz İYİ Parti olarak çok mücadele verdik ama hiç kimse duymadı. Kulaklarını tıkadılar. Araklı’ya çöp tesisi yetmezmiş gibi şimdi de bizim güzel yaylalarımızdan altın çıkaracaklar. Buradan söylüyorum. Kesinlikle altın işine Araklı halkı direnecek. Bu işi burada başlatmaya çalışanlar buna inansınlar. Her kötü şey niye Araklı’ya reva görülüyor. Bütün kötü işler Araklı’ya! Niye bunu Of’ta Akçaabat tarafında yapmıyorlar? Sorgulayacağız.” Eleştirilerinde bulundu.


Uzun: “Araklı bunu hak etmiyor"


DEVA Partisi Belediye Başkan adayı Lokman Uzun, “Burada partiler bir arada değil, burada Araklı bir arada. Doğa katliamına karşı çıkmak için burada hep beraber buluştuk. Doğa bir denge üzerine kurulmuştur. Bu doğayı yaratan, kuran elbette ki buna bir denge vermiş. İnsanın haddi değil bu dengeyi bozmak. Usulüne göre elbette bazı bölgelerde çalışmalar olacak. Buradaki katliam, doğanın böyle katledilmesi Araklı adına gerçekten üzüntü verici. Bunu için biz de zaman zaman buraya geldik. Çalışmalar yaptık. Hep birlikte karşı çıkmak durumundayız. Araklı bunu hak etmiyor. Araklı insanı bunu hak etmiyor. Araklı’ya daha güzel, daha yaşanılabilir alanlar oluşturmak gerekiyor. Biz tesise şiddetle karşıyız. Araklı halkı olarak el ele vererek bu iğrenç görüntüyü ortadan kaldırabiliriz diye düşünüyorum. Dik durursak olmayacak hiçbir şey yoktur. Araklı’ya hizmet etmek için böyle bir durumda el ele vermek durumundayız. Siyaseti bir tarafa bırakıp, bu tip sorunlar karşısında yan yana olmamız gerektiğini düşünüyorum.” açıklamalarında bulundu.


Şahintaş: "Bu gördüğünüz saha Araklı'nın portresidir"

Araklı’da iktidarın yalanlarının üzerine muhalefet adayları beton döküyor


Saadet Partisi ve İYİ Parti Belediye Başkan adayı Şakir Şahintaş, “Bu yanlışın Araklı’nın bilinçlenmesine vesile olmasını diliyorum. Araklı halkı birçok noktada çok bilinçlidir. Araklı halkı güvendiğine iyi güvenir ama Araklı halkı güvenini kaybedenleri de asla unutmaz. Bu gördüğünüz saha, tesisi aslında Araklı’nın tam bir portresidir. Araklı’nın nasıl yönetildiğinin, nasıl idare edildiğinin, Araklı’da neler yapılması gerektiğinin tam bir portresidir. Sanki Araklı’nın, Trabzon’un, Rize’nin, Giresun’un tüm çöplerini depolamak, buradaki kötü kokuya, kötü çevresel sorunlara mahkum olmak gibi bir zorunluluğu varmış gibi bir anlayışla yola çıkıldı. Bunu örtmek için çok güzel sözler verildi. Çok güzel vaatler verildi. Ama hiçbiri tutulmadı. Taşönü’nü anlamak için Turup’tan başlamak gerekiyor. Turup’ta verilen mücadele ile birçok direniş oldu. Yakın köylerin vermiş olduğu destek ve mücadele ile Turup turizm merkezi ilan edilince sanki orada yapılamayan tesis Araklı’da yapılmak zorundaymış gibi ‘Bize başka yer bulun.’ dendi. Araklılı idareci kardeşlerimiz de Araklı’nın hakkını yeterince savunamadığı için, sanki çöp alanı bulmak onların boynunun borcuymuş gibi o alanı gösterdiler. Bu alana göz yumdular. Vatandaşların evlerini photoshop üzerinden yok sayıp öyle projelendirme yaptılar. Eksikler ortada. Bunlar yetmiyormuş gibi çok tesisini daha çok büyütüp, daha çok çöp taşıma adına yeni yeni yatırımlar yapılıyor. İlgili bakanlar tarafından çok sözler verildi. İyileştirme yapılacak, hiçbir koku olmayacak denildi. Her seferinde tarih verildi. Her seferinde bu millet kandırıldı. Bakan Yardımcısı 3 ay önce gelip söz vermiş. ‘Ocak ayında temel atacağız. Bu sorun çözülecek. Bitmiştir, bunu iş hallolmuştur’ demiş. Eğer konuşmayla bu işler olacaksa, bu kardeşlerimiz ilgili yerlerle konuşsunlar. Yazmakla oluyorsa gerek Çevre ve Şehircilik Bakanlığı gerek Valilik ilgili kuruma hak ettikleri ölçüde müeyyideler yazsınlar. Bunu yapmadıkları sürece Araklı halkını kandırıyorlar. Yalan söylüyorlar, yine kandırma eşindeler. Bu tesisin yapılmasına karşıydık. Bugün kaldırılması için karar alınsa dahi bunun süreç alacağını biliyoruz. Biz bugün burada Araklı belediye başkanı kardeşlerimizle beraber Araklı’nın sorunlarına karşı birlikte mücadele edebileceğimizi göstermek için buradayız. Biraz sonra onlar söz verip yapmadığı için ironik olarak hatırlatma amaçlı beton atma töreni için buradayız. Bunu organize eden köy halkına da teşekkür ediyoruz.” ifadelerini kullandı.


