banner114

“Güçlendirilmiş  parlamenter sisteme dönüşü hedefliyoruz”

Demokrasi ve Atılım Partisi kurulduğu bu süreçte kendisini nerede konumlandırıyor? Gerek Milliyetçi ve gerekse Kürt kökenli kurucularla gençlerin daha çok öne çıktığı parti kendisini nasıl tarif ediyor?

Demokrasi ve Atılım Partisi(DEVA Partisi), siyasi yelpazenin merkezinde ve ana akım bir siyasi partidir. Dar bir ideolojiye sıkışmış bir parti değil, bir kitle partisidir. DEVA Partisinde toplumumuzun her kesiminden insanlar bulunmaktadır. Bu durum doğal bir şekilde ortaya çıkmıştır. Çünkü, ülkemizin adalet, özgürlük ve ekonomi başta olmak üzere bir çok problemi bulunmakta ve her kesimden insanlar DEVA Partisi’nin samimi ve dürüst bir şekilde çalışacağına ve bu ve diğer sorunları çözeceğine inandığı için partimizde yer almıştır.  Toplumun geniş kesimlerini temsil eden donanımlı ve ahlaki sorumluluk duygusu gelişmiş insanların gönüllülük ilkesi etrafında bir araya gelmesi neticesinde partinin kurucular kurulu ortaya çıkmıştır. Partimizde kadın, genç ve engellilere özel önem verilerek kadınlar için %35, gençler için %20 ve engelliler için %1’lik kotalar öngörülmüştür. Türk siyaseti bakımından bunun radikal bir hamle olduğu takdir edilecektir.

Sizde dahil büyük bir bölümü AK Parti’den kopan DEVA Parti’liler, AK Parti’den kopacak boyutta partinin hangi yanlışlarını söyleyebilirler?

Genel Başkan ve diğer kurucular arasında AK Parti’den ayrılanlar açıklamalarında ayrılışlarının bir süreç olduğunu ve ayrılışın bir anda verilmiş bir karar olmadığını ifade etmişlerdir. AK Parti’nin kuruluşunda yer alan Genel Başkan ve bazı kurucular AK Parti’nin kuruluşundaki insanı önceleyen, insan hakları, demokrasi, özgürlükler ve hukukun üstünlüğü gibi temel ilkeler ve değerlerden uzaklaşıldığını dile getirdiklerini ancak dikkate alınmayınca 2013 yılından itibaren aklen ve kalben ayrılık yaşamaya başladıklarını ifade etmişlerdir. Şeffaflık, hesap verilebilirlik, kararların istişare ile alınması, yerinden yönetim ilkesi, kurumların güçlü ve itibarlı olması, alınan kararlarda keyfilik olmaması,  kurallara ve istişari kurullara dayanması gibi ilkelerde önemli sapmalar ayrılış sürecini hızlandırmıştır. Bu ilke ve değerlerden uzaklaşılması ise bu günkü üzücü tablonun ortaya çıkmasına neden olmuştur.  Benim açımdan ise iki dönem kurucu rektörlük görevimin 21 Ocak 2017’de bitmesi ile birlikte KTÜ’deki öğretim üyeliği görevime geri döndüm. 24 Haziran 2018 genel seçimlerinde   siyasette yeni yüzlere, yeni heyecanlara ve motivasyonlara  ve bilimi esas alan değişime ihtiyaç olduğunu   düşünerek akademik ve idari tecrübemi ülkem için kullanmayı ahlaki ve toplumsal bir sorumluluk görerek aday adayı oldum. Bir siyasi partiye üyeliğim ve daha önce hiçbir siyasi girişimim olmamıştır. Ancak gerek aday adaylık sürecinde gerekse seçim sonrasında değişim ve yenilenmenin gerçekleşmeyeceğini gördüğüm için akla, bilime ve istişareye önem veren ve bir kadro hareketi olan DEVA Partisi’nde ülkeme hizmet etmenin mümkün olacağını düşünerek doksan kişilik kurucu kadroda yer aldım.

