banner114
banner146

Aşıkkutlu yol haritası çizdi

Trabzon Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ömer Aşıkkutlu, Karadeniz Teknik Üniversitesi Prof. Dr. Osman Turan Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen ‘25. İlahiyat ve İslami İlimler Fakülteleri Dekanlar Toplantısı’nda yeni öneriler gündeme getirdi.

Aşıkkutlu’nun açıklamaları şöyle:

Hayırlı olmasını niyaz ettiğimiz bu toplantı vesilesiyle bizleri buluşturan Yüce Rabbimize Hamd ü senâlar olsun. O’nun son elçisi Resûl-i Ekrem Efendimiz (s.a.s)’e, Ehl-i Beytine, Ashabına ve onların yoluna güzelce tabi olanlara salât ve selâm olsun.

Sayın Vali Vekilim, Değerli Milletvekillerim, Adâlet Komisyonu ve Mahkeme Başkanım, Rektörlerim, Dekanlarım, Din Öğretimi Genel Müdürüm, Kaymakamlarım, Belediye Başkanlarım, Müftülerim, saygıdeğer protokol erkanı, muhterem katılımcılar, davetliler ve kıymetli basın mensupları

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. TRÜ İlahiyat Fakültesi ev sahipliğinde bu yıl 25.sini düzenlediğimiz İlâhiyat, İslâmî İlimler ve eşdeğer Fakülteler Dekanlar Toplantısına hoş geldiniz. Teşriflerinizden dolayı hepinize ayrı ayrı teşekkür ederim.

Değerli Davetliler,

Bilindiği gibi günümüz doğu ve batı dünyasındaki Yüksek Öğretim sistemlerinin önemli, hatta vazgeçilmez bileşenlerinden biri de, yüksek din eğitimi ve öğretimi veren kurumlardır.  Osmanlı eğitim-öğretim sistemindeki medrese geleneğinden sonra, Cumhuriyet Döneminin başlarında bu kurumların ülkemizde açılan ilk örneği Dârulfünûn İlâhiyat Fakültesidir. Kısa süren bu ilk tecrübenin bir süre kesintiye uğramasının ardından 1949 yılında Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nin açılmasıyla birlikte Yüksek Din Eğitim-Öğretiminde günümüze kadar uzanan yeni bir dönem başlar. Daha çok siyasî ve ideolojik şartlara bağlı olarak inişli-çıkışlı, bazen de inkıtalı bir seyir takip eden bu süreç, halen fiili olarak tedrisata açık olan 90’a yakın ilahiyat ve eşdeğer fakültede devam etmektedir.

Kuruluş amaçları, işlevleri, programları ve gelecekleri üzerine baştan beri süregelen hararetli tartışma ve değerlendirmeler bir tarafa bırakılacak olursa, günümüzde adları farklı olsa da bu yüksek din eğitim-öğretimi kurumları, Cumhuriyet Türkiyesi’nin önemli bir kazanımı ve başarılı bir tecrübesi olarak Türk Yüksek Öğretim sistemi içerisinde mümtaz yerini almıştır. Bu vesile ile bu seçkin ve örnek ilim ve irfan müesseselerinin kurulmasında ve bu günlere gelmesinde emeği geçenlerden ahirete intikal edenleri rahmetle anarken, hayatta olanları minnet ve şükranla yadediyorum.

Dijital teknoloji çağını yaşadığımız günümüzde her yönden hızla değişen ülke ve dünya şartları karşısında İlahiyatların misyonu daha da önemli hale gelmekte, bu durum haklı olarak beklentileri de artırmaktadır. Esas itibariyle milletimiz nezdinde saygın ve etkin birer dinî yükseköğretim kurumu olan bu fakültelerden ülke ve millet adına, hatta ümmet adına önemli ve acil beklentiler söz konusudur. Bu bağlamda ana hatlarıyla kısaca ifade etmek gerekirse, geleneğin ilim ve hikmet birikimini göz ardı etmeden ve itibarsızlaştırmadan sağlam kaynaklara dayalı metodolojik tabanlı doğru ve güvenilir bilgiyi üretip uygun usul ve vasıtalarla insanlığa arz etmek suretiyle her türlü dinî, mezhebÎ ve ırkÎ taassup ve aşırılıktan uzak sahih din anlayışını egemen kılmak, böylece sürdürülebilir ve sağlıklı bir dinî hayat yaşama imkân ve önerisi sunmak, bu beklentilerin başında gelir. Bu beklenti, aynı zamanda din istismarı, sapkın akımlar, mezhep, meşrep ve ırk taassubu gibi dini ve milli güvenliği, hatta küresel barışı tehdit eden Fetö, Deaş, Kaide, PKK gibi her türlü yıkıcı, bölücü ve tekfirci akım ve terör örgütlerinden gelebilecek tehlikelere karşı koymanın en etkili ve kestirme yollarından biridir.

