banner114
banner146

Trabzon’da cinayet  az ancak şiddet fazla

Trabzon Barosu Başkanı Sibel Suiçmez, kadın cinayetleri ve kadına yönelik şiddetin kaynağının kadına olan bakış açısı olduğunu söyleyerek cezaların yeterli ölçüde fakat uygulamanın yetersiz olduğunu belirtti. Şiddetin ve cinayetlerin önüne geçmek için toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması gerektiğini vurgulayan Suiçmez, Trabzon’da kadın cinayetlerinin fazla olmadığını, şiddet için ise aynı şeyin geçerli olmadığını kaydetti. 

“ASIL MESELE KADINA BİREY OLARAK BAKMAMAK”

Trabzon Barosu Başkanı Sibel Suiçmez, kadın cinayetlerinin ve kadına yönelik şiddettin kaynağının kadına olan bakış açısı olduğunu söyleyerek şu ifadelere yer verdi: “Türk Ceza Yasamızda cezaların caydırıcılığı anlamında baktığımız zaman cezalarımız yeterli ölçüde. Ancak uygulamada problem var. Özellikle kadın cinayetlerinin kökenine indiğimiz zaman meselenin Ceza Hukukundan çıktığını, kadına bakış açısı üzerinde yoğunlaştığını görüyoruz. Mesele cezaların yetersiz olmasından kaynaklı değil. Asıl mesele kadına birey olarak bakmamaktan, kadını erkekle eşit bir varlık olarak görmemekten, ona özgürlük alanı açılmamasından kaynaklı. Bu cinayetleri toplumsal cinsiyet eşitliği bakış açısını elde edememiş olan toplumun yansıması olarak görüyoruz.”

“ÜCRETSİZ AVUKAT TAYİNİNDE BULUNUYORUZ”

Kadına yönelik şiddetin önüne geçmek için Trabzon’daki çalışmalar hakkında bilgi veren Suiçmez, “Trabzon’da kadın cinayeti sayısının çok fazla olmadığını görüyoruz. Fakat kadına yönelik şiddete aynı şeyi söylemek mümkün değil. Trabzon Barosu olarak hem kadın hakları hem çocuk hakları komisyonu olarak bilgilendirme çalışmalarına devam ediyoruz. Kadına yönelik şiddet ile ilgili 724 telefon hat sistemimiz var. Şiddete uğradığı için yardım isteyen kadınlara da adli yardımdan sistemimizden ücretsiz olarak avukat tayininde bulunuyoruz. Özellikle toplumsal cinsiyet eşitliği, kadın hakları konusunda da toplumun her kesimini bilgilendirme çalışmaları yapıyoruz. Yaptığımız incelemeler sırasında pandemininde şiddeti arttırdığını tespit etmiş durumdayız.” diye konuştu.

“TOPLUMSAL ZİHNİYET DEĞİŞİKLİĞİ SAĞLANMALI”

Suiçmez, asıl yapılması gerekenin toplumsal zihniyet değişikliği olduğunu vurgulayarak, “Çok korunması için mücadele ettiğimiz aile yapısı içerisinden kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetlerinin çıktığını görüyoruz. Toplumu eğitmek, kadının erkekle eşit haklara sahip olduğu yönünde eğitim vurgusunun yapılarak bunun yaygınlaştırılması olmalıdır. Yani toplumsal zihniyet değişikliğinin sağlanması gerekir. Bunun dışında uygulamada şiddete maruz kalan bir kadın veya kadın cinayetinden sonra yapılan çalışmalarda kadının bu süreçte örselendiğini ve ikinci mağduriyetlere uğradıklarını görüyoruz. Devletinde tüm kurum ve kurulayışlarıyla şiddete uğradıkları ilk andan itibaren kadının yanında olduklarını hissettirmeleri gerekiyor. Bu konuda yeterli değiliz.” ifadelerinde bulundu.

“TEK BAŞINA CEZALARIN ARTTIRILMASI YETERLİ DEĞİL”

Devletin tüm kurum ve kuruluşlarının sivil toplum örgütleriyle iş birliği içinde olması gerektiğine dikkat çeken Suiçmez, “İstanbul Sözleşmesi’nin çok önemli olduğunu ve kadınların hayatlarını kurtardığını ifade ediyoruz. Sadece mahkemelere, kolluk güçlerine görev yüklemiyor. Devlete de kadına yönelik şiddete de etkin bir politika ile kurum ve kuruşlarla, sivil toplum örgütleriyle birlikte koordinasyon yapma görevini de yüklüyor. Devletin bu anlamda yeterli koordinasyon içinde olmadığını görüyoruz. Yine devletin kurum ve kuruluşlarının kadın çalışmaları üzerinde yoğunlaşan sivil toplum örgütleriyle de yeterince iş birliği yapılmadığını görüyoruz. Kadına yönelik şiddetin önlenmesinde en etkin görev yapan kesimlerden biri de sivil toplum örgütleri ve barolardır. Tek başına cezaların arttırılması kadına yönelik şiddetin önlenmesinde yeterli değildir.” açıklamalarında bulundu. Kübra Nur KOTAMAN

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.