banner114

Kostaki Mahkemelik

1900’lü yılların başında inşa edilen Kostaki Konağı’nda restorasyon çalışmaları durunca konak çürümeye terk edildi.

KOSTAKİ’NİN ÇÖZÜMÜ SİYASİLERDEYDİ

Kültür ve Turizm Bakanlığının davetiyle Kostaki Konağı’nda yüklenici olarak iş alan müteahhit firma daha sonra işi bırakmış konak ortada kalmıştı. Konağa kimse sahip çıkmazken son olarak restorasyon çalışmaları yürüten restorasyon teknik koordinatörü Sait Şaşmaz suskunluğunu günebakış’a bozdu. Şaşmaz, yaptığı açıklamalarda Trabzon’un tarihi eser restorasyonlarında yaşanan sorunları gözler önüne serdi.

Şaşmaz, “Çok emek verdik. Emeklerimizin karşılığı olmadı. Trabzon siyasileriyle ünlü şehir. Ancak bürokratik bir takım sorunlar var. Çözümü yine siyasilerin elindeydi. Ne yazık ki çözülemedi. Kostaki’nin bu hale gelmesinin birçok nedeni var. Sizin elinizde bir saray vardı ve o sarayı mahvettiler.” dedi.

TRABZON’DA İHALE EDİLEN İŞLER ARAPSAÇINA DÖNÜYOR

Sorunların yalnızca Kostaki’de değil, Sümela’da da yaşandığını belirten Şaşmaz, “Trabzon, 6 yıl süren Sümela Manastırı çalışmalarıyla gündemde yer aldı. Ve hala orada restorasyon çalışmaları bitirilemedi. Yüzde 90’larda gözüküyor. Trabzon turizmi kaybetmiş kimsenin umurunda değil ki. Kurumlar arası koordinasyon kopukluğu ve teknik yetersizlik mevcut. Yeterli olmadığı halde bazı kişilere görevler tebliğ ediliyor. Böyle olunca Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı çatışıyor. Trabzon’da ihale edilen işler arapsaçına dönüyor. Kostaki’de yaşananlar Sümela’da da yaşandı. Bakanlığın duruma el atmasıyla bitirildi. Trabzon’daki personeller çok yetersiz. Sümela’da dahilleri yok. Görüntüde sadece varlar. Bu konuda çok üzgünüm.” diye konuştu.

İLK MÜTEAHHİT KAÇTI

Sorunları karşılayacak politika üretilmediğini ifade den Şaşmaz, “Bu restorasyonu yapabilecek ender insanlardan birisi olarak Trabzon’a davet edildik. İlk işi alan firmada idareyle birçok sorun yaşamış. İhaleyi alan firma oradan kaçtı. Biz bakanlık tarafından gönderilmiştik. Ve bizi gönderen kişiler de görevde değiller. Öyle olunca kentin problemlerini karşılayacak politika üretilemedi. Umudumuz kalmadı. Olan Kostaki’ye ve verilen emeklere oldu.” şeklinde belirtti.

İTALYANLAR ‘KOSTAKİ’YE GÖZÜNÜZ GİBİ BAKIN’ TEMBİHLEDİ

Kostaki’de kullanılan malzemelerin Türkiye’de olmadığını söyleyen Şaşmaz, “Türkiye’de o malzemelerin kullanıldığı Kostaki gibi başka bir eser yok. Taşı dahil Avrupa’dan getirtiliyor. Avrupa’dan toplanan malzemeler Marsilya limanında gemiye yüklenip Trabzon limanına getirilerek konak inşa ediliyor. İtalyanlar bile ‘Bu yapıda bir eserimiz yok. Ne olur ona gözünüz gibi bakın’ diyor. Bırakın gözümüz gibi, gözümüzü oyarcasına Kostaki’ye muamelede bulunduk.20-30 yıl öncesindekilere de topu atabiliriz. Konak’ta çok bozulmalar olmuş. Ama hiç bakılmamış.” ifadelerini kullandı.

100 YILLIK TARİHİ YAPI TİJLERLE DELİNDİ

Esere saplanan tijlerin affının olmadığını, sorumluların cezalandırılmasını gerektiğini açıklayan Şaşmaz, “Siyasi irade kitlenmiş vaziyette. Kostaki’nin cenazesinin ortada kalmasına, kokuşmasına vesile oldu. Tijler o yapının kalbine saplanmış bir hançer. Bir önceki yüklenicinin yapmış olduğu bir iş. Yüklenici yaptı ama yaptıranlara bakacaksınız. 100-120 yıllık taşlar orada delindi. Eklentili İtalyan bir yapı. Tarihi eserine zarar veren tijler suç unsurudur. Kimse sorumlusu cezalandırılması gerekir. Bunun affı yok!.

Çatıyla ilgili metal kaplama malzemesi var. 100 yıl önce ne kullanılmışsa onu kullanmak istiyoruz. Birisi çıkıp alüminyum metal kaplama kullanmak istiyor. Alüminyum olduğu için proje durdu ve kimse çıkıp da ‘sen yanlış yaptın’ demedi.” dedi.

SUÇ DUYURUSUNDA BULUNACAK

Adli süreç nedeniyle çalışmanın daha da uzayacağını kaydeden Şaşmaz, “Mahkeme süreci başladı. Bütün bu personeller hakkında suç duyurusunda bulunacağım. Yeniden ihale sürecinin başlaması için adli sürecin netleşmesi lazım. Yapılacak ihaleyle de bu iş bitmez. En azından bu sorunlar tekrar etmesin.” şeklinde konuştu.

İŞ KANLI BIÇAKLI BİTTİ

Kostaki’deki yüklenici firmanın işi kanlı bıçaklı bıraktığını aktaran Şaşmaz, “YİKOB’la anlaşamayıp, işe para yetmediğinden iş bitmedi. Bu iş kanlı bıçaklı bitti. Kan davasına dönüşecek. Kostaki’de işlerin yürümesi için kan davasının temizlenmesi lazım. 5-6 yıl sirayet edecek mahkeme sürecine gitti. 2-3 yıla kadar zaten ihale edilme durumu yok. İhale edilse bile ihaleyi yeniden dizayn edecek eleman yok. Kostaki’nin maliyetini bile yanlış hesaplamışlar. Süleymaniye Camisinde kullanılan küfeki taşını Trabzon’da varmış gibi maliyetine yazmışlar. Bunlar suçtur. Yapıda hiç inceleme yapılmamış. Köy evi mi yapıyorsunuz?” açıklamalarında bulundu.

HERKESİN ELİNDE KOSTAKİ’NİN KANI VAR

Mahkemede hesap soracağını anlatan Şaşmaz, “Herkesin elinde Kostaki’nin kanı var. Yaptığımız düzgün işi söktüler. Ben yazı yazarak bunların hesabını sordum. Mahkemede de bunların hesabını soracağım. Mahkemede sürecin uzaması ve maddi kayıplarla ilgili de tutanak oluşturacağım.” dedi.

HABER:Rabia MOLLAOĞLU

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Barut Osman 2 ay önce

hiç şaşırmadım....