banner114

Çatlamalar iki yıldır arttı

KTÜ Jeofizik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hakan Karslı Trabzon Havalimanının pistindeki çatlakların 2 yıl önce yapılan son bakım çalışmalarının ardından sıklıkla oluştuğunu söyledi.

KTÜ Jeofizik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hakan Karslı Trabzon Havalimanının piste oluşan çatlaklar nedeniyle bakıma alınmasına dair düşüncelerini paylaştı. 2 yıl önce yapılan son bakım çalışmalarının ardından sıklıkla piste çatlaklar oluştuğunu söyleyen Prof. Dr. Karslı, “Pistteki çatlamalar pist altındaki zeminin yerel çöküntüleri veya milimetre mertebesinde kayma hareketleri ile ilişkili olabilir. Pistin altına çevreden gelen özellikle yoğun yağışlarda güneydeki mahallelerden eğim aşağıya oluşan sellenmelerin etkileri yüzey suları girişi ve bu suların yeterince drenajı sağlanamıyor olabilir” diyerek sorunun temelinin ne olduğunu maddelerle sıraladı.

SON ÇALIŞMALARDAN SONRA SIKLIKLA ÇATLAK OLUŞUYOR

Prof. Dr. Karslı, havalimanın Türkiye’nin en yoğun havalimanlarından bir olduğunu söyleyerek, daha önce yapılan onarım çalışmalarında yapılan hatalardan kaynaklanan sorunlar dolayısıyla bugünkü sıkıntının yaşandığını söyledi. Prof. Dr. Karslı, “Bugün basına yansıdığı ve gözlemleyebildiğimiz kadarıyla Trabzon havaalanı piste oluşan çatlaklar nedeniyle 1 günlüğüne uçuşa kapatılmış. Havaalanının yapımına 1950'li yılların ikinci yarısında başlanmış ve 1957 yılında hizmete açılmış olup, ülkemizin ulusal ve uluslararası en yoğun uçuşlarının olduğu bir havaalanıdır. İlk hizmete açıldığı yıllardan sonra 2000'li yılların başında hem terminal binası hem de pisti yenilenmiştir. Bu süre zarfında periyodik olarak özellikle pist bakımları yapıla gelmiştir. En son 2 yıl öncesinde pistte yeniden bakım ve onarım çalışmaları yapıldı. Bununla birlikte hatırlayabildiğim kadarıyla, 2000'li yılların başındaki yenileme çalışmaları sırasında pistin kuzey kısmına yani deniz tarafına yoğun tarım toprağı dolguları (çoğunlukla da kilce zengin) yapılmıştır. Bütün bunların ötesinde, 2 yıl öncesindeki pistte yapılan son bakım çalışmalarından sonra sıklıkla pist yüzeyinde çatlakların oluşuğuna dair haberler basına yansımaktadır ve bu nedenle de uçuşlarda aksamalar olmaktadır. Bu çatlaklar onarılarak tekrar hizmete açılıyor, ancak yeniden bu çatlamaların olması normal olmanın ötesinde değerlendirilmesi gereken bir konu haline gelmiştir” ifadelerini kullandı.

SORUN TESPİT EDİLMEDEN ÇÖZÜM ARANMAMALIDIR

Prof. Dr. Karslı yapılması gerekenin önce sorunun neden kaynaklandığını bulup ona göre bakım çalışması yapılması gerektiğini söyleyerek, “Ekteki resimlerden de görüldüğü üzere, mevcut pist jeomorfolojik olarak güney-kuzey eğimli olan alanın (Batıdan doğuya, Konaklar,  Pelitli ve Çimenli Mahallelerinin kuzey tarafları) denize yakın son düzlüğüdür. Mevcut pist uzunluğu 2640 metre ve genişliği 45 metre kadardır. Bilinmelidir ki, bir sorunun kaynağını tespit edilmeden çözümler yapılırsa, o sorunla yeniden karşılaşma olasılığı çok yüksektir. Dolayısıyla, çok özel malzeme, işçilik ve mukavemetle yapılan havaalanı pistlerindeki çatlamaların bu sıklıkta olmasının nedeni nedir diye sormadan edemiyoruz. Öncekiler de dahil olmak üzere, şu ana kadar bu şekilde oluşan çatlamaların şundan dolayı oluştuğuna dair tatmin edici resmi bir açıklamayı da duymadım, okumadım! Pistin inşasının tekniği açısından özel bir değerlendirme yapmayacağım, çünkü uzmanlık alanım değil. Ancak olası imalat hataları dışında, zeminle veya yer yapısı ilgili muhtemel nedenleri ve çözüm önerileri içeren görüşlerimi paylaşmak isterim.  Pistte çatlamaların gözlendiği kısım aslında, alana gelen uçakların ilk inişi gerçekleştiği bölüm değildir. Bu kısımlar uçakların daha çok taksi yaptığı bölümlere karşılık gelmektedir. Dolayısıyla pistin bu bölümü çok yoğun bir kuvvetle karşılaşmadığını düşünüyorum. Buna rağmen pistin bu bölümünün zayıf dirençte olması zemin yapısı ile ilişkili olası nedenleri akla getiriyor” dedi.