DEVA Partisi’nin önem sırasına göre sıralayacak olsanız en temel beş ilkesini nasıl sayardınız?

DEVA Partisi tüm politika oluşturma, karar alma ve uygulamalarında; i)şeffaflık, hesap verilebilirlik, dürüstlük, çoğulculuk, katılımcılık ve kurumsallaşma; ii)demokrasiyi, insan haklarını, özgürlükleri ve hukukun üstünlüğünü savunma;  iii)liyakate, istişareye ve ortak akla dayalı yönetime; iv)vatandaşlarımız arasında hiçbir ayırım yapmama, toplumun değerlerine, ihtiyaç ve taleplerine duyarlı olma ve; v)politika uygulamalarında tutarlılık, öngörülebilirlik ve bütüncül yaklaşımı esas alma ilkelerine bağlı kalacağını programında ortaya koymuştur.

Trabzon’dan kurucular arasında yer aldınız. Trabzon’un en temel sorunlarından bahseder misiniz?

Genelde ülkemizin özelde ilimizin en temel sorunu işsizliktir. İnsanların topluma aidiyet hissetmeleri ve onurlu bir yaşam sürmesi için bir iş sahibi olması ve emeği ile geçimini sağlayabilmesi en temel insan hakkıdır.  Ülkemizin en önemli kaynağı insan kaynağıdır. Bu insan kaynağının iyi eğitilmesi ve istihdam edilmesi ülkelerin vatandaşlarına verebileceği en temel hizmetlerdir. İnsanların gelirlerini ve geçimlerini iyileştirmek, ilin yaşam kalitesini artırmak ve geleceğini iyileştirmek ancak yereldeki ekonomik faaliyetlerin güçlendirilmesi ile mümkün olacaktır. Trabzon’da ekonomik potansiyelin harekete geçirilerek; tarımın, ticaretin, sanayinin, turizmin ve böylece istihdam imkanlarının artırılması gerekmektedir. Bu suretle ilin refahında ve yaşam kalitesinde artış sağlanabilir. Bunun yolu ise yerel ekonomik kalkınma stratejisinin yerel yönetimlerce planlanması ve yerel aktörlerce uygulanmasıdır. Dünya düzeyinde yerel yönetimler geleneksel görevlerinin yanı sıra yetki alanlarının ekonomik kalkınmasına liderlik yapmaktadır. İnsanlara en yakın kamu kurumu olan yerel yönetimler, yerel ekonomideki paydaşların tamamını toplamak için en uygun birimdir. Yerel yönetimler, yerel ekonomik kalkınma için güçlü bir araç olan ve en önemli istihdam alanı olan turizmde hem bir aktör hem de bir yönetmen rolü oynayarak turizmden maksimum fayda sağlanması gerekir. Bunun için yerel yönetimler turizm bakış açısına sahip olmalı ve yerel bir turizm politikası oluşturması gerekir. Yerel yönetimlerin işgücü gelişiminde önemli rolleri vardır. Yerel yönetimler, iş arayan bireyler ile işverenler, eğitimciler, danışmanlar ve sosyal hizmet sunanları bir araya getiren işgücü geliştirme programlarında koordinasyon ve liderlik için en uygun yerlerdir.   İşsizliğin yanı sıra trafik önemli bir sorun oluşturmaktadır. Şehir için trafik sorununun çözümü için, çevre yolunun yapımı, hafif raylı sistem ve demir yolu ağına bağlanma büyük önem taşımaktadır. Bunun yanışı sıra Trabzon Havalimanı ikinci pistinin yapılması  bir  gereklilik haline gelmiştir. Şehrin altyapısı eskimiş ve yetersizdir. İnsanların hayat kalitesini ve sağlığını olumsuz etkileyecek düzeylere gelinmiştir. İlin sanayi dokusunun ve ürün deseninin belirlenip ilin kaynaklarının ve rekabet avantajlarının maksimum ölçüde kullanılması  önem taşımaktadır. Özellikle ilimizin tarım ve hayvancılık potansiyelinin sanayiyle birlikte ortaya çıkarılması gerekmektedir. Covid 19 vakasını yaşadığımız bu günlerde bizim ve dünyanın hissetmeye başladığı gıda sorunu önümüzdeki yıllarda daha da öne çıkan ihtiyaçlardan biri olacağa benziyor. Dolayısıyla ilimizin bu konudaki potansiyelinin kurumsallaşmış, sanayileşmiş ve teknolojiyi ön plana alan bir tarımla birlikte yüksek katma değerli bir alana dönüştürülmesi gerekmektedir.

