banner114
banner146

Artan maliyetler sonucu düğün masraflarına kısıtlama

Hakkari'nin Çukurca İlçesi'nde 25 kanaat önderinin imzasıyla yayımlanan 24 maddelik düğün deklarasyonunda takılar ile hediyelerde kısıtlama yoluna gidilmesi planlanıyor

Independent Türkçe'den Zeki Dara'nın haberine göre; Hakkari'de aşiretler artan maliyetler nedeniyle düğün ve taziyelerde tasarruf tedbirlerini açıklıyorlar. Kentte binlerce mensubu bulunan farklı aşiretler peş peşe aldıkları kararlar ile takı ve başlık parasına limit getirerek, 3 günü bulan düğünlerde zamandan da tasarruf etmeyi planlıyorlar.

Son iki yıldır Hakkari ve ilçelerinde aşiretlerin düğün maliyetlerini düşürmek için aldığı kararlar yayılıyor. Daha önce Şemdinli'deki Herki, Yüksekova'daki Oremar ve Hakkari'deki Pinyanişi ile Jirki aşiret liderleri düğün ve taziyeler ile ilgili önemli kararlar aldılar. Son olarak Çukurca ilçesinde yaşayan kanaat önderleri de 2022 yılı düğün sezonunda hayata geçirilmek üzere bir dizi karar aldı. 25 kanaat önderinin imzasıyla yayımlanan 24 maddelik düğün deklarasyonunda gelin ve damadın ailelerine büyük maddi külfete yol açan takılar ile hediyelerde kısıtlama yoluna gidilmesi planlanıyor. Düğünlerin bir gün, taziyelerin ise 2 güne indirilip artan maliyetleri minimize edilmesi hedeflenen kararlar büyük çoğunlukla destek bulurken, kararlara karşı çıkanlar da var.

Karar alıcılardan biri olan eski Çukurca Belediye Başkanı Mehmet Kanar, aileler için büyük külfet olan düğün masraflarını düşürmek için ilçedeki 22 aile büyüğünün ortak karar alma yoluna gittiğini söyledi.

"ARTAN MALİYETLER TEDBİR ALMAYI ZORUNLU KILIYOR"

Çukurca'nın ileri gelenlerinin aldığı kararların tavsiye niteliği taşıdığına dikkat çeken Kanar, "Ülkenin içinde bulunduğu pahalılığı görüyorsunuz. Altın fiyatlarının fırlaması, yemek maliyetlerinin büyük külfet oluşturması, ailelere büyük yük yüklüyor. Çünkü her düğünümüze en az 500 kişi iştirak eder. Yükselen maliyetler nedeniyle bazı gençlerimiz evlenemez oldu. Çoğu aile ya arsasını satıyor yada kredi çekiyor. Çünkü bir düğünün maliyeti en az 250 bin - 300 bin TL civarındadır. Bizde ileri gelenler olarak bir teklif sunduk. Bu teklifi uygulamayanların düğünlerine gitmeme kararı alındı. Bu bir zorlama değil. Biz gençlerimizin en iyi şekilde dünya evine girmelerini istiyoruz. Bu kararları aldıktan sonra önemli pek bir tepki almadık. Herkes de kararlardan memnun" diye konuştu.

Asıl sorunun adetlerin kaldırılıp kaldırılmaması sorunu olmadığını dile getiren 85 yaşındaki Sadullah Besi, maddiyat kaygısının bu kararların alınmasında birinci derece rol aldığını dile getirdi.

Eskiden Hakkari haftada 1-2 düğün varken; şimdilerde 15-20 civarında düğün olduğunu vurgulayan Besi, "Bazen günde 6-7 düğün oluyor. Herkes birbirinin tanıdığı ve düğünlerde insanlar davet edilir. Bir haftada 10 düğüne davet edildiği oluyor. Buda ekonomik olarak insanları zorluyor. Taziyelerde 3 gündü eskiden 3 öğün yemek veriliyordu. Şimdi 2 güne indirilmiş ve günde 1 öğün yemek ikramı yapılıyor. Taziyelerin çok kalabalık olması ve artan maliyetler tedbir almayı zorunlu kılıyor" dedi.

Hakkari Gazeteciler Cemiyeti Başkanı, gazeteci, yazar Hakan Taş ise Hakkari'de iki çeşit düğün geleneği olduğunu belirtti ve sözlerine şunları ekledi:

Bunlardan biri varlıklı ailelerin gövde gösterisine dönüşen, diğeri ise bankalara borçlanarak gelin ve damadın ömür boyu borç altında bırakıldığı düğünlerdir.

Bazı aşiret liderlerinin düğün ve taziyeler ile ilgili aldığı kararların toplum tarafından da benimsendiğini belirten Taş, "Düğün geleneğimiz yerel kıyafet, halay ve şarkılarıyla farklı ve özel bir kültür çeşididir. Fakat cuma gününden başlayarak 3 gün sürdürmek, bu güzelliğe ne yazık ki gölge düşürmektedir. Altına getirilen limit alkışı hak eden bir karardır" dedi.

Fakat Taş'a göre, kuaför ve gelinlik yasağı kabul edilebilir bir durum değil.