Ancak, bu yüksek beklenti yanında, aktif olmayanlarla birlikte sayıları 100’ü aşan ilahiyat ve eşdeğer fakültelerin bazı sorunlarının ortaya çıkması da kaçınılmazdır. Bir kısmı ülkenin genel ve temel eğitim-öğretim sisteminden kaynaklanan bu sorunların başında nitelik konusunun geldiğini ifade etmek gerekir. Bu çerçevede son 10 yılda sayıları hızla artan ilahiyat fakültelerinde gerek akademik ve gerekse meslekî performans açısından nicel artışın nitel başarıyı nasıl etkilediği üzerinde önemle ve dikkatle durulması gerekir. Bu bağlamda sayısal doygunluğa ve bölgesel yaygınlığa ulaştığını düşündüğümüz ilahiyatlarda artık niteliğe yoğunlaşma zamanı gelmiştir. Hal böyle iken, 4-5 yıllık uzun, zorlu ve yorucu bir süreci gerektiren örgün ilahiyat eğitimine alternatif oluşturma kabilinden açık öğretim İlahiyat, hatta sınavsız geçişli İlahiyat açma talep ve teşebbüsleri, sadece bilimsel ve meslekî yeterlilikler açısından ilahiyat eğitiminin doğasına aykırı olmak yönüyle değil, aynı zamanda adâlet, fırsat eşitliği bakımından değerlendirilmeli; ayrıca din eğitimi-öğretimi, hatta sosyal hayatın geleceği üzerindeki olumsuz ve telafisi zor, belki de imkansız etkileri dikkate alınmalı ve nihayet bu yolla her kademedeki örgün din eğitimi ve öğretim aşamalarını by-pass ederek adeta uzaktan öğretimle kısa yoldan diploma edinme niyet ve girişimleri göz ardı edilmemelidir.

Muhterem Hâzirûn

Günümüzde ilahiyatların önemli bir sorunu da Sayı Yök Başkanımızın Yeni YÖK stratejisinde üzerinde önemle durduğu misyon odaklı eğitim-öğretim ve uluslararasılaşma konusudur. Bu çerçevede aynı işi yapan ilahiyat fakülteleri yerine bulunduğu coğrafyanın özelliklerine, beklentilerine ve ihtiyaçlarına göre, ya da konumu, eğitim-öğretim geçmişi ve fizik ve akademik altyapısına göre gruplandırılacak ilahiyatların misyon odaklı çalışmaları istenen verimliliği artıracaktır. Öte yandan ülkemiz ilahiyat akademyasında yetişen birçok akademisyenin ve onların ürettikleri bilimsel çalışmalar ve yayınların sayı ve kalite açısından diğer ülkelerde üretilenlerden geri kalır tarafı yokken, hatta birçoklarına göre çok daha başarılı iken, bu emek ürünü çalışmaların Doğusuyla Batısıyla uluslurarası ilim camiasında maalesef hak ettiği yeri alamamakta ve gereken ilgiyi görememektedir. İlim uğruna gösterilen gayretin bir bakıma heba olması anlamına gelen bu durumun kanaatimizce en önemli sebebi, söz konusu çalışmaları doğuya ve batıya ulaştıracak, tanıtıp anlatacak düzeyde bir yabancı dile yeterliliğine sahip olamamaktır. Dolayısıyla yabancı dil sorunu ilahiyatların uluslararasılaşması önünde aşılması gereken önemli bir engel olarak durmaktadır. 

İlahiyatların sıcak gündemine alınması gereken konulardan biri de, akreditasyon çalışmalarıdır. Bu süreçte ilahiyatların fiziksel ve bilimsel alt yapılarının güçlendirilmesi acil bir ihtiyaçtır. Bu bağlamda ilahiyat dergilerinin ulusal ve uluslararası bilimsel yayın kriterleri bakımından kalite standartlarının belirlenerek bu sürecle uyumlu hale getirilmesi, akademik atama ve yükseltme kriterlerinin bu sürece katkı verecek şekilde makul, akademik ve objektif ölçülere bağlanarak standartlarının belirlenmesi önem arz etmektedir.

Değerli Konuklar

İki gün boyunca oturumlar halinde müzakere edilecek bu benzeri konularda ilgili katılımcıların görüşlerinin ortak aklın oluşmasına yardımcı olacağı ümit ve temennisiyle sözlerimi bitirirken, bu toplantının gerçekleşmesinde büyük katkısı bulunan başta Valimiz Sn. İsmail Ustaoğlu şahsında Trabzon Valiliğine, Trabzon BB Başkanımız Sn. Murat Zorluoğlu şahsında Büyükşehir Belediyesine, Ortahisar Belediye Başkanımız Sn. Ahmet Metin Genç şahsında Ortahisar Belediyesine, Akçaabat Belediye Başkanımız Sn. Osman Nuri Ekim’e, Çaykara Belediye Başkanımız Sn Hanifi Tok’a, İl Müftümüz Sn. Osman Aydın şahsında Trabzon İl Müftülüğüne, Sn. Bakanımız Faruk Özak Bey’e huzurlarınızda şükranlarımı sunuyorum. Ayrıca bu organizasyonun gerçekleşmesinde haftalarca yoğun bir gayret sarfeden TRÜ İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Ali Fidan’a ve onun şahsında organizasyon heyetindeki arkadaşlarıma, kısaca katkıda bulunan herkese çok teşekkür ediyorum.

Ve nihayet bu organizasyon süresince elde olmadan yaşanabilecek aksaklıklardan dolayı şimdiden hoş görünüzü istirham ederek huzurlarınızdan ayrılırken, uzaktan ve yakından bu etkinliğimize teşrif eden siz değerli davetli ve katılımcılara tekrar teşekkür ediyor, hepinizi hürmet ve muhabbetle selamlıyorum.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.