Trabzon il teşkilatı ve ilçeler ne zaman kurulur?

DEVA Partisinin teşkilatlanma çalışmaları hızlı bir şekilde devam etmektedir. Türkiye düzeyinde onsekiz komisyon oluşturulmuş ve  bu komisyonlar gelen müracaatları partinin belirlediği kriterler çerçevesinde değerlendirmektedir. Komisyonlar tarafından hazırlanan listeler Genel Merkeze iletilecektir. Yapılan değerlendirme ve görüşmeler sonucu her il için biri il başkanı olmak üzere üç kişilik kurucu heyet atanacaktır. Bu kurucu heyet il ve ilçe teşkilatlarını oluşturup Genel Merkezin onayına sunacaktır. Bu konuda komisyonlarımız titiz bir şekilde çalışmaktadır. Eğitimli, bilgili,  ve yeni gelişmelere açık olan, çevresinde iyi ve dürüst insan olarak tanınan, yaptığı işi iyi yapan, demokrat, tevazu sahibi ve kibirden uzak bir anlayış ve tavır sahibi olan kişilerden oluşan teşkilatlar oluşturacağız. Bayram sonrasında değerlendirmesi biten illerde atamalar gerçekleştirilecektir.

Milletvekili belirleme usulü DEVA Partisi’nde nasıl olacaktır?

Milletvekili adaylarının belirlenmesinde üyelerimize daha fazla rol verilmektedir.  Milletvekili adaylarının en az yüzde ellisinin tespit ve sıralama işlemi için önseçim veya aday yoklaması yapılacaktır. Tüzüğümüzde açık bir şekilde yer alan bu hususa aynen uyulacaktır. Göstermelik ve sonuçlarına uyulmayan temayül gibi uygulamalar  söz konusu olmayacaktır.

Üniversitelerde seçimden atamaya dönüldü bu yöntem kaliteyi etkiliyor mu?