Hakan Taş, sözlerini şöyle sürdürdü:

Kuaför, sadece evlendiğimiz değil yaşantımız da sık uğradığımız gereksinim duyduğumuz bir yer. Gelinlik ise her genç kızın hayalidir.

"BİRÇOK AİLE YEMEK ŞİRKETLERİNE OLAN BORÇLARI NEDENİYLE İCRALIK DURUMA DÜŞÜYOR"

"Eskiden Hakkari'de taziyeler uzun süre devam ederdi. Çamaşır yıkanmaz, asılmaz, televizyon açılmaz, sakal kesilmez, müzik ve eğlenceli ortamlara girilmezdi" diyen Taş, "Gümümüzde 3 gün taziye evinde oturulur. Ve 3 gün boyunca yüzlerce kişiye kadın ve erkeklere yemek ikramı yapılır. Taziye sonrası biriken yemek parası için yakın dost ve akrabalar maddi destek sunarlar. Bu toplanan yardım parası hesabın tümünü karşılayamadığı için geri kalan borç ölü sahibine yüklenir. Maddi imkanı olmayan aile bir tarafta kaybettiği yakınının yassını tutarken, yemek şirketine olan borcunu ödeyemez duruma düşmektedir. Birçok aile ise yemek şirketlerine olan borçları nedeniyle icralık duruma düşmektedir. Bu durum insanlar arasında büyük bir rahatsızlık yarattı. Bazı aile büyükleri aldıkları kararla taziyeleri iki güne indirdiler" şeklinde konuştu.

Farklı kesimlerden kanaat önderlerinin peş peşe aldığı düğün ve taziye kararları ile ilgili görüşüne başvurduğumuz isminin açıklanmasını istemeyen bir damat adayı ise, maddi imkansızlıklar nedeniyle yıllardır evlenemediğini ve alınan kararlar sayesinde az takı alarak işin içinden çıkabileceğini düşünüyor.

"KARARLARIN KADINLARA DANIŞILMADAN ALINMASI BÜYÜK BİR ADALETSİZLİK"

Ayrıca, düğünlerin bir gün, taziyelerin ise 2 güne indirilip artan maliyetleri minimize edilmesi hedeflenen kararları doğru bulmayanlar da var.

Kararların kadınlara danışılmadan alındığını belirten Jinda T. isimli kadın, kültürel değerleri dayatma ya da kısıtlamanın hiçbir şekilde kabul edilemeyeceğini ifade etti.

Jinda T., "Erkekler tarafından alınan kararların kadınlara danışılmadan, özelikle de gelin adaylarına sorulmaması büyük bir adaletsizlik. Bu kararları hiçbir şekilde Hakkari kültürü ile bağdaştırılamaz" diye konuştu.

Jinda T., alınan kararlara ilişkin sitemini şu sözlerle dile getirdi:

Tüm maddelere bakıldığı zaman sadece ataerkil bir düşünce sistemini görmekteyiz. Kaç gelin adayının onayı tüm maddelere bakılarak alındı. Toplumda daha elzem sorunlar varken bunlara yoğunlaşmak çok da doğru gelmiyor bana.

25 kanaat önderinin imzasıyla yayımlanan 24 maddelik düğün deklarasyonunda alınan kararlar şu şekilde:

  • Kız istendikten sonra verilen davetiye damat tarafından gelinin babası, kardeşleri ve Sağdıç'a verilecektir.

  • Gelin görme için gelin evine giderken damat babası yarım altın annesi ise bir yüzük takdim edilecektir.

  • Nişan için geline alınacak takılar, beş adet altın, bir çift küpe, iki adet yüzük alınacaktır.

  • Damat tarafından gelin evine herhangi bir hediye alınmayacak.

  • Damat tarafı gelin tarafına süt parası adı altında herhangi bir zarf ikram edilmeyecektir.

  • Gelinin isteğine göre altın alınmayacaktır.

  • Kına gecesi damat tarafı akşam yemeği ve damadın yanında kalan kişilere sahur yemeyi verilmeyecek.

  • Gelin dışardan getirildiği zaman gelini getiren davetlilere damat tarafı alanda değil kendi evinde yemek ikramında bulunulacaktır. Gelin arabası sağdı tarafından tutulacaktır.

  • Sağdıç tarafından verilen sabah kahvaltına sadece damat ve sağdıç aileleri katılacaktır diğer düğün davetlileri ve damat ailesinden gelen bayanlar kutlamaya gelmeyecekler ancak kutlamalar alanda olacaktır.

  • Düğünden önce gelin ailesinin Çeyiz görme adı altında çağrılan bayanlar geline yapılan yardımlaşma devam edilecektir.

  • Gelin babası kızına maddi destek anlamında beyaz eşya yerine geline hal vakti yerinde ise bir bilezik alabilir.

  • Dışardan gelen düğün davetlilerine kına gecesi düğün sahibi alanda değil kendi evinde yemek ikramında bulunacaktır.

  • Kına gecesi düğün yatsı namazı okunduğunda bitirilecektir. Düğünün ikinci günü ise gece saat 10.00'da sonlandanlar Bayanlar Pazartesi günü Gelinin evine gidip hediye vermeyecek, damat evi bu gün için herhangi bir hazırlık yapmayacaktır.

  • Alınan karar sülale büyükleri tarafında kendi ailelerine tebliğ edilecek.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.