Demirtürkoğlu: “Hukuk önünde de ilahi mahşere de hesap verecektir" 

Bağımsız Türkiye Partisi Belediye Başkan Adayı Mesut Demirtürkoğlu, “Bu tesis buraya yapılması Araklı halkına büyük bir zulümdür. Bu tesisin buraya yapılmasına alkış tutanlar Türkiye Cumhuriyeti’nin hukukunun önünde de ilahi mahşerde de karşılığını verecektir. Cezasını çekecektir. Araklı’yı kimsesiz sahipsiz, niye bırakıyorlar?” eleştirilerinde bulundu.


Dilber: "Birileri kar, rant, daha faiz kazansın diye yapılması gerekenleri yapmadılar"

Araklı’da iktidarın yalanlarının üzerine muhalefet adayları beton döküyor


CHP Araklı Belediye Başkan adayı Osman Dilber, “Bu kokuyu çekmek zorunda kaldığınız için özür dileriz. Öncelikle yaşamı savunacağız. Yaşamı savunurken, paylaşacağız, paylaşırken bölüşeceğiz, bölüşürken karşılaştığımız sorunlara karşı yan yana geleceğiz, omuz omuza vereceğiz. Zorlukların üstesinden geleceğiz. Bu mücadele Turup’tan başladı ama öncesi de var. Çamburnu’nda yapılan tesis için biz yaşam alanımızı kurtardık ama Araklı’yı kurban ettik. Burası yapılmaya başlanmadan önce iktidar partisinin siyasetçileri bir sürü sözler verdi. ‘Burası son teknolojik gelişmelere uygun tesisi olacak.’ denildi. Almış oldukları ÇED raporunda bununla ilgili bir durum yoktu. Geldiler ve dediler. Bakanlar geldi. ‘Yakma bölümünün bir bölümü çalışmıyor. Bu bölümü çalıştırabilmek için şöyle bir enerjiye ihtiyaç var. Bu enerjiyi alabilmek için belirli bir maliyet var. Maliyeti karşuılayacak bir durum yok!’ Denildi. Peki, soruyorum: belediyecilik nedir? Belediyecilik o bölgede yaşayan bütün vatandaşlarımız vermiş olduğu vergilerin onlara hizmet olarak yansıması, dönmesi demektir. Onların sağlıklı, huzurlu yayabilmesi demektir. Bizler ne yaptık? Bizler de bu duruma ortak olduk. Kabullendik. Düğmeyi en başından yanlış ilikledik. Bu tesisi buradan kaldıramayız. Bunu şimdilik kabul ediyoruz ama sürekli kabul etmiyoruz. Bizim yakınlarımız da var, Avrupa’dan tanıdığımız var. İstanbul’un ortasında böyle bir tesis olduğunu biliyorum. Kadıköy’ün üzerinde bir sorun olduğunu duydunuz mu? Demek ki bu tesis de olması gerektiği gibi yapılabilirdi. Ama birileri sizden aldığı vergilerle, kar, rant, daha faiz kazansın diye burada yapılması gerekenleri yapmadılar. Burayı şimdilik kapatamayız. Ancak mazbatayı alan kim olursa olsun. Birinci gün buraya gelip, ‘Belediye burada yol çalışması yapılıyor. Bir tane çöp kamyonu içeri giremez.’ demeli. Ne zamana kadar? Burası olması gerektiği gibi teknoloji neyi gerektiriyorsa, burası neyi gerektiriyorsa o yapılana kadar biz burada bu işi durdurabiliriz. Yaşamı belediye başkan adayları ile savunmaktan mutluluk duyuyorum. Yaşamı birlikte savunmaya devam edeceğiz.” şeklinde konuştu.


