“Trabzon uçak kazası tetikleyici olmalıydı”

Kaptan Pilot Bahadır Acuner Trabzon’da pistten çıkan uçağın kokpit kayıtlarını ele aldı

Haber Merkezi
Haber Merkezi Tüm Haberleri
“Trabzon uçak kazası tetikleyici olmalıydı”
“Trabzon uçak kazası tetikleyici olmalıydı”
+5
Haber albümü için resme tıklayın

Pegasus havayollarına ait Boeing 737-800 tipi yolcu uçağının pistten çıkması ile ilgili tartışmalar sürüyor. Geçtiğimiz haftalarda kaza ile görülen davada pilotların avukatları yolcuları sorumlu tutmuş ve pilotların davadan beraat etmeleri gerektiğini savunmuştu. Havacılık sektöründe kazayla ilgili tartışmalar sürerken, yıllardır aktif pilotluk yapan Kaptan Pilot Bahadır Acuner Trabzon’da gerçekleşen uçak kazasını masaya yatırdı.

İlk kaza Trabzon'da oldu

“Trabzon uçak kazası tetikleyici olmalıydı”


Sosyal medya hesabında havacılık ve uçak kazaları ile ilgili yayınlar yapan Bahadır Acuner, Trabzon’da pistten çıkan Pegasus uçak kazasını değerlendirdi. Kaza öncesi kokpitte yapılan konuşmaların 1 buçuk dakikalık ses kaydını dinleyen ve pilotlar arasında gerçekleşen konuşmayı ele alan Bahadır Acuner, “Uçuş güvenliğinin bir kültür olarak bir firmaya, bir ülkeye yerleştirilmesi çok önemli. Bu Trabzon kazası aslında yaşanan ilk olay. Ardından Pegasus’un Sabiha Gökçen’de olan bir pistten çıkma olayı var ve ne yazık ki ondan kısa bir süre sonra da Pegasus’un İstanbul’da Sabiha Gökçen’de pistten aşağı düşerek 3 kişinin ölümüne yol açan kazası var. Bu konuda ne tür önlemler alındı bilmiyoruz ama bu konudaki ilk tetikleyici olay Trabzon kazası olmalıydı.” dedi.

Pilot deneyimsiz miydi?

“Trabzon uçak kazası tetikleyici olmalıydı”

Kazanın ardından ortaya çıkan kokpit kayıtlarında uçağı kontrol eden pilotun yanındaki kaptan pilota yapacaklarını söyleyerek onay alması konusuna vurgu yapan Bahadır Acuner, insan hatalarının bu kazada öne çıktığını kaydetti. Pilotların yeterince deneyim kazanmadan uçuşa hazır hale getirilmemesi gerektiğini belirten Acuner, “Ülkemizde havacılık gelişiyor ama bazı konularda ne yazık ki hala yerinde sayıyor. Yapılan haberlere de eleştiri yapmak lazım. Yanlış bilgi verildi. Uçakta bir motor arızası olduğundan söz edilmişti. Orada motor arızası falan yoktu, bu yanlış bilgi. Olan ne peki? İnişte motorun kenarında kapaklar olur ve bu kapaklar inişte geriye doğru açılır ve hava itme gücünün yardımıyla uçak frenleme yapar. Bu uçakta da kapaklardan biri devre dışı durumda yani frenlemeyi yapamayacak durumda. 737’lerde kapaklardan biri deactive olduğu zaman otoland yapılır mı yapılmaz mı onu sorgulamamız lazım. Eğer yapılmayacaksa bu pilot arkadaşlar neden otolandle devam ediyor onu sorgulamamız lazım. Kaptanların verdiği bir takım kararlar, bunların sorgulanması gerekiyor. Bu ses kaydını dinlediğiniz zaman first officer’da bir eziklik hissediyorsunuz. Uçağı uçururken sürekli olarak yapacağı işleri kaptana onaylatma amacında olduğunu hissetmek mümkün. Yapacağı şeyleri kaptana söylüyor ve kaptan da ‘ya boş ver uğraşma’ diyor. Sürekli bir kaptandan onay alma arzusu var. Bu neden olabilir? Uçakta tecrübesi olmayabilir, Pegasus’a yeni girmiş olabilir, 737’de deneyimi olmayabilir vesaire. Bu tür şeyler normaldir. Bunun dışında bazı insan faktörleri nedeniyle de böyle hissediyor olabilir. Yanında uçtuğu kişi bir kaptan. Bizde kaptanları böyle ilah olarak görürler. Bir de yıllarca Türk Hava Kuvvetlerinde uçuş eğitmenliği yapmış bir insan. Böyle insanlarla uçarken diğer pilotların kendini küçük hissetmesi gibi bir durum olabilir. Bu kültürel bir olay. Türkiye’deki pilotların bazıları ne yazık ki bundan kurtulamadılar. Kurtulamayacaklar da, kültürümüzün değişmesi lazım. Uçakta yeterince deneyimi yoksa bir insanın bunun bir eğitim uçuşu olup olmadığını bilmemiz lazım. Pilot açığından kaynaklanan nedenlerle insanların bir an önce uçabilecek duruma gelmelerinin verdiği bir takım baskıyla bu insanlar gereğinden önce deneyim kazanmadan yolcu uçurmaya mı bırakıldı? Bunu sorgulamak gerekiyor. Bunların hepsinin araştırılması gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

