banner114

5 kuralla hayatını koru

“Birinci dalgayı şu anda atlatmış olabilirdik ama rehavet yüzünden bir miktar uzama oldu. Tedbirlere  devam etsek, duyarlı olsak birinci dalgayı bitirmek üzereydik. Yine birinci dalganın bitişinde süreç değişmedi ama bir gecikme bir duraksama oldu. Tam güvenli noktaya ulaşmamız zaman alacak. Bir hafta 10 gün kadar bir süre kaybetmiş gözüküyoruz.”

“Çin’de, Güney Kore’de, Japonya’da vakalar bitti ama arada tek tuk çıktığını görüyoruz. Herhangi bir yerde bulaş zinciri oluşabiliyor. Bunlar rastlantısal bulgular. Ya dışarıdan gelen ya da orada tekrar alevlenen atak şeklinde gelişiyor. Hemen müdahale edilerek ilerlemesi yaygınlaşması engelleniyor. Biz bu virüsü nasıl kontrol edebileceğimiz öğrendik.”

“Maske, mesafe ve hijyen bundan sonraki yaşamımızda daha uzun bir süre hep bizimle olacak. Bunları geçici birer tedbir gibi görmeyip; alışkanlık haline getirmeli, yaşam biçimine dönüştürmeliyiz. Dünya değişti. 31 Aralık 2019’da yatıp, 1 Ocak 2020 çok farklı bir dünyaya uyandık. Virüse fırsat tanımadan, dikkatli ve kontrollü bir hayat sürdüreceğiz.”

Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Tevfik Özlü, Kovid-19’da ikinci dalganın yaşanmaması ve geriye evrimle olmaması için 5 kural açıkladı. Bu kurallar zorunlu olmadıkça evden çıkma,  çıkman gerekirse sosyal mesafeyi koru, kalabalık yerlerde maske tak, hijyenden ödün verme ve kapalı ortamlara girme…

Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Tevfik Özlü, Kovid-19 vaka sayısındaki azalmanın beklediği şekilde gitmediğini ve duraksama yaşandığını söyledi. Kovid-19’la mücadele sürecinde geriye evrimle ve  ikinci dalganın yaşanmaması için 5 kural açıklayan Özlü, bu kurallara uyulmasını istedi.  Vatandaşlardan Kovid-19 tedbirlerini esnetmemesini isteyen Prof. Dr. Tevfik Özlü, maske, mesafe ve hijyenin tedbir olarak görülmeyip alışkanlık haline getirilmesi gerektiğini söyledi. Prof. Dr. Tevfik Özlü, “Birinci dalgayı şu anda atlatmış olabilirdik ama rehavet yüzünden bir miktar uzama oldu. Tedbirlere  devam etsek, duyarlı olsak birinci dalgayı bitirmek üzereydik. Yine birinci dalganın bitişinde süreç değişmedi ama bir gecikme bir duraksama oldu. Tam güvenli noktaya ulaşmamız zaman alacak. Bir hafta 10 gün kadar bir süre kaybetmiş gözüküyoruz. Virüs bir yere gitmedi, gitmeyecek. Bunu anladık. Bununla yaşamak zorundayız. Bir yerden hayata geri dönmek zorundaydık ve başladık. Bence bu gevşemeler ya da sosyal hayata geri dönüş salgının genel trendini geri dönüştürecek bir etki oluşturmadı. Bu da umut verici.  Hep beraber tedbirli olursak olumlu sonuç almaya devam ederiz. Kontrolü sosyal hayat dediğimiz süreç başladı.  Mesafeyi korumalıyız. Semt pazarlarına, marketlere mecbur kalmadıkça girmeyin. Bunalıp dışarı çıkmak istediğinizde sosyal mesafeyi koruyabileceğiniz yerleri tercih edin. Bunu yapabilirseniz daha güvende olursunuz.” ifadelerini kullandı.

“TAMAMEN SIFIRLANMASI DÜŞÜK BİR İHTİMAL”

Vaka sayısının tamamen sıfırlanmasının düşük bir ihtimal olduğunu dile getiren Özlü, “Çin’de, Güney Kore’de, Japonya’da vakalar bitti ama arada tek tuk çıktığını görüyoruz. Herhangi bir yerde bulaş zinciri oluşabiliyor. Bunlar rastlantısal bulgular. Ya dışarıdan gelen ya da orada tekrar alevlenen atak şeklinde gelişiyor. Hemen müdahale edilerek ilerlemesi yaygınlaşması engelleniyor. Biz bu virüsü nasıl kontrol edebileceğimiz öğrendik. Neler yapmamız gerektiğini öğrendik. İkinci bir atak söz konusu olsa bile bunu çok daha kolay yönetebiliriz. Arada tek tuk vakaların çıkacağını düşünüyorum. Vaka sayısının iki haneli rakamlara inmesi, pozitiflik sayısının düşmesi bu konuda yeterli noktaya geldiğimizi gösterecek parametrelerdir.” şeklinde konuştu.

“GERİYE EVRİLME OLUR MU?”