Küçük: “Burada şehrimizin siyasi iradesi başarısız olmuştur"


Yeniden Refah Partisi Belediye Başkan adayı Ahmet Küçük, “Bir kişinin özgürlüğü başkasının özgürlüğünü engellediği yerde biter. Burada 7-8 mahalle var. Herkese de yansımış bir durum var. Martılar tepemizde uçuyor. Birçoğumuz maske takıyoruz. Burada sadece martılar ve çöp tesisi var gibi bir algı yaratılıyor ama burada insanlar yaşıyor. Burada şehrimizin siyasi iradesi başarısız olmuştur. Belediyelerin katı atıkları toplanması asli vazife ama her nedense biz Araklı olarak Of’tan kalkan otobüse binmek zorundayız. Başka ilçede hastaneye gitmek zorundayız. Burası zirve noktası. Araklı’nın aynası. İkinci sınıf insan muamelesi görüyoruz. Belediyenin yetkisi vardır. Kalkıp da Araklı’da herhangi bir çay ocağında iki sandalye dışarı atılınca ceza kesebiliyorsan, burada da kanuna, mevzuata aykırıysa yetkilerini kullanman lazım. Yetkileri kullanma zihniyetinde olsa arkadaşımız buraya bunun kurulmasına engel olurdu. Sorun buradan başlıyor. Erzincan’da insanlar tesisin yanında piknik yapabiliyor. Burada da aynısı söylendi. Başka yerde 700 TL’ye fındık toplanabilirken, burada 1500 TL’ye toplatılamadı. Fındık bahçesinin içinde poşetler farklı şeyler vardı. Tek taraflı bir mağduriyet söz konusu değil. Burası ne zaman yaşanılabilir hale gelirse o zaman tesis işleyebilecek. Bunu kaldırıyoruz deme gücüne sahip değiliz ancak bizim de diğer illerde diğer ilçelerdeki insanlar gibi hak ettiğimiz insan muamelesini görmeliyiz. Bizim insanımıza da değer verilmesi gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

Araklı’da iktidarın yalanlarının üzerine muhalefet adayları beton döküyor


Aydın: “Doğru projeyi, doğru uygulamak gerekiyordu"


Büyük Birlik Partisi Başkan adayı Adem Aydın, “İstedikten sonra her şey yapılabilir. Araklı’nın projelerine çalıştığımda hep şunu gördüm. İhtiyaç olan projeler ama hizmet edecek şekilde yapılmalı. Doğru projeyi, doğru uygulamak gerekiyordu. Almanya’da bu tarz tesis kurduk. Ben Almanya’daki tesiste tekniker olarak çalıştım. Buradaki tesis yanlış bir tesis. Bugün kokunun gelmesinin tek nedeni vahşi depolamadır. Bunlar ekonomisi geride kalan ülkelerde yapılan uygulamalardır. Biz öyle değiliz. Bu bir kader değil. Çok basit bir şekilde çözülebilir. Devletin verdiği yükümlülükler, taahhütler var. Biz iktidara geldiğimizde bunu kaldırırız sözünü kimse veremez. Bu ilçenin, ilçe belediye başkanının elinde olan bir yetki değil. Ancak hep birlikte mücadele edeceğiz. Kim mazbatayı alırsa, onun yanında kardeşi, çalışanı gibi bir mücadele veririm. Bu koku sorununu İlçe Belediye Başkanı istese kaldırabilirler. Bunun için bir çalışma yapılması lazım. Biz o noktada destek veririz, yanlarında oluruz. Asıl önemli olan şu: Projeler çok güzel süsleniyor, anlatılıyor ama uygulamaya geldiği zaman insanlar yanıltılıyor. Karadere’de de aynı şeyi yaşıyoruz. Ruhsatlama aşamasına gelene kadar bütün projelendirme yapılmalı, halka anlatılmalı ve halka anlatıldığı gibi de yapılmalı. Böylece kimse karşı çıkmaz. Bunlar ihtiyaç. Doğru alan doğru projeyle Araklı’nın gelişmesi için ben tüm yönetimlerin yanında olacağına eminim. Buradaki insanlara bu pislik reva görülmeli. Bunlar arık 2. Dünya ülkelerine kaldı. Biz ilk 10’a gireceğiz diye konuşuyorsak, uygulamalarımız da öyle olmalı.” diye konuştu.

