banner114

BU İŞİN ARKASINDA KİMLER VAR?

Araklı Taşönü Katı Atık Bertaraf ve Entegre Tesisi’nden yayılan kötü kokuya isyan eden çok sayıda vatandaş, tesis kurulurken kendilerine verilen “Hiçbir şekilde koku olmayacak.” sözünün tutulmamasını eleştirdi. Bölge halkıyla bir araya gelen CHP Trabzon Milletvekili Ahmet Kaya, “ÇED raporunda tesisin 250 metre yakınında yerleşim yeri olmaması şartını nasıl bertaraf ettiler? 1 Temmuz tarihli yürütmeyi durdurma kararı var. Bu işin arkasında kim var?” dedi.

VAHŞİ DEPOLAMA YARGIYA...

Taşönü Çevre Platformu hukuki temsilcisi Av. Adnan Bekir, “ÇED raporunun ön koşulu olan halkla toplantı yapılmadı. Hatta 2 kez ertelendi. 5 binin üzerinde imza topladık, sunduk, kabul edilmedi. Burada yapılan vahşi depolama ÇED raporuna aykırıdır. Bunun için de yeniden İdare Mahkemesinde bu işlerin durdurulması için dava açacağız. İnsan sağlığına zararlı işlerin durdurulması için her türlü işlemi yapacağız.” ifadelerini kullandı.

PANDEMİYİ UNUTTUK

Mahalle sakinlerinden Tülay Yakupçebioğlu, “Nefes alamıyoruz. Çocuklarımız ve kendi geleceğimizden korkuyoruz. Hastalık yayılacak. Artık koronayı unuttuk. Çok büyük tesis ama leş gibi koku yayıyor. Korkuyoruz. Devlet büyüklerimiz sesimizi duysun. Yoksa sağlığımızdan olacağız.” dedi. Derya Yakupçebioğlu da “Sebzemizi, meyvemizi alırken zehirleniyoruz. Çöp tesisinden kalkan pis böcekler sebzemize, meyvemize konuyor. Fındık toplarken maske takmak zorunda kaldık. Bizi mi öldürecekler?” dedi

Taşönü mahalle sakinleri çöp tesisinden yayılan kokudan rahatsızlığını böyle dile getirdi

Bizi öldürecek misiniz?

Araklı Taşönü Mahallesinde Katı Atık Bertaraf ve Entegre Tesisinin etrafında yaşayan vatandaşlar tesisin yakınında toplanarak tesisi protesto etti. “Bu çöpü burada istemiyoruz” diye slogan atan vatandaşlar yetkililere çöp tesisini istemediklerini açıkladı.

25 EV YOK SAYILDI

Taşönü Mahallesi sakinlerinden İbrahim Hakkı Çebi, “41 maddelik ÇED raporuna olumsuz görüş bildirdik. Bazı maddeler can alıcı. Burada tam 25 daire ÇED raporunda yok sayıldı. ÇED raporunda yok sayılan evler bir anda kamulaştırma programına alındı. Bizim arazilerimizden bize çıkın da deniyor. Burası taş ocağı işletmesinin hatalarından dolayı heyelan riski var. Camimizi, okulumuzu heyelan yuttu. Tesisin altında mağaralar var. Bu mağaralar turizme kazandırılabilirdi. Buraya gelinmeden merkezden heyelan bölgesi olduğu gerekçesiyle turizme uygun olmadığı raporları hazırlandı. Aynı bölgede 60 trilyonluk tesis yatıyor.” şeklinde konuştu.

PENCERE AÇAMIYORUZ, BAHÇEMİZE GİREMİYORUZ

Elmas Çebi, “Sabah kalkıyoruz koku, akşam yatıyoruz koku. Yemek bile yiyemiyoruz. Bahçemize giremiyoruz. Bir mahsulümüzü gönül rahatlığıyla alamıyoruz. Çok büyük sıkıntıdayız. Havaların sıcak olduğu bir dönemde pencere açamıyoruz. Mağdur durumumuz var. Güzel köyümüzü mahvettiler. Elimizden geldiği kadar çabalayacağız. Büyüklerimiz köyümüzü bitirdiler.” diye belirtti.