İki dönem rektörlük görevimin ilk döneminde atama ile ikinci döneminde ise seçimle göreve gelmiştim. Dolayısıyla ikisinin avantaj ve dezavantajlarını biliyorum. Rektör adaylarının öğretim elemanlarının oylarıyla tespit edildiği önceki sistem demokratik bir sistem olduğu için getirilmişti. Ancak zaman içinde kötü uygulamalar nedeniyle sistem gruplaşma, hizipleşme ve kırgınlıkları artıran bir  hale gelmişti. Bu sorunlar nedeniyle seçimden vazgeçilip atama usulüne geçilmiştir. Atama usulü ise, sorun ürettiği düşünülen seçim sistemini aratır duruma gelmiştir. Öğretim üyelerinin tercihlerinin olmaması onları değersiz hale getirmiş, atama ile gelen rektörler akademik kaliteyi artırmak yerine atanmalarına vesile olanların isteklerini yerine getirmeye, üniversitelerin iş bulma kurumuna dönüşmesine, il ve özellikle ilçelerin ekonomisine katkı amaçlı öğrenci sayısını artırmak için altyapısı, nitelikli ve uzman öğretim elemanları olmadan asgari şartlarla ilçelerde Meslek Yüksek Okulları ve Fakülteler açılması yoluna gidilmiş, olmazsa olmaz olan nitelikli akademisyenleri üniversiteye kazandırmak yerine seçim olmaması nedeniyle keyfi ve haksız uygulamalarla akademisyenlerin ayrılmasına veya motivasyonunun düşmesine neden olunmuştur. Ülkemizin en önemli serveti olan üniversitelerimiz seçim sisteminin olduğu dönemlerden daha fazla haksız uygulamalara, performans düşüklüğüne ve dolayısıyla kalitesizliğe sahne olmuştur. Unutulmamalıdır ki üniversiteleri gelişmemiş hiçbir ülke gelişmiş ülke konumuna gelememiştir. Gelişmenin lokomotifi üniversitelerdir. Üniversitelere ilin ve ülkenin öncelikli sorunlarına çözümler konusunda sorumluluklar verilmeli ve sonuçlar alınması yoluna gidilmelidir. Üniversitelerin en üst yöneticisi olan rektörler ise o kurumun karakterini belirler ve kuruma yukarıdan aşağıya sinerji yayar. Bu nedenle rektörlerin tamamen liyakat esasına göre belirlenmesi ve rektörlerin adalet ve liyakat esasına göre yönetim sergilemesi büyük önem taşımaktadır. Dolayısıyla rektör atamalarında öğretim elemanları, öğrenciler, mesleki kuruluşlar, sanayi ve ticaret sektör temsilcileri ve yerel yönetimler gibi paydaşların aktif ve şeffaf bir katılımının sağlanacağı ve her bir adayın katmadeğer yaratacak projelerinin ön plana çıkacağı ilin ve ülkenin menfaatlerini önceleyen ilkelerden oluşan bir sisteme geçilmesi gerekmektedir. Yoksa sorunları çözeceği yerde yeni sorunlara sebep olan bu sistemle rektörlerin belirlenmesine devam edilmesi ülkemizin zihin dünyası, teknolojisi ve üretim gücü bakımından büyük bir kayıplar ortaya çıkacaktır. 

DEVA Partisi herhangi bir ittifak içinde yer alır mı?

DEVA Partisi henüz iki ayını doldurmuş çok yeni bir partidir ve tek başına iktidar olma hedefi ile yola çıkmıştır. İttifak olup olmayacağının kararını ancak partinin yetkili kurulları verebilecektir. Ancak şunu ifade etmek isterim, partimiz ülkemizi açık veya gizli, doğrudan veya dolaylı ittifaklara mahkum eden ne tam bir Başkanlık sistemi ne de yarı başkanlık sitemi olmayan Türkiye’ye özgü Partili Cumhurbaşkanlığı sistemi yerine güçlendirilmiş parlamenter sisteme dönülmesini amaçlamaktadır. Koalisyonları kaldıracağı düşüncesiyle ve zorlama ile getirilen bu sistem koalisyonların yerine seçim öncesi parti ittifaklarını ve parti olmasa bile seçmen ittifaklarını zorunlu hale getirmiş, meclisi devre dışı bırakmış  ve çözüm bir yana sorun üretir hale gelmiştir. DEVA Partisi, dışlayıcı ve ötekileştirici bir söylemde bulunmamayı, hamaset ve kutup siyasetine bulaşmamayı, istişareyi esas almayı, demokratik yapılarla işbirliğine açık olmayı, ilke ve değerlerimizden vazgeçmemeyi, dürüst ve şeffaf hareket etmeyi  ve yalnızca ülkemizin refah ve mutluluğu için çalışmayı taahhüt eden bir parti olarak halkımızın önüne çıkmış en önemli alternatif bir partidir. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Akrep 6 ay önce

Yürü be kim tutar seni.... Ancak gidersin

Avatar
Asi 6 ay önce

Hoca mükemmel ifade etmiş. İnsAllah hayırlı olur. Memlekette tas üstüne tas koyanların sayısı artsın