banner114

22 TEMMUZ 2021 NABIZLAR

İŞ İNSANI ALİ KAYA’NIN BİR HASTANEDE KARŞI KARŞIYA KALDIĞI KÖTÜ MUAMELE TARTIŞILIYOR

Trabzonlu iş insanı Ali Kaya’nın hastanede doktor tarafından uğradığı muamele yoğun tepki aldı. günebakış’ın gündeme taşıdığı habere çok sayıda yorum geldi. Yorumlarda insanlar hastanelerde karşılaştıkları tavırlardan müzdarip olduğunu anlatıyor. Sağlık teşkilatına olan saygıdan ötürü de sessiz kaldıklarını dile getiriyorlar. Yani bir anlamda iş insanı Ali Kaya onların tercümanı olmuş. Biz bir kısmı açık bir biçimde yazılan bu yorumları yeniden aktarmayı uygun bulmuyoruz. Konuyla ilgili iş insanı Ali Kaya’nın hassasiyeti devam ediyor. Kaya, konuyu mahkemeye taşıyacağı hususunda kararını değiştirmedi. Uğradığı muameleye başkalarının da uğramasını istemiyor. Kaya özellikle şu ayrıntının altını çiziyor: “Sağlıkçılarımız bizim baş tacımız. Onlara yönelik her türlü yanlış hareketin karşısındayız. Ancak aralarından bazıları teşkilata zarar veriyor. Bunun da bilinmesini istiyoruz.” dedi. Kaya, bayramdan sonra hukuka gideceği konusunu tekrarladı.

AKÇAABAT ŞOFÖRLER ODASI BAŞKANINI TANIMAYAN AKÇAABATLI MİLLETVEKİLİ VE DÖNÜŞÜM

Akçaabat’taki dolmuş dönüşümü her yönüyle kriz üretiyor. Geçtiğimiz günlerde dönüşüme öncülük yapan Mersin Minibüsçüler Kooperatifi Başkanı Abdullah Selim Ankara’da milletvekillerini ziyaret etmiş. Milletvekili Adnan Günnar’da Abdullah Sevim’i Akçaabat Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı diye tanıtmış. Akçaabat Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Ali Şentürk, sosyal medyadaki bu paylaşıma tepki gösterdi.

Biz Adnan Günnar’ın kasıtlı olarak böyle bir tanıtıma girdiğini düşünmüyoruz. Ancak bu tablo Günnar’ın Akçaabat’taki STK’lardan ne kadar uzak olduğunu da gösteriyor.  Hele hele bize göre Akçaabat’ın bugün en önemli sorunlarından biri dolmuş dönüşümü ile ilgili yaşana kriz. 430 civarında minibüs şoförü dönüşüme karşı. Bir aileyi dört kişi sayarsanız 15 bin kişiyi doğrudan ilgilendiren bir mesele. Ankara’da Adanan Günnar’ı ve Muhabbet Balta’yı ziyaret eden Abdullah Sevim, ebetteki sorunu kendi cephesinden anlatmıştır. Bütün bunlara rağmen Adnan Bey Akçabat’ta bir toplantı düzenlese ve dönüşüme karşı çıkan 430 minibüs şoförünü dinlese. Çok daha doğru yağmış olmaz mı? Ya da birinci sıra Milletvekili Muhammet Balta sorumluluk yüklense ve “Nedir bu tartışma?” dese. Minibüs şoförleri Büyükşehir Belediye Başkanı’na hakaret ediyor. Murat Zorluoğlu’nun ekmekleri ile oynadığını düşünüyorlar. Balta, şoförleri çağırıp dinlese. Doğru ve haklı olandan yana tavır belirlese. Daha güzel olmaz mı? Daha çok saygı görmezler mi? Bütün sorunlara sırtınız döneceksiniz. STK temsilcileri Anakara gelip sizinle görüşürlerse görüşecekseniz, sonra da anketlerden çıkmayı bekleyeceksiniz. Dileriz Akçaabat’taki dönüşüm krizi daha fazla büyümeden bir sonuca bağlanır.

AFAD TRABZON VE ÇEVRESİNDE KUVVETLİ YAĞIŞ BEKLENTİSİNE KARŞI UYARI YAPTI

AFAD Trabzon Şubesi, son zamanlarda dünya genelinde aşırı yağışlardan dolayı meydana gelen sel ve heyelan felaketlerine karşılık bugün Trabzon’un doğusunda beklenen kuvvetli yağışa karşılık vatandaşları tedbirli olması noktasında sosyal medya paylaşımı yaparak uyardı.

AFAD’dan yapılan açıklamada “Meteorolojiden alınan bilgilere göre bugün ilk saatlerden itibaren Trabzon’un doğusunda kuvvetli, Rize ve Artvin çevrelerinde çok kuvvetli ve yer yer şiddetli yağış bekleniyor. Sel, su baskını ve heyelan gibi olumsuzluklara karşı tedbirli olun.” İfadelerine yer verildi.

“TÜRKİYE AVRUPA'NIN GÖÇMEN DEPOSU DEĞİLDİR”

KTÜ Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. İsmail Köse, Türkiye’ye akın eden göçlere karşılık “Türkiye Avrupa'nın göçmen deposu değildir” açıklamasında bulundu. Mültecilerin AB ülkeleri arasında bölüşülmesi gerektiğini savunan Köse, şu ifadelere yer verdi: “Az gelişmiş Doğu'dan Batı'ya göç 21. yüzyılın belki de en derin, yönetilmesi güç krizi. Krizi Türk halkının tek başına göğüslemesi olanaksızdır. Türkiye Avrupa'nın göçmen deposu değildir, olmamalıdır. Geri Kabul Anlaşması iptal edilip adil kotalarla kadın, çocuk gibi yardıma ihtiyaç duyan göçmenler Balkanlar dahil AB bölgesi ülkeleri arasında bölüşülmelidir. Bu durumda Türkiye'nin payına 300 bin civarı bir göçmen düşer ki bunu yönetmek mümkündür.”

ÇAYKUR PAKİSTAN PAZARI KONUSUNDA KARARLI

ÇAYKUR yıllık 200 bin tona yakın çay ithal eden Pakistan pazarına girmek için başlattığı çalışmalara devam ediyor. Büyükelçilik ve konsolosluk düzeyinde resmi temaslarını sürdüren ÇAYKUR bu kapsamda Pakistan İstanbul Başkonsolosu Bilal Khan Pasha’yı Rize’de ağırladı. ÇAYKUR’u ziyaret eden Başkonsolos Bilal Khan Pasha ile süreçle ilgili görüşmeler yapıldı. ÇAYKUR Çay Satış mağazasını gezen Başkonsolos bu tür bir mağazanın Pakistan’da olmadığını söyledi.

Ziyaret ile ilgili konuşan Çaykur Genel Müdürü Yusuf Ziya Alim: “Köklü geçmişe sahip 'kardeş ülke' dediğimiz Pakistan ile çay satışı konusunda yaptığımız görüşmeler devam ediyor. Pakistan ile ilgili yaptığımız araştