banner114
banner146

Muhalefete Kanal İstanbul cevabı

 AK Parti Trabzon Milletvekili Salih Cora, Kanal İstanbul konusunda İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in kullandığı tiksindirici borç ifadeleri ile ilgili konuştu. Milletvekili Cora, muhalefetin bu tarz söylemlerinin Türkiye’yi dışarıda itibarsızlaştırmaya yönelik olduğunu belirti.

AK Parti Trabzon Milletvekili Salih Cora, Kanal İstanbul konusunda İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in kullandığı tiksindirici borç ifadeleri ile ilgili konuştu. Milletvekili Cora, muhalefetin bu tarz söylemlerinin Türkiye’yi dışarıda itibarsızlaştırmaya yönelik olduğunu belirterek, “Türkiye’yi sadece kendi ülkesine karşı değil dışarıya karşı da kötüleyen farklı bir algı oluşturma peşindedirler. Bu tartışma siyasette tiksindirici muhalefet tarzıdır. Yapılması gereken bu yaklaşım karşısında herkesin tepki ortaya koymasıdır.” dedi.

KANAL İSTANBUL TÜRKİYE’NİN VİZYON PROJESİDİR

Milletvekili Cora, Kanal İstanbul projesinin Türkiye’nin vizyon projelerinden bir olduğunu belirterek, “Kanal İstanbul Projesi sadece Türkiye’nin kendi iç projesi değil. Aynı zamanda Türkiye’nin dünyaya bir vizyon üretme anlamında ortaya koyduğu çok yönlü uluslararası vizyon bir projedir. Kanal İstanbul bağımsız bir ülkenin yapması gereken, atması gereken adımları gösteren bir projedir. Kanal İstanbul projesi elbette ki bazı ülkeleri rahatsız eden bir proje olabilir. Ama her şeyden evvel Türkiye bu projeye hem çevresel yönüyle hem de deni ulaşımı yönüyle hem ilerde bir kentsel dönüşümde depreme hazırlık bağlamında değerlendirilecek önemli bir projeyi hayata geçirme noktasında geçtiğimiz hafta bir temel atma töreni gerçekleştirildi. Ve kanal İstanbul’un üzerindeki köprünün temelini atmış olduk. Bu şekilde bizim vizyon projelerimizden bir tanesi daha hayata geçirilmeye çalışıldı. Biliyorsunuz ki bu projedeki ihaleyi alan firma yap işlet devret şeklinde Türk menşeili bir firma. Yani uluslararası bir firma değil. Uluslararası bir firma olmamasına rağmen Türkiye’nin bu projesine karşı muhalefetin yaklaşımını hakikaten çok ibret verici bir durum olarak değerlendiriyorum.” şeklinde konuştu.

AKŞENER’İN İFADELERİ ABESLE İŞTİGALDİR

Muhalefetin Kanal İstanbul Projesi karşısındaki tutumunun tamamen yatırım karşıtlığı eve dış odakları istedikleri karşısında şekillendiğini söyleyen Cora, “Normalde muhalefet başka ülkeleri ziyaret etse oradaki kanal projelerini görse derki bunlar bizim ülkemizde neden gerçekleşmiyor. Bunu ne zaman ki bizler gerçekleştirmeye başladık bu milletin kendi cebinden beş kuruş para çıkmadan yine bu milletin evlatları  tarafından yine bu projenin yapılmaya başlamasına karşı çıkmalarının tek nedeni tamamen Türkiye’nin gelişmesi, kalkınması yolundaki hazımsızlıktan başka bir şey değildir. Aynı zamanda Türkiye’nin dışarıya karşı güçlenmesi noktasındaki pozisyonlarını ortaya koymaktadır. Bu projeyi başkaları tarafından aldıkları sufleyle dış odaklar, dış mihraklar tarafından aldıkları sufleyle buna lütfen karşı çıkın, sizinle beraber ileride çalışabilmemiz için bu projeye karşı sesinizi yükseltin, muhalefetinizin gereğini yapın ona göre bizimle mi hareket ediyorsunuz, etmiyor musunuz şeklinde bir nevi muhalefeti sınavı sınava tutmaya çalışmaktadırlar. Bunu esasında muhalefetin muhalefet yapma tarzı olarak değerlendirdiğimizde ahlaki bir tehlike olarak nitelendirmekteyiz. Ahlaki tehlike kavramından kastımız şudur; Türkiye’nin menfaatine olan bir hususta, bir projede, bir yatırımda buna özellikle bile bile karşı çıkılması başka ülkelerin, başka milletlerin ağzıyla konuşulmaya çalışılması bir ahlaki tehlike ahlaki erozyon olarak nitelendiriyoruz. Bu kavramın üzerinde özellikle durmak gerekiyor. Milletimizin bunu çok iyi ve net bir şekilde görmesi gerekiyor. Şunu ifade etmek istiyorum ki CHP Genel Başkanı geçtiğimiz yıllarda şöyle bir ifade kullanmıştı; Türkiye güvenilir bir ülke değildir, lütfen buraya yatırım yapmayın. Bu ancak Türkiye düşmanlığıyla izah edilebilir. Şimdi İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in geçtiğimiz hafta grup toplantısında çıkıp Türkiye ile alakalı olarak uluslararası yatırımcıları ürkütecek şekilde tiksindirici borç kavramı ortaya koyması özellikle Kanal İstanbul’la bunu özdeşleştirip kullanmasını abesle iştigal olarak görüp yadırgıyorum.” ifadelerini kullandı.