1 Haziran itibariyle hayatımızda yaşanacak değişikliklere ilişkin açıklama yapan Prof. Dr. Özlü, “Artık normal hayatımızı geri almaya çalışacağız. Değişmeyecek olanları bilmemiz bence önemli.  Yeni dönemde ne değişirse değişsin, hangi kısıtlamalar kalkarsa kalsın hepimizin için vazgeçilmez olan şeyleri sıralayalım. Bunlara dikkat edersek bence sorun olmayacaktır. Bunlara dikkat edersek ikinci dalga olmayacaktır, geriye evrimle olmayacaktır. 3 kural diye söyleniyor, sosyal mesafe, maske ve hijyen diye ama ben bunu beşe çıkarıyorum. 5’le beraber çok daha önemli oluyor.” açıklamasında bulundu.

UYGULANMASI İSTENEN 5 KURAL

5 kuralın detaylarını paylaşan Prof. Dr. Özlü, “Birincisi; zorunlu olmadıkça evden çıkmamak lazım. Çıkmamız gerekiyorsa çıkın ama kalabalık caddelere, manavlara, alışveriş merkezlerine, pazarlara kapalı alanlara gitmeyin. Kırlara, tenhalara gidin. Evde otur dışarı çıkma, çıkarsan da kalabalığa karışma. Birinci kuralımız bu. İkinci kural eğer dışarı çıkarsan, topluma kalabalık ortama, sokağa veya caddeye girersen her koşulda sosyal mesafeni koru. Bu vazgeçilmez kuraldır. Bundan asla ödün verme. Maske taksan bile sosyal mesafeyi koru. Üçüncüsü kalabalık yerlerde mutlaka usulüne göre maskeyi tak. Ağzı, burnu, çeneyi kapatacak ve yüze oturacak şekilde maskeyi tak. Dördüncüsü hijyen. El hijyeni çok önemli. Herkesin dokunduğu yerlere dokunmamaya çalış. Elini ağzına burnuna yüzüne temas ettirme. Elini suyla, kolonyayla sabunla yıka. Dezenfekte et. Yüzey temizliği de buna dahil edilebilir. Son olarak, beşinci olarak söyleyeceğimiz iyi havalandırılmayan kalabalık mekanlar güvenli değil. Mümkün olduğu kadar bu alanlara girmemeye çalış. Açık havayı ya da iyi havalandırmanın olduğu yerleri tercih et. Oralardan ihtiyacını karşıla. Bunları yaparsak sorun olmayacaktır.”  tavsiyelerinde bulundu.

“KLİMA KULANIMI BU DÖNEM ÇOK MAHSURLU”

Klima hastalık bulaştırmaz insana ama başkalarıyla birlikte kapalı ortamda bulunuyorsanız bu iş yeri olabilir, ofis olabilir, o zaman klima kullanımına dikkat etmek gerekiyor. Çünkü serinlemek için klimalar içerdeki havayı yeniden dışarı verirler. İç havayı soğutarak tekrar dolaşıma veren klimaların kullanılması bu dönemde çok mahsurlu. Hastalığın bulaşması riski atar. Kapalı havalandırmayı tercih etmemek lazım. Kapıları pencereleri açarak doğal hava sirkülasyonu sağlamak lazım.

“VİRÜSE FIRSAT TANIMAMAK LAZIM”

Virüsün dikkatsizliği affetmediğine dikkati çeken Prof. Dr. Özlü, “Maske, mesafe ve hijyen bundan sonraki yaşamımızda daha uzun bir süre hep bizimle olacak. Bunları geçici birer tedbir gibi görmeyip; alışkanlık haline getirmeli, yaşam biçimine dönüştürmeliyiz. Dünya değişti. 31 Aralık 2019’da yatıp, 1 Ocak 2020 çok farklı bir dünyaya uyandık. Virüse fırsat tanımadan, dikkatli ve kontrollü bir hayat sürdüreceğiz. Bir taziyede 128; bir bayram ziyaretinde 18 kişiye virüs bulaşıyor. Virüs tedbirsizliği, dikkatsizliği affetmiyor. Bir kişinin hatasıyla onlarca kişi hastalanıyor, yüzlerce kişi karantinaya alınıyor.” açıklamalarında bulundu.

“VİRÜS YOKMUŞ GİBİ YAPAMAYIZ”

Virüsle yaşamayı öğrenmemiz gerektiğine işaret eden Prof. Dr. Özlü, “Tedbirsizliğimizin bedelini halen evlerinde kalmaya devam edecek olan 65 yaş üstü ve 18 yaş altı yurttaşlarımız daha fazla çekmesin. Virüs bizi terk etmedi, bir yerlere gitmedi. Ancak biz virüse karşı daha güçlü bir konuma geldik. Onu tanıyoruz, onunla nasıl başa çıkabileceğimizi biliyoruz. Virüs yokmuş gibi yapamayız. Virüse rağmen, virüsle birlikte yaşamayı sürdüreceğiz. Virüse fırsat tanımadan, dikkatli ve kontrollü bir hayat sürdüreceğiz.” diyerek açıklamalarına son verdi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.