banner114

Trabzon’daki projelerde ortak akıl yok

TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası Trabzon Başkanı Prof. Dr. Hakan Karslı, Trabzon başta olmak üzere bölgedeki sorunlarla kentteki projeleri gazetemize değerlendirdi. Karslı, “Duygulara göre değil mantığımıza göre hareket etmeliyiz. Şehrin ortak aklına göre hareket etmeliyiz.” diyerek de kentte yapılan projelerin ortak akılla yapılmadığına işaret etti.

Günebakış: Doğu Karadeniz Bölgesi doğal afetlerde kötü bir üne sahip. Bu kapsamda sizce bölgedeki en önemli problem nedir?

Karslı: Bölgemizin en önemli konularından biri heyelan problemidir.  Heyelanların karakterinin anlaşılması, bir heyelanlı arazinin yapısının ortaya çıkarılıp hangi nedenlerden ne olabilir?  Ve bunların önlenmesi noktasında hangi tedbirleri almalıyız?  Bunları araştırıyoruz. Bugün Maçka Vadisi'nde yol açma çalışmalarından dolayı yamaçlardan aşırıya kaya düşmeleri rahat bir şekilde görülebiliyor.

Günebakış: Heyelanların yaşandığı Trabzon’u nasıl takip ediyorsunuz?

Karslı: Oda olarak Trabzon’un var olan, konumuzla ilgili gündemini takip ediyoruz. Teknik bir odayız ama sosyal sorumluluklarımızda var. Kendi meslek alanımızla ilgili sorunları her ay gerçekleşen yönetim kurulu toplantımızda gündeme alıyoruz. Mesela belediyenin dolgu projesi, bu konuyu gündeme alıyoruz, değerlendiriyoruz, bu konuyu olumlu bulup bulmadığımıza karar veriyoruz ve tüm boyutlarıyla değerlendirdikten sonra bir görüş oluşturuyoruz. Bu görüşleri ilgililerle paylaşıyoruz ya da basın yoluyla bunu halkımızla paylaşıyoruz. Mesela gerçekleşen bir depremimin ilimizde bir sorun oluşturup oluşturmayacağı, ya da ilimizde o depremde oluşabilecek etkiye karşı elimizdeki yapının ne durumda olduğu, bu konuda nasıl çalışmalar yapılması gerektiği hususunu biz bilimsel ve teknik bir dille açıklıyoruz.

Günebakış: Trabzon’daki heyelan, çöp ve dolgu alanlarıyla ilgili değerlendirmeler sonucunda hangi alan sizin hoşunuza gitmiyor?

Karslı: Biz ilimizin heyelan, çöp, dolgularla ilgili değerlendirmelerde bulunuyoruz, yol güzergâhlarıyla ilgili değerlendirmeler yapıyoruz. Terminalin yerini doğru bulmadığımız için itiraz ettik mesela…  Bizim söylediklerimiz teknik ve bilimsel değerlendirmelerin bir sonucudur. Terminale karşı değiliz terminalin yapılacağı yerin doğru olmadığını söylüyoruz. Otobüs terminali dediğimiz yer Türkiye’nin değişik yerlerinde ki insanların günün yirmi dört saatinde gelip gittiği bir mekândır. Dolayısıyla bu mekânlar şehirlerimizin ilk göstergesidir. İlk algı çok önemlidir. Terminal yapıldığı şartlara göre çok moderndi ama artık deforme oldu. Artık şehrimizin özeti olamıyor. Trabzon tarihi, kültürel ve sosyolojik yapısı itibariyle, Doğu Karadeniz’in en önemli şehridir. Trabzon imkânları açısından özel bir şehirdir. Bu imkânlar yeni oluşmuş değildir. Kimilerine göre sekiz bin yıllık kimilerine göre dört bin yıllık olarak ifade edilen, şehir yaşamı, insan yaşamı, ticaret yaşamı, kültürel yaşamı olan bir yerdir ama üzülerek ifade etmeliyim ki bu özelliğini kaybetmeye doğru gidiyor. Ne tarihe ne kültüre sahip çıkabiliyoruz. Her şeyi yozlaştırıp çok fazla deforme ediyoruz. Duygulara göre değil mantığımıza göre hareket etmeliyiz. Şehrin ortak aklına göre hareket etmeliyiz.

Günebakış: Terminal yerinin doğru olmadığından söz ettiniz. Trabzon’da başka hangi alanlarda sorunlar var?

