banner114

Rize açıklarında petrol var

Karadeniz Teknik Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümünden Prof. Dr. Saadettin Korkmaz, Karadeniz’de Fatih Sondaj Gemisi ile yapılacak ilk derin sondaj çalışmasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Geminin Karadeniz’e yönelmesinin önemini vurgulayan Korkmaz, “Geminin tam programını bilemiyoruz. Bu programı MTA yapıyor. Muhtemelen belirlenmiş lokasyonlar vardır. Bu lokasyonlarda sondaj işlemine başlanacaktır. Karadeniz’le ilgili şunu söyleyebiliriz. Karadeniz bilinmeyen bir bölge. Karadeniz’de büyük bir potansiyel var. Bu potansiyeli ortaya koymanın tek yolu burada sondaj yapmaktan geçmektedir. Deniz sondajları tabii ileri teknoloji gerektiren çok pahalı operasyonlardır. Mili bir gemimizin olması mali açımızdan çok büyük bir avantaj.” değerlendirmelerinde bulundu.

“YETERLİ DERİNLİĞE İNİLEMEMİŞTİ”

Karadeniz’de bulunabilecek zenginliklere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Saadettin Korkmaz, “Karadeniz’de 2000’li yıllardan sonra jeolojik, jeofizik araştırmaları yapıldı. Bu araştırmaların sonucunda da üç tane derin sondaj açıldı Karadeniz’de. İlk sondaj 2005 yılında Hopa açıklarında yapıldı. Daha sonra bu kuyu kuru çıktı. Daha sonra Sürmene açıklarında yeni bir sondaj yapıldı. Maalesef o kuyuda da istenilen seviyeye inilemedi. Bu kuyudan da petrol çıkmadı. Daha sonra Sinop açıklarında tekrar büyük bir derin sondaj yapıldı. O sondajda da petrol çıkmadı. Yani Karadeniz’de 3 defa sondaj yapıldı ama bu sondajlarda petrol çıkmadı. Ancak bu sondajlarda takdir edersiniz ki su çok derin. Sondaj yapılan yerlerde su derinliği bin 800- 2 bin metre. 2 bin metre deniz tabanından sonra da en az 5-6 kilometre daha derine gitmek gerekecek. Gelen gemilerde bu zorluk çıkmıştı. Bu sondaj gemisinde 6-7 kilometre derine kadar sondaj yapabilecek teknik kapasite olduğunu bizde duyuyoruz.” diye konuştu.

PETROL BİRİKMESİ MUHTEMEL YERLERDE SONDAJ YAPILACAK

Sondaj yapılacak yerlere ilişkin konuşan Prof. Dr. Korkmaz, “2005 yılından itibaren MTA, Karadeniz’de yoğun bir çalışma içine girdi. Gelişigüzel sondaj yapılması mümkün değil. Bir sondajın ortalama maliyeti 100 milyon civarındadır. Çok pahalı bir operasyondur. Jeofizik yöntemlerde Karadeniz tabanında petrol birikebilecek yerler belirleniyor ve o noktalar üzerinde sondaj yapılıyor. Muhtemelen MTA’nın elinde bu veriler var. Jeofizik ölçümlerini MTA yapmıştır. Şunu da belirteyim Karadeniz’de henüz ispatlanmış bir saha yok.” ifadelerini kullandı.

RİZE AÇIKLARINDA PETROL SIZINTISI VAR

Türkiye’nin 5’te 1’i alanında bilinmeyen bir bölgenin varlığına işaret eden Prof. Dr. Korkmaz, “1987 yılında Sovyetler Birliği’nde Karadeniz’i ekonomik münhasır sınır olarak tam ortadan ikiye bölmüşüz. Türkiye Gürcistan sınırından başlayan hat Bulgaristan Türkiye sınırına kadar gider. Karadeniz’i tam ortadan ikiye bölmüşüz. Yaklaşık kuzey-güney yönünde 150 kilometre kadar, Kırım Yarımadası’ndan Sinop’a kadar olan mesafe yaklaşık 280 kilometre, yani 150 deniz milidir. Bunun yarısı Türkiye tarafında yarısı da kuzeyde. Dolayısıyla Türkiye’nin neredeyse 5’te 1’i alanında bilinmeyen bir bölge var. Bir ikinci çok önemli husus Rize açıklarında petrol sızıntısı var. Gürcistan’ın Abaza bölgesinde petrol sızıntıları var. Karadeniz’de Sinop bölgesinde karada petrol sızıntıları var. Çayeli açıklarında denizden petrol sızıyor. Yüzeyde yayılıyor. O konuda araştırmalarımız var. Aynı zamanda Gürcistan’da sızıntı var.” açıklamalarında bulundu.

KARADENİZ’DE PETROL EMARELERİ VAR

Karadeniz tabanında petrol emarelerine rastlandığını da kaydeden Korkmaz, “Karadeniz’in tabanında metan hidrat dediğimiz metan gazının katılaşması ile oluşmuş yapılar var. Bunlar petrol kökenlidir. Çamur volkanları var. Birçok emare var. Ama petrol kesin var diyebilmemiz için mutlaka sondaj yapmamız gerekir. Jeolojik araştırmalar yapıyoruz. Petrol bulunabilecek lokasyonlar jeofizik çalışmaları ile ortaya konuluyor. O lokasyon üzerinde de petrol olup olmadığını kesinlikle ortaya koymak için sondaj yapılması gerekiyor.”  değerlendirmelerinde bulundu.

1 YILDA NETİCE ALINIR

Temmuz ayında başlayacak sondajın sonuçlanma süreci hakkında da değerlendirmelerde bulunan Korkmaz, “Sondaj makineleri 24 saat çalışır. Karada sondaj yapıldığında yaklaşık 10 hafta yani 2-3 ayda bir kuyu kazılır. 3.5-4 metre derine inilir. Denizde bu süre iki katına çıkar. Teknik bir problem olmazsa 6-7 ay sürecek bir periyot söz konusu. Derine inildikçe sondaj yapmak hem güçleşiyor hem de zaman uzuyor. Böyle bir sondajda 7 kilometre deleceğimiz bir kuyuda 8-10 ayda, 1 yılda neticeye ulaşabiliriz.” ifadelerini kullandı.

BORULARLA YA DA GEMİLERLE TAŞINIR

Petrol bulunmasının ardından yaşanabilecek sürece de ilişkin de değerlendirmeler kaydeden Korkmaz, “Petrol bulunursa apayrı bir teknoloji devreye girecek. Yüzeyde sabit ya da seyyar bir platform olur. Oradan karaya borularla taşınır ya da gemilerle petrol taşınır. Karadeniz’de keşke petrol bulunsun. Türkiye’nin buna ihtiyacı var. Nerdeyse enerjimizin yüzde 90’ını dışarıdan ithal ediyoruz. Yılda 45-50 milyon ton ham petrol ithal ediyoruz. Kendi kaynaklarımızla yılda sadece 3 milyon ton ham petrol üretiyoruz.  40-50 milyon dolar çok büyük bir para veriyoruz.” şeklinde konuştu.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.