SORUNLAR NEDEN KAYNAKLANIYOR

Havalimanında oluşan sorunların temelinde nelerin olduğuna dair düşüncelerini maddeler halinde sıralayan Prof. Dr Karslı, “Pistteki çatlamalar pist altındaki zeminin yerel çöküntüleri ve milimetre mertebesinde kayma hareketleri ile ilişkili olabilir. Pistin altına çevreden gelen özellikle yoğun yağışlarda güneydeki mahallelerden eğim aşağıya oluşan sellenmelerin etkileri yüzey suları girişi ve bu suların yeterince drenajı sağlanamıyor olabilir. Kuzey bölüme yığılan toprak malzemenin su alarak şişmesi ve kuruyunca da büzülmesi nedeniyle piste doğru (yani geriye doğru) ilerleyen çatlamalar oluşabilir. Bununla birlikte, deniz suyu girişiminin olabileceği ve tuzluluğun artarak zeminde çözünme oluşturabileceği de göz ardı edilmemelidir. Pistin son yenilenme ve onarım sürecinde pist altı malzemenin yeterince stabil duruma getirilememiş olmasından dolayı bu kullanılan malzeme özelliği ile ilişkili olabileceği gibi, sıkılaştırma sorunu da olabilir. Kısa zamanda üstteki yüklere uçağın kalkış ve inişindeki geçişleri sırasında karşı dayanımsız hale gelmiş olabilir. Pistin hemen güneyinde ve piste paralel uzanan devlet karayolundaki (Bu yol bölünmüş şehirlerarası yoldur ve ağır tonajlı araç geçişleri yoğundur) yoğun araç geçişleri ile ilişkili oluşan titreşimlerden pistin altındaki zemin ve dolayısıyla pist (yüzeydeki kaplama) olumsuz etkileniyor olabilir. Öyle ki, pistin yola en yakın kısmı Karayolunun Pelitli-Çimenli Mahalleri arasındaki geçişidir” ifadelerini kullandı.

DOLGUYLA YAPILAN TÜM HAVALİMANLARINDA AYNI SORUNLAR OLABİLİR

Prof. Dr. Karslı, 4 meslek disiplininin havalimanı konusunda çalışma yapması gerektiğini söyleyerek, deniz dolgusuyla oluşturulan havalimanlarında aynı sorunların yaşanabileceğini söyleyerek, “5 madde de özetlemeye çalıştığım olası nedenlerin, yerinde ölçümlere dayalı olarak detaylı incelenmesi ve teyit edilmesi gerekir. Konu 4 meslek disiplinin Jeofizik, Jeoloji, Harita ve İnşaat Mühendislikler ortak çalışmasını gerektiren özel bir durumdur. Ancak pistin altındaki zeminin yapısının, ana kaya derinliği ve geometrisinin, zeminin sıkılığının-katılığının ve su içeriğinin 2 ve 3 Boyutlu detaylı görüntülenebilmesi için mutlaka Jeofizik Mühendisliği yöntemleri ile elektrik özdirenç, sismik, yer radarı, mikrotremör incelenmesi gereklidir. Uçuşların aksamaması için tüm pist olmasa da çatlama problemlerinin sıklıkla gözlendiği alanlarda bu çalışmaların ivedilikle yapılmasını öneriyorum. Paylaştığım düşüncelerim aslında Trabzon havaalanı nezdinde tüm havaalanı pistleri için değerlendirilebilir. Özellikle denizin doldurularak yapıldığı Ordu-Giresun ve yapılmakta olan Rize-Pazar havaalanlarımızın bu kapsamda sürekli izlenmesi gerekmektedir. Mutlaka çalışmalar yapılıyordur, ancak bu çalışmaların nitelikleri artırılmalı ve ehil insanlar tarafından yapılmalıdır. Bu tür yatırımlar, ülke ekonomilerine büyük maliyetler yüklediğini unutmamak gerekir. Ayrıca, uçuşların aksaması sosyo-ekonomik olarak birçok sektörü de olumsuz etkilediği aşikardır” dedi.

 

HABER:Fatoş BATMAN

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.