MUHALEFET AHLAKİ TEHLİKE İÇİNDE

Akşener’in tiksindirici borç ifadelerine karşın uluslararası hukukta böyle bir kavramın bulunmadığını söyleyen Cora, muhalefetin yatırımcıları ve bürokratları tehdit ettiğini söyledi. Cora, “Türkiye geçmişte hangi hükümet döneminde olursa olsun uluslararası konularda kullanılan paraların, konuların içeriğine bakılmaksızın bir sonraki hükümet tarafından bu ödemeler yapılmıştır. Osmanlı döneminden bu yana baktığımızda bu hep olmuştur ve bu borçlar ödenmiştir. Ama Sayın Akşener’in cümlesi Türkiye’yi tamamen farklı bir pozisyona oturtturmuştur. Yani Türkiye sanki emperyalist ülkelerin bizim ülkemizi bir sömürü ülkesi olarak kabul edip o sömürü ülkesinde kurdukları hegemonya düzeni içerisinde bir yaklaşımla buraya yaptıkları yatırımları ve borçları bir sonraki hükümetin kabul etmemesi gibi bir tez ortaya atmaya çalıştı. Türkiye sömürü ülkesi değildir. Türkiye uluslararası hukukta takdim kurallarını kabul etmiş bütün ülkelerle eşit şartlarda masaya oturabilen ve eşit şartlarda sözleşme düzenleme egemenlik yetkisine sahip bir ülkedir. Bir defa uluslararası hukukta tiksindirici borç kavramı diye bir kavram yoktur. Şunu ifade etmek istiyorum ki bunun anlamı tamamen Türkiye’yi kendilerince konumlandırdıkları bir ülke yapmaya çalışmaktadırlar. Türkiye’yi sadece kendi ülkesine karşı değil dışarıya karşı da kötüleyen farklı bir algı oluşturma peşindedirler. Bu tartışma siyasette tiksindirici muhalefet tarzıdır. Yapılması gereken bu yaklaşım karşısında herkesin tepki ortaya koymasıdır. Türkiye’yi rencide eden, aşağılayan bir kavram ortaya atmıştır. Ve bu kavramı da çarpıtarak yapmıştır. Siyasi arenada kullanılan kavramı hukuk kavramı gibi sunup aba altından sopa göstererek Türkiye’nin geleceğini tehdit ve tehlike altına sokan bir yaklaşım içinde bulunmuştur. Biz muhalefetin ahlaki bir tehlike içinde olduğunu vurgulamak istiyoruz. Uluslararası hukuk mevzuatında tiksindirici borç diye bir kavram olmadığını ifade ettim. Aynı zamanda uluslararası hukukta ödememezlik noktasında böyle bir kavram bulunmamaktadır. Dolayısıyla böyle bir kavramı Türkiye’deki yatırımlara karşıtlık olarak nitelendiriyoruz. Türkiye’deki bürokratlara karşı tehdit kelimeli, yatırımcılara karşı tehdit kelimeleri kullanmaktalar. Kendileri henüz dereyi göremeden paçayı sıvayıp Türkiye’yi akıllarınca tehdit edip işlemez bir hale sokmaya çalışmaktadırlar. Bunlara milletimiz hiçbir şekilde pabuç bırakmayacaktır.” şeklinde konuşarak Kanal İstanbul tartışmaları noktasında görüşlerini bildirdi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.