KORONANIN VARLIĞI UNUTULDU

Tülay Yakupçebioğlu, “Çöp tesisinden aşırı derece rahatsızız. Nefes alamıyoruz. Akşam balkona çıktığımda boğazımızı yakan yakıcı bir koku alıyorum. Gözlerimde yanma oluyor. Bu şikâyetleri hemen hemen herkes yaşıyor. Çocuklarımızın, kendi geleceğimizden korkuyoruz. Hastalık yayılacak.. Artık koronayı unuttuk. Çok büyük tesis ama leş gibi koku yayıyor. Korkuyoruz. Devlet büyüklerimiz sesimizi duysun. Yoksa sağlığımızdan olacak.” ifadelerine yer verdi.

CUMHURBAŞKANINA SESLENDİ

Fatma Yakupçebioğlu, “Sayın Cumhurbaşkanım bize çöpü mü reva gördünüz. Bizim yerimizde olun. Bir gün burada yaşayın. Biz ömür boyu yaşamaya razıyız. Kapı pencere açamıyoruz. Ben yazın geliyorum. Burada yaşayanlar nasıl olacak? Sabah Büyükşehir Belediyesinden bir otobüs temizlikçi kadın geldi. Tesiste temizlik yapıldı. Şuanda havaya kimyasal parfüm sıkıyorlar. O nedenle şuan koku yok. Siz o kokuya rastlasanız burada duramazsınız.” şeklinde açıkladı.

ZEHİRLENİYORUZ!..

Derya Yakupçebioğlu ise yaşadıklarını şu şekilde özetledi: “Bu köyde doğup büyüdüm. Evliyim çoluk çocuğum da burada. Köyümüze gelemez olduk. Sebzemizi, meyvemizi alırken zehirleniyoruz. Bahçeden topladıklarımızı neredeyse çamaşır suyuna koyup yiyeceğiz. Çöp tesisinden kalkan pis böcekler sebzemize, meyvemize konuyor. Bunlar bizi de ısırıyor. Fındık toplarken maske takmak zorunda kaldık. Bunların amacı ne? Bizi mi öldürecekler? Oy mu istiyorlar? Vermeyeceğim. Bu tesisi buradan kaldırsalar da artık vermeyeceğim.”

VAHŞİ DEPOLAMA YARGIYA TAŞINACAK

Taşönü Çevre Platformu hukuki temsilcisi Av. Adnan Bekir, “Çöp tesisinin doğaya, çevreye aykırı oluğu konusunda imzalar topladık. ÇED raporunun ön koşulu olan halkla toplantı yapılmadı. Hatta 2 kez ertelendi. 5 binin üzerinde imza topladık sunduk kabul edilmedi. Açtığımız davalar etten büften nedenlerle ertelendi. Trabzon Barosu Çevre Komisyonu şehir plancıları odasıyla işbirliği halinde. Burada tesis yapılması için imar değişikliğine gidildi. Uydudan evler silindi. Tesisin 250 metre yakınında ev olmaması gerekir. Şimdi biz şehir plancıları odasıyla bir dava açtık, Trabzon İdare Mahkemesi davayı reddetti. Dava istinafa gidip Samsun Bölge Mahkemesi Trabzon’da verilen kararı iptal etti. Üstelik yürütmeyi durdurma kararı verdi. Burada yapılan vahşi depolama ise yine ÇED raporuna aykırıdır. Bunun için de yeniden idare mahkemesinde bu işlerin durdurulması için dava açacağız. İnsan sağlığına zararlı işlerin durdurulması için her türlü işlemi yapacağız.” açıklamalarında bulundu.

Haber:Rabia MOLLAOĞLU

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.