Karslı: Trabzonspor Stadının olduğu yerde yenilenmesi taraftarıydım. Çünkü dünyanın diğer büyük kulüpleri mesela Barselona’nın stadı yenilenecekse yine o yerinde yapılır. Orası bir kültürdü. Bunu sadece bir spor organizasyonu olarak göremeyin orda bir yaşamsal kültür oluştu. Yavuz Selim’in açık stadyumu oradaki insanların nefesiydi. Bu nefesi oraya verememeğiz.  Hiçbir zaman bir stadın yenilenmesine, bir terminalin yapılmasına karşı değiliz bunlara neden karşı olalım? Ama doğru seçimler yapılmalı. İşte bizim meslek alanımız burada çok önemli ‘’ doğru yerlerin seçimi’’  biz Akyazı’yı dolgunun üzerine yaptık. Tabanında problemler var, bu ilerleyen zamanlarda daha çok artacak. Yanına şehir hastanesi yapılacak, neden bir dolgunun üzerine bir hastane yapıyoruz?  Bakın 110 km ye yakın deniz sahilimizin şu anda bizim için kullanılabilir alanı 10 km kadar kalmış. Bu 10 km kısma da insan hareketi çok düşüktür, falezler vardır kolaylıkla girip çıkamazlar.  Birinci etap dolgu 1950-60’lar da yapıldı. İkinci etap dolgu 1990’lar da yapıldı şimdi üçüncü etap dolgu yapıyoruz hatta bazı yerlerde dördüncü bazı yerlerde. Gerekçeler öne sürüyorlar alanımız yok… Dağlık arazi… Ama bütün alanlarımızı konut doldurduk. Bu kadar Avrupa ülkesine gittim hiçbir tanesinde bu şekilde tabiatına ve doğasına zarar veren çok görmedim. Ev bir ihtiyaçtır, ihtiyaç bir inşaattır yapılmalıdır ama rastgele değil doğru plana ile yapılmalıdır. Hiçbir bir konutumuz eşit seviyede değildir. Bir site yapılmış biri on diğeri altı kattır. Bu hukuksal sorunlarda doğuruyor. Yan arazide ki de emsal istiyor, benim yanımda ki de beş dönümlük araziye yaptı bende beş dönümlük araziye yaptım bana altı kat ona on kat verdin diyor. Çünkü diğerininkini bir önceki imar kanunu ile yapmışlar. Belediyelerin yönetimlerin uzun vadeli akılcı planlar yapmalı ve bu planlara sadakat göstermelidir.

Günebakış: Trabzon’a örnek olacak hangi projeler var? Ülke ve şehir örneği verebilir misiniz?

Karslı: Model olacak çok ülke var etrafımızda. Biz toprağı olmayan bir ülke değiliz ki çok zenginiz ama doğru kullanmıyoruz. Biz Katar, Birleşik Arap Emirlikleri gibi küçük coğrafyalarla kendimizi örnek almamalıyız onların toprağı yok, arazisi yok çok fazla. Dolayısıyla sulak alanlarında, deniz alanlarında kendine yer açacak ama bizim böyle bir zorunluluğumuz yok. Hollanda da evet dolgun yaptı ama dolgu ile hafriyat farklı şeylerdir. Hafriyat; rastgele atık malzemelerin döküldüğü bir alan ama dolgu; amaca göre yapılmış bir biriktirmedir. Sizin amacınız yol yapmaksa malzemenizi ona göre seçeceksiniz. Sizin amacınız denizden alan kazanmaksa denizden az etkilenecek, daha uzun dönem orada kalabilecek malzemeleri oraya koymanız gerek. Rastgele tarım topağını taşıyıp dökmek, çöpü dökmek, inşaat artığın dökmek hafriyattır. Biriktirir üzerini toprakla örtersiniz sonra bizim Moloz’daki olan alan oluşur. Bunlar dolgu falan değildir, dış yaparken rastgele mi dolgu yapıyoruz? Özel bir malzeme kullanıyor, diş yapınıza göre malzeme seçiliyor aynı şey… Artık şehir selleri oluşmaya başladı. Her tarafı beton yaptık dolayısıyla su betonun üzerinde hızlı akışa geçiyor aşağılarda birikiyor sizde bu şehirde yaşıyorsunuz. Kanuni bulvarımızı yeni yaptık en son geçende bir yağmur yağdığında bir çok yerde birikintiler olduğunu gördük.

Günebakış: Trabzon’da dolgu üzerinde bir çok yapı mevcut. Deprem konusunda dolgu üzerine yapılar tehlike oluşturur mu?

Karslı: Sahil dolgularının üzerine inşaatlar yapılıyor. En son Bingöl’ de gerçekleşen bir deprem oldu bizim için çok uzak 400km ötede bir deprem ama bura da sallanan yerler oldu. Beşirli de oldu neden? Çünkü Beşirli’nin yapısı çok kalın alüvyonlar, yamaç molozları üzerine kurulmuştur dolayısıyla gelen deprem dalgaları orada üst yapıya daha güçlü vururlar. Kaşüstü havzasında, Çukurçayır’ın arkalarına doğru hissedildi, Boztepe’in arka taraflarına doğru hissedildi neden? Kalın alüvyon, kalın toprak kütleleri üzerine kuruldu buraları deprem yüklerini taşıma anlamında zayıflık gösterirler. Evet, Trabzon’unun deprem üssü olma olasılığı düşüktür bunu kabuk ediyoruz ama Trabzon’un etrafında olacak depremlerden etkilenme olasılığı yükselmiştir neden; Trabzon bundan 30- 40 yıl önce yerleşim alanları deniz kenarındaki kalın alüvyonların üzerinde, dere yataklarında, yamaç molozlarının üzerinde değildi şimdi şehir buralara kaydı. Kaşüstü havzası tamamen çok kalın bir alüvyondur. Derelerin getirmiş olduğu, denizin biriktirmiş olduğu malzemelerdir. 30-40-50 metreye yakın alüvyon kalınlığı var. Ve yer altı suyu seviyesi yüksektir, bir buçuk iki metre de yer altı suyu vardır. Bütün havzanın yer altı suyu oraya gelir. Beşirli havzasız da aynı şekilde…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.