banner114

Çin zulmünü anlatmak için  Anadolu seferine çıktılar

Türkiye'deki Doğu Türkistanlı toplama kampı mağdurları Çin yönetimine seslerini duyurmak ve ailelerine ulaşmak için verdikleri mücadele kapsamında il il gezerek yaşadıkları mağduriyeti anlatıyor. Ortahisar Belediyesi konferans salonunda gerçekleştirilen toplantıda Çin’in zulmünü anlatan Doğu Türkistanlılar gözyaşlarına hakim olamadı. Kamplarda 3 ya da 8 milyon Türk’ün olduğu söyleniyor.

2007’den beri Türkiye’de yaşadığını söyleyen Mirza Ahmet İlyasoğlu, 2011’den itibaren memleketine dönemediğini söyledi. "2011’den beri evime gitme şansım olmadı. Çünkü Türk vatandaşları geçtikten sonra vize verilmiyor. 2011’den beri annemin kokusunu alamadım. Kendi evime de dönemedim. 3 çocuk babasıyım.” dedi. Kudret Gulca, 2018’de Türkiye’ye geldiğini Türk vatandaşı olduğunu açıkladı. “Çin zulmünü anlatmak için kardeşlerimle beraber Anadolu’da seferine çıktık.” diye konuştu.

Cevlan Şirmehmet, 2011’de Türkiye’ye okumak için geldiğini İstanbul Ticaret Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu olduğunu anlattı. “Benim Türkiye’de okumam ailemin 2018’de toplama kamplarına alınmasına neden oldu. 2019 yılında bana bir haber ulaştı. Annem, babam ve kardeşlerimin topyekûn toplama kamplarına alındığını söylediler. Babam ve kardeşim 2 yıl kampta kalıp, çıkmış. Annem ise 2013’de Türkiye’ye gelip beni ziyaret ettiğinden dolayı hapse attılar. O gün bugündür aileme kavuşabilmek için mücadele ediyorum. Kime sorsak Birleşmiş Milletler dahil ailelerimizden haber alamadık. Biz de arkadaşlarımızla beraber organize olup il il gezerek derdimizi anlatıyoruz.” şeklinde açıklama yaptı.

Medine Nazımi,2009’da Türkiye’ye geldiğini Çin Özerk bölgesinde Çin edebiyatı okuduğunu, 3 çocuk annesi olduğunu,  İstanbul’da yaşadığını dile getirdi. Kardeşinin üniversite okuma amacıyla Türkiye’ye geldiğini İstanbul Üniversitesi İşletme bölümünden mezun olduğunu kaydetti. Doğu Türkistan’da hasta annesine bakmak için memleketine döndüğünü ancak bir daha Türkiye’ye dönemediğini açıkladı. Kardeşinin toplama kamplarına alındığını belirten Nazımi, kardeşinin Türkiye’de yaşadığı için bölücülükle suçlandığını söyledi. Nazımi, “Kız kardeşim Mevlüde başta olmak üzere karanlık toplama kamplarında 400-500 civarında Uygur Türkleri Türk vatandaşları tutsaktır. Türkiye Cumhuriyetinden kendi vatandaşlarını kamplardan kurtarmasını istiyoruz. Kardeşimin karanlık toplama kamplarında başına ne geldi bilmiyorum. Düşünmek de istemiyorum. Üzüntüden annem ise hayatını kaybetti.” açıklamalarına yer verdi.

4 çocuk babası olduğunu kaydeden Nur Muhammet Uygur, çocuklarının hayatta olup olmadığını bilmediğini söyledi. 2017’de babasının hapse atıldığını 6 ay sonra da vefat ettiğini ve bunu da 4 yılın ardından sonra duyduğunu aktardı.

  

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.