“Trabzon uçak kazası tetikleyici olmalıydı”


Kazadan kurtulma fırsatları varmış


Kaza öncesinde pilotlar arasında geçen konuşmaları örnek veren Bahadır Acuner, pilotların pisti pas geçmek ve yeniden iniş denemesi yapmak için şansları olduğunu ama pilotların bu şansı kullanmadığını belirtti. Pilotların kokpitte sağlamaları gereken kurallara uymadıklarını da ekleyen Bahadır Acuner, inişe hazırlanırken kokpitte gereksiz konuşmaların yapılmaması gerektiğini ama iki pilotun bu kurala uymadığını söyledi. Kaptan pilotun diğer pilota bağırarak komut vermesine de tepki gösteren Kaptan Pilot Bahadır Acuner, “Uçuşlarda pilotların kuralıdır. 10 bin fitin altında steril kokpit kuralını uygulamaya çalışırız. Yani Trabzon’a inerken inişe 3 dakika kala ‘Abi sen pideyi kıymalı mı istersin yoksa kaşarlı mı?’ diye muhabbet yapılmaması gerekiyor. Bu sadece uçuş dışındaki muhabbet için de geçerli değil. Aynı zamanda çok fazla konuşmanın olduğu bu kayıtta da olmaması gereken bir sürü konuşma var. Ve her şeyden önemlisi şu var: Eğer siz stabil değilseniz, inişin doğru bir şekilde yapıldığını düşünmüyorsanız pisti pas geçmek lazım. Piste yaklaşım doğru değilse, iniş için şartlar uygun değilse pilot pas geçmeli ve kimse ona neden pas geçtin dememeli. Bu kazada pisti pas geçmek için o kadar çok fırsat varmış ki. Mesele ses kaydının ilk saniyelerinde kaptan pilot soruyor ‘ne oldu’ diye. Diğer pilot da ‘ya go roun’da bastım’ diyor. Şimdi inişi kurtarmak mı önemli yoksa pisti pas geçip bir dahaki dönüşte doğru düzgün bir iniş yapmak mı önemli. Burada fırsatlar kaçırılmış. 50,40,30 diye radyo altimetresi saymaya başladığı anda uçuşu kontrol eden, uçuşun kalitesini kontrol eden bir kaptanın yapması gereken, ‘verme burnu, verme burnu’ diye bağırmak değil, sakin bir şekilde ‘pas geç’ diyerek ardından da uçağın kontrolünü eline alması lazım. Çünkü 50 fit kala pilota ilk defa uçmayı öğretiyormuş gibi bağırıp çağırmak doğru değil. Bu kadar bağırıp çağırma ile insanları bulundukları pozisyonda dondurup bırakabilirsiniz. Bu eski kafa eğitim sisteminin Türkiye’den çıkması gerekiyor. Kaptan her ne kadar iyi bir eğitmen olsa da yıllar boyunca Türk Hava Kuvvetlerinde ve daha sonra eğitim yapmış olsa da yere bu kadar yakın bir mesafede, uçakta yolcu taşırken ‘verme burnu, yatırma uçağı’ diye bağırmak yerine pisti pas geçip daha sonra pilotu sakince yönlendirmesi lazımdı. Ama ne yazık ki bizim havacılık kültürümüzde böyle bağırmalar çağırmalar, ellere burmalar vesaireler var.” şeklinde konuştu.

