banner114

İnsan ihtiyaçları hiyerarşisinde güvende olma fizyolojik ihtiyaçların hemen ardından sayılır. Toplumsal bir sözleşme olan devletin temel görevlerinin başında yine toplumun güvenliğini sağlama gelmektedir. Güvenlik hizmetlerinin iki boyutu vardır. Dış güvenlik ve iç güvenlik. Modern devletlerde iç güvenlik İçişleri Bakanlığı bünyesinde oluşturulmuş şehir güvenliğinden polis ve kırsal güvenliğinden jandarma gibi kolluk kuvvetler sorumludur. Her iki güvenlik birimi kendi içerisindeki koordinasyonla ülkenin iç güvenliği sağlar.

Ülkeyi dış düşmanlardan veya dışarıdan gelecek olan saldırılardan koruma görevi Genel Kurmay Başkanlığı aracılığıyla Milli Savunma Bakanına bağlı olan ordumuzdur. Askerimiz aynı zamanda NATO veya ikili sözleşmeler çerçevesinde karışıklık olan dünyanın diğer bölgelerinde güvenliği ve huzuru sağlamak için görev alır.

Birinci dünya ve kurtuluş savaşından muzaffer çıkan ordumuz ülkemizi yabancı işgalinden kurtarmış ve bağımsızlığımızı sağlamıştı. Sonraki yıllarda yaraların sarılması, ülkenin kalkınması öncelikli olmuştu. İkinci dünya savaşına fiilen girmeden savaşın bitmesi ülkemiz için önemli bir kazanım olmuştu. NOTO üyeliğimiz için cumhuriyet döneminde ilk kez ülkenin dışına çıkan ordumuz Kore’de önemli bir başarı sağlamıştı. Bu aynı zamanda kurtuluş savaşından sonra askerimizin ilk fiili savaş deneyimi olmuştu.

Son yıllarda NATO veya ikili sözleşmeler kapsamında askerimiz görev yaptığı 13 civarında ülke bulunuyor. Özellikle Bosna-Hersek, Afganistan, Somali gibi ülkelerde uluslararası güç olarak, Suriye, Irak, KKTC’de ülkemizin güvenliğini sağlamak üzere, Katar ve Libya’da ikili sözleşmeler çerçevesindeki bu ülkelerde hükümetlere destek vermek için bulunuyor.

Elbette savaş istenilen bir şey değil, hedef barışı sürdürmek, bozulduysa tekrar barışı inşa etmektir. Fakat hayatın gerçeği; barışın ayakta durabilmesi için hak ve adaleti tesis eden güçlü bir devletin ve o devleti güçlü kılan donanımlı ordusunun olmasını zorunlu kılıyor. Bu gün yüz yıldır acı, gözyaşı ve kanın sürekli akıtıldığı Kudüs şehrinin güvenliği 4. Murat döneminde El-Halil yolu üzerindeki yapılmış bir kaledeki 40 asker ile sağlanıyordu. Aslında şehirde huzuru koca Osmanlı devleti ve ordusunun varlığı koruyordu. Oradaki 40 asker sadece bu gücün göstergesiydi.

Gelişen teknolojiler ve küçülen dünyamızda ordumuzun gücünü geliştirebilmesi ve diri olması sorunlu alanlarda görev alması ve aktif olmasıyla mümkündür. Bunun için geliştirilmiş olan “vatani görev askerlikten” sonra “profesyonel askerliğe” devam edebilmek önemli bir düzenlemedir. Artık beş-on yıllık profesyonel teröristin karşısında deneyimli ve uzmanlaşmış askeri gücün varlığı kalıcı sonuçlar alarak kendini gösteriyor. Askerimizin sahada deneyim kazanması orta ve uzun vadede ülkemizin gücüne güç katıyor. Rahmetli Özal döneminden başlayarak devam eden askeri teknoloji yatırımlarımız giderek dış bağımlılığımızı azaltıyor ve operasyon gücümüzü artırıyor.

Yaşadığımız çağ itibariyle huzur ve güvenlik sadece ülkenizin sınırlarında değildir. Kırk yıldır başımıza bela olan terör bataklıkları bunların en canlı örneğidir. Ülkemizi güvenli ve huzurlu tutabilmek için ülkemiz dışındaki bataklıkları uluslararası düzenlemelerin bize verdiği hakları kullanarak kurutmak gerekir. Bu aynı zamanda o bölgelerde yaşayan soydaş, dindaş ve insanlara da güvenlik ve huzur getirmenin bir yoludur.  Bu nedenle ordumuz iç siyasi mülahazaların dışında, milletimiz için bir üst kabuldür.

Ne yazık ki tarihi coğrafyamız ateşler içinde yanıyor. Batının emperyalistleri ve doğunun münafıkları bu ateşi sürekli körüklüyor. Nemrut’un İbrahim’i (AS) atmak için yaktığı ateş gibi belki söndürmeye gücümüz yetmeyecektir, ama tarafımızı göstermek ve gagalarımızla da olsa ateşe su taşımak zorundayız. Belki bizim bu gayretimiz kabul görürde bu kardeş kavgalarının içinden nimetlerle dolu bir göl ve onu saran bir gül bahçesi çıkar.

Görevi başındaki ordumuz biz ve mazlum toplumlar için güvenlik ve huzurun adıdır.

Doç. Dr. Sedat Bostan

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.