banner114

Karadeniz’de ölümcül tehlike

KTÜ Sürmene Deniz Bilimleri Fakültesi Deniz Bilimleri ve Teknoloji Mühendisliği Öğretim Üyesi Doç. Dr. Coşkun Erüz, Karadeniz’deki mikro plastik tehlikesine dikkat çekti. Erüz, “Okyanuslarda olduğu gibi Karadeniz’de de mikro plastik kirliliği etkin bir şekilde mevcut. Dolayısıyla her türlü canlıyı da etkileme potansiyeline sahip. Balıklardan insana geçen bir sistemin parçası. Karadeniz’de yok demek mümkün değil. Karadeniz’de de aynı diğer denizler de olduğu gibi mikro plastik kirliliği var.” dedi. Dünyanın her yerinde olduğu gibi Karadeniz’de de mevcut olan mikro plastik parçaların oluşturduğu tehlikeye dikkat çeken Erüz, “Karadeniz’in diğer denizlerden bir farkı yok. Karadeniz’e aynı şekilde kıyıları çöplerle, dere kenarlarını katı atıklarla dolu görüyorsanız onun parçalanmış 5mm’nin altındaki küçük boyutuna mikro plastik dediğimiz atıkların parçalanarak küçük boyuta gelmiş olanlar doğal olarak dereler aracılığıyla ve kıyılardan denize karışıyor. Denizler nihai toplayıcıdır. Bugün atmanız önemli değil, 50 yıl önce de atmış olsanız deniz toplayıp biriktiriyor. Yavaş yavaş parçalanarak küçülüyor. Malzeme orada yüzer durumda genellikle. Ama yüzer durumda olması hem yüzeyinde hem ortasında hem de dibinde yani denizin zemininde de birikiyor bunlar. Dolayısıyla zeminde beslenen balıklar, özellikle balıkların beslendiği küçük organizmalar onlardan da taşınarak balıklara kadar taşınan ekosistem üzerindeki besin zinciri dediğimiz küçük organizmalar ve büyük organizmalardan beslenmeyle geçen besin ağız etkisiyle o plastikler balığa kadar taşınıyor. Balığın midesinde ya da diğer organlarında birikiyor. Eğer kimyasal yapısı farklı olup parçalanabiliyorsa midesinden geçiyor, parçalanamıyorsa balığın midesi ve bağırsaklarında yoğun şekilde bulunuyor. Okyanuslarda olduğu gibi Karadeniz’de de mikro plastik kirliliği etkin bir şekilde mevcut. Dolayısıyla her türlü canlıyı da etkileme potansiyeline sahip. Balıklardan insana geçen bir sistemin parçası. Karadeniz’de yok demek mümkün değil. Karadeniz’de de aynı diğer denizler gibi mikro plastik kirliliği var.” diye konuştu.

BESİN ZİNCİRİNDE PLASTİKLERİN VARLIĞI…

Plastiklerin uzun ömürlü olmalarının ekosisteme ciddi bir biçimde zarar vermesi anlamına geldiğine işaret eden Erüz, “Deniz kirliliğinin azaltılması için öncelikle sanayiden başlamak üzere tüketicilerin de bilinçli olarak plastik atıkların kullanımını azaltmak, doğaya atımının maksimum düzeyde azaltmak gerekir. Sıfır Atık Projesi’ni mutlaka aktif olarak devreye sokup Karadeniz’e atılan atıkları mümkün olduğu kadar minimum düzeye indirmemiz gerekir. Çünkü deniz kendini yenileyebilsin. Plastik yüzlerce yıl bozulmadan kalabilen ve etkilemeye devam eden bir malzeme. Hem fiziksel olarak kirlilik yapıyor, hem kimyasal hem de canlının bünyesine girerek biyolojik olarak beslenme sistemine, sonuç olarak ekosisteme zarar veriyor. Mikro organizmadan başlayıp balığa balıktan insana giden bir besin zinciri dediğimiz sistem içerisinde aktarılan kirletici. Ve artık çok yaygın. Herhangi bir kirletici gibi belli bölgeleri etkilemiyor. Denizde yüzebildiği için ve uzun mesafeye taşınabileceği için her yerde ciddi bir kirlilik oluşturuyor. Karadeniz’in her tarafında mevcut durumda.” şeklinde açıklama yaptı.

DENİZE AKAN LAĞIM SULARI TEHLİKE SAÇIYOR

Lağım sularının akarsu ve denizler için ne kadar tehlikeli olduğunu açıklayan Erüz, “Lağım suları gibi kirli sular, hem kimyasal hem fiziksel hem de biyolojik kirleticileri barındıran atık sudur. Kanalizasyona eğer fabrika atığı da karışırsa kimyasal etki etmektedir. Sadece evsel atıklardan oluşuyorsa o da yine kirleticidir. Örneğin kullandığımız zeytinyağı ve bunun gibi şeyleri döküyorsak lavobamıza bu da doğayı kirletici olarak karşımıza çıkıyor. Dolayısıyla arıtılmadan bırakılan kanalizasyon deniz, dereler veya akarsular için çok büyük tehlikedir. Kirliliğin ana kaynaklarından biridir kıyılarda.” diye belirtti.

ULUSLARARASI KARADENİZ’DE KATI ATIKLARIN AZALTILMASI PROJESİ

Sıfır Atık Projesi’ne yönelik yapılan çalışmalardan bahseden Erüz, “Sıfır Atık Projesi’nde ilerleyebiliyoruz. Hatta şuanda benim girişimcisi olduğum bir Avrupa Birliği Projesi başlatılıyor. Beş ülkeyle ortaklaşa olarak Karadeniz Teknik Üniversitesi Deniz Bilimleri Fakültesi’nin yürütücülüğünde yine bu katı atıkların azaltılması ile ilgili sıfır atığın da desteklendiği bir projedir. Amaç Karadenizdeki atıkların azaltılması. Sıfır atık ulusal düzeyde bir proje olduğu için bütün kamu kurumlarının ve eğitim sisteminin projeye dahil olması dolayısıyla mutlaka başarılı olacaktır. Atıkların azaltılması için önemli bir proje. Keşke böyle projeler daha önce yapılmış olsaydı. Kendi ülkemiz adına birçok şeyi çözmüş olurduk. En azından bundan sonraki atık kirliliğimizi azaltmış oluruz.” şeklinde söz etti.

Rabia MOLLAOĞLU

Anahtar Kelimeler:
KTÜCoşkun Erüz
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.