"Trabzon havalimanı çok kötü bir havalimanı"

“Trabzon uçak kazası tetikleyici olmalıydı”


Havacılık kazalarında birçok farklı unsurun söz konusu olduğunu kaydeden Bahadır Acuner, insan hataları, sistem hataları ve uçak arızalarının yanı sıra pistin de uçuşlarda çok önemli bir unsur olduğunu söyledi. Kazanın gerçekleştiği Trabzon Havalimanı’nın kötü olduğunu vurgulayan Bahadır Acuner, Trabzon Havalimanı’nın daha iyi standartlara kavuşturulması gerektiğini ya da yeni bir havalimanı yapılması gerektiğini dile getirdi. Trabzon’da pistten çıkarak kaza yapan uçak olayında asıl kusurun pilotların karar verme mekanizmasının iyi şekilde yapılmaması olduğunu belirterek, “Bir havacılık kazasına baktığınız zaman tek bir neden bulamazsınız. Trabzon Havaalanının en kadar kötü bir havaalanı olduğunu hepimiz biliyoruz. Trabzon gibi yağmur alan bir yerde pistlerin yağmuru üzerinde tutmayacak şekilde geliştirilmemiş olması, havacılığın geliştiğini iddia eden Türkiye’de çok büyük bir ayıp. Pistin kenarlarında yeterinde boş yer yoktu demek biraz abes kaçıyor. Belki de burası standartlara göre yapılmamış bir havaalanı. Onun için bir an önce standartlara kavuşturulması ya da Trabzon’a yepyeni bir havaalanı yapılması gerekli. Bunları da belirtmek lazım. Fakat bunların hepsi benim gözümde ikincil sebepler. Asıl sebep burada iyi bir pilotluk, iyi bir havacılık karar verme mekanizmasının işletilmemiş olmasıdır. Böyle bir kaza bir kere olsa tesadüf olabilir ama bir sene içinde aynı havayolunda buna benzer 3 kaza daha meydana geldiğinde burada bir alışkanlık var demektir. Sabiha Gökçen Havalimanında pas geçme nedeniyle ölen üç kişiden bahsedersek eğer, Trabzon’da kimsenin ölmemesi ve yaralanmaması çok büyük bir şanstır. Ama ne yazık ki bu kazalar bir eğilimdir. Bu eğilimi kırmak için havayolu şirketleri umarım gerekli önlemleri almıştır.” açıklamasında bulundu.

Ne olmuştu?

“Trabzon uçak kazası tetikleyici olmalıydı”


13 Ocak 2018 tarihinde Ankara-Trabzon seferini yapan uçak Boeing 737-800 tipi 8622 sefer sayılı Zeynep isimli uçak Trabzon Havalimanı'na indikten sonra pistten çıktı. Söz konusu uçak Karadeniz’e 25 metre kala pist dışında çamura saplanarak durabildi. Uçağın bir motoru koparak denize uçtu. Uçakta bulunan 162 yolcu ve 6 mürettabata ciddi bir zarar gelmeden herkes uçaktan tahliye edildi. Kazananın ardından yolcuların açtığı davada yargılanan pilotların davası Trabzon 7. Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü. Pilotlar hakkında "taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olmak" suçundan haklarında dava açılan birinci pilot Ender Bayraktar ve ikinci pilot İrfan Yavuz duruşmaya katılmadı.
Son görülen davada pilotları temsil eden avukatlar, müvekkillerinin davadan berat etmesini talep etti. Asıl kusurun DHMİ’de olduğunu iddia eden avukatlar ayrıca kazada yaralandığını iddia eden yolcuların aslında yaralanmadığını ve hafif şekilde yaralananların da kendi kusurları nedeniyle yaralanmış olduklarını savundu. Yolcuların uçağın inişi sırasında değil, uçak indikten sonra kontrolsüz şekilde uçak kapıları açmaları nedeniyle kendi kusurları nedeniyle yaralandıklarını söyledi. Öte yandan ikinci pilot İrfan Yavuz’un avukatı müdafi Av. Hasan Özköse, yolcuların havayolu şirketinden tazminat alabilmek için kazayı suiistimal ettiğini belirtti. Yolculara kazanın ardından şikayetçi olmamaları için 5 bin 253 dolar ödendiğini ve noterden ceza şikayetinden feragatnamesi çıkarıldığını dile getiren Av. Özköse, bu feragatname nedeniyle davanın reddedilmesi gerektiğini savundu.


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Günebakış Trabzon Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Günebakış Trabzon Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Günebakış Trabzon Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Günebakış Trabzon Haber değil haberi geçen ajanstır.