banner114

Şehit edilen 31 kişiye ne takacaksın?

2 polisin şehit olduğu, 31 sivilin hayatını kaybettiği terör örgütü PKK yandaşlarının gerçekleştirdiği saldırılarda devlet yaraları sararken, bugünkü dev operasyonla vahşet yeniden akıllara geldi.

HDP Merkez Yürütme Kurulu tarafından 6 Ekim 2014'te yapılan açıklamanın ardından terör örgütü YPG/PKK yandaşlarının Aynularab (Kobani) bahanesiyle 35 ilde gerçekleştirdiği şiddet olaylarında 2 polis şehit oldu, Diyarbakır'da Kurban Bayramı dolayısıyla yoksullara kurban eti dağıtan Yasin Börü ve üç arkadaşının da aralarında bulunduğu 31 kişi hayatını kaybetti, 221 vatandaş ile 139 polis yaralandı.

Ülkemiz son kırk yılını PKK/KCK/PYD/YPG terör örgütünün insanlık dışı saldırılarına karşı mücadele ederek geçirmiştir. Terör örgütü İran’da PJAK, Suriye’de PYD/YPG isimleri ile yapılanmış olup Suriye, Irak, İran ve ülkemizde silahlı ve ideolojik faaliyetlerini sürdürmektedir. Örgüt özellikle 2011 yılında Suriye’de başlayan iç savaş sonrası oluşan otorite boşluğunda; uluslararası ve bölgesel gelişmeleri kendi lehine kullanmış, Suriye topraklarında kendine alan açmış; Afrin, Kobani ve El Cezire adlı yerel kantonlar oluşturarak Suriye’nin kuzey doğusunda devletleşme arayışı içine girmiştir.  

PKK/KCK/PYD/YPG terör örgütü, Suriye’de oluşan bu yeni durumdan aldığı cesaretle, bölgede terör devleti kurmak amacıyla harekete geçmiş; terör örgütünün yöneticilerinin talimatları doğrultusunda Devletimizin bağımsızlığını zayıflatmak, birliğini bozmak veya Devletin egemenliği altında bulunan topraklardan bir kısmını Devlet idaresinden ayırmak için yeni bir strateji uygulamaya başlamıştır. 

Bu strateji kapsamında bölücü terör örgütü; Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerindeki yerleşim yerlerini Suriye’deki kanton benzeri yapılara çevirmek için YDG-H (Yurtsever Devrimci Gençlik Hareketi), ÖSB (Öz Savunma Birlikleri) ve YPS (Sivil Savunma Birlikleri) adı altında yeni organizasyonlar kurmuş, bu yapıları desteklemek için kırsal alandan şehirlere terörist aktarmıştır. Ayrıca şehirlerde sözde asayiş timleri ve mahkemeler kurmaya, vatandaşlardan haraç alarak ülke sınırları içinde kendi kontrolü altında alanlar oluşturmaya çalışmıştır. 

Oluşan bu yeni durum ve strateji kapsamında; başta terör örgütü elebaşları Abdullah Öcalan, Murat Karayılan, Cemil Bayık olmak üzere terör örgütü temsilcileri ve onun siyasal uzantıları, 22 Eylül 2014-06 Ekim 2014 tarihleri arasında, terör örgütü DEAŞ’ın Ayn el-Arap (KOBANİ)’a saldırısını ülkemizle ilişkilendirecek şekilde sistematik yalan ve provokatif açıklamalarla Türkiye Cumhuriyeti Devletine karşı isyan hareketi için militan/terörist ve ideolojik destekçilerine sokağa çıkma talimatı vermişlerdir. 

PKK/KCK/PYD/YPG terör örgütü elebaşlarının yaptıkları açıklamalar ve talimatlar doğrultusunda Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın eş başkanlığını yaptığı HDP’nin Merkez Karar Yürütme Kurulu tarafından 06 Ekim 2014 tarihinde; “HALKLARIMIZA ACİL ÇAĞRI” başlığı altında “AKP iktidarının Kobane’ye ambargo tutumunu protesto etmek üzere halklarımızı sokağa çıkmaya ve sokağa çıkmış olanlara destek vermeye çağırıyoruz.” açıklaması yapılmıştır. 

HDP`nin çağrısı üzerine Doğu ve Güneydoğuda terör destekçileri sahneye çıktı. Diyarbakır`da başlayan olaylar kısa sürede çok sayıda il ve ilçeye sıçradı. Bölge insanı dışarı çıkamaz oldu, büyük mağduriyetler yaşandı.

Yaklaşık bir hafta süren ancak hafızalara 6-8 ekim olayları olarak hafızalara kazınan provokasyon eylemleri nedeniyle bazı yerlerde hayat durma noktasına geldi.

Yetmedi masum insanları vahşice katletti. Bir ölüyü yakacak ve üzerinden arabayla geçecek kadar insanlıktan çıkmışlardı.

En büyük zararı yine bölge insanı gördü.

Diyarbakır`da ihtiyaç sahibi ailelere kurban eti dağıtan Yasin Börü ve arkadaşları da olaylarda hayatını kaybedenler arasındaydı. Onlarca kez bıçaklanan gençler, terör yandaşları tarafından barbarca katledildi.

Sığındıkları binada öldürülen Yasin Börü ve arkadaşları önce üçüncü kattan sokağa attılar. Ardından cesetlerini yakıp üzerlerinden arabayla geçtiler. Yaşanan vahşet hala hafızlardaki tazeliğini koruyor.

Zarar gören kamu binaları... Yağmalanan banka ve işyerleri.

Terör olaylarında yüzlerce kamu binasında hasar oluştu. 6-8 ekim olaylarında maddi zarar 300 milyon liranın üzerinde oldu.

Diyarbakır, Şırnak, Mardin, Hakkari ve Van başta olmak üzere birçok yerde çukurlar kazıldı, barikatlar kuruldu.

HDP`nin çağrısı ile fitili ateşlenen olaylar sadece maddi hasara yol açmadı.

Güvenlik güçleri teröristlerin yerleştiği il ve ilçelerde operasyon başlattı. Günlerce hatta bazı yerlerde aylarca süren operasyonlarda teröristlerin sıkıştığı anlarda yine HDP devreye girmek istedi.

Ancak 6-8 ekim olaylarından acı bir ders çıkaran bölge halkı bu çağrıya kulak asmadı. Yerleşim yerleri birer birer teröristlerden temizlendi. Terörün izleri de kısa sürede silindi.

Türkiye`yi kaosa sürüklemek için başlatılan olaylar bastırıldı. Ancak bir yıl aranın ardından bu kez farklı bir senaryo sahnelendi.

HDP`li yöneticilerin sebep olduğu kaosu ve sonrasında ortaya çıkan acı tablo...

Gözü dönmüş terör örgütü yandaşları önlerine çıkan her şeyi yaktı yıktı.

2014`te HDP`nin çağrısı ile başlayan 6-8 ekim olaylarında 2 polis şehit oldu, 30`dan fazla kişi hayatını kaybetti.

326 güvenlik görevlisi ve 435 vatandaş yaralandı.

197 okul hasar gördü.

165 belediye binası ya da aracı hasar gördü.

261 özel/kamu bankası ya da ATM`si hasar gördü.

729 sivil araç hasar gördü ya da kullanılamaz hale geldi.

1731 ev ve iş yeri hasar gördü ya da kullanılamaz hale geldi.

(haber7)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.