Taban: “Sorun sadece Araklı'nın değil, Arsin'in de sorunudur"

Saadet Partisi Arsin Belediye Başkan adayı Ali Taban, “Ben Arsin’in Çiçekli köyündenim. Bu sorun sadece Araklı’nın sorunu değil. Arsin’in de sorunudur. Kurulum yeri Araklı ama koku ve su kirliliği açısından Arsin’i de etkiliyor. Biz şunu istiyoruz. Halkımıza temiz hava temiz su çok görülmesin istiyoruz.” ifadelerini kullandı.

Mahalle sakinleri de tesise tepki gösterdi


Mahalle sakinlerinden Ayşe Yakupçebi, “Ben bu tesisten memnun değilim. Kapıyı açıyorum burnuma koku vuruyor. Hastayım. Evimizde duramıyoruz. 60 senedir burada yaşıyorum. Güzelim köyümüzü mahvettiler. Allah cezalarını versin.” diyerek tepki gösterdi.

Araklı’da iktidarın yalanlarının üzerine muhalefet adayları beton döküyor


Yakupçebioğlu: “Bizi buradan kovmaya çalışıyorlar"

Osman Yakupçebioğlu, “Bu köylüyüm. Burada doğduk. Burada büyüdük. Burada öleceğiz. Buradaki kokuyu keşke bir kavanozun içine koyup tesisi buraya koyanlara iletebilsek. Buradaki kokudan herkes şikayetçi. İnsan kendi topraklarından kovulur mu? Bizi buradan kovmaya çalışıyorlar. Buradasadece vahşi depolama alanı var. İlk imzayı atan dönemin Büyükşehir Belediye Başkanı Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu ve Araklı’ya sadece kaldırım taşı yağan Başkan Recep Çebi bu vahşi depolama alanını buraya yapan kişilerdir. Çamburnu’ndaki halk şikayetçiydi. Rize’ye yapılacaktı ama bir gece de imzalar atıldı. Vahşi depolama alanı Araklı’ya döndü. Sabah kalkıp pencere açamıyoruz. Kapıya çıkamıyoruz. Gece buraya ne geldiği belli değil. Tesisin bacası bile tütmüyor. Buraya gelen belediye başkan adaylarımıza teşekkür ediyoruz. AK Parti Araklı Belediye Başkan adayı Coşkun Çebi niye burada değil? Bu sabah, ‘Karadere yolu mutluluk yolu olacak.’ diye bir paylaşım yapmış. Taşönü köyü için ne söylüyor acaba? Niye burada değil? Niye oy istediği halkın yanında değil? Biz şikayetçiyiz. İnşallah bir gün bu kokudan kurtulacağız. Kurtulamasak da insan topraklarını terk edemez. Biz de terk etmeyeceğiz.” ifadelerini kullandı.

Öztürk: “Vahşi depolama bizi mahvetti"

Araklı’da iktidarın yalanlarının üzerine muhalefet adayları beton döküyor


Yeşilce Mahallesi’nden Ömer Öztürk, “28 yıl özel sektörde çalıştım. Bu tesis buraya kurulmadan önce arkadaşlarımızı çağırıp çay kahve içebiliyorduk. 5 yıldır birini davet etmeye yüzümüz yok. Bana göre koku daha çok bizim tarafa geliyor. Niye biz Ankara’dan İstanbul’dan arkadaşlarımızı evimize davet edemiyoruz. Vahşi depolama bizi mahvetti. Hani millet bahçesi? Neden birileri gelip buralarda sohbet etmesin? Köyümüzde duramıyoruz. Beddua etmiyoruz ama Allah rızası için biri bir şey yapsın. Seçim zamanı sadece oy için geliyorlar.” diye konuştu.

Hacısahanoğlu: “Karadere'ye de hassasiyet gösterilmeli"


Araklı’nın birçok noktasında sorun olduğunu da dile getiren Kasım Hacıhasanoğlu, “Ömrümün birçoğunu doğaya harcadım. Tesisle ilgili birçok sorunu dile getirdiler. Ben ilave yapmak istiyorum. Burada asli bir sorun var. Araklı’da bunun ilerisine giden kirlilik de var. Karadere’de burayı aratmayacak çöp var. Su rezervlerini yolun kenarına taşıyoruz. Çeşmeler yapıyoruz. Ancak insanlar çöplerini doğaya atıyor. Buradaki vahşi depolamaya da karşı geldim. Karadere’ye de hassasiyet gösterilmeli.” şeklinde konuştu.


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Günebakış Trabzon Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Günebakış Trabzon Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Günebakış Trabzon Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Günebakış Trabzon Haber değil haberi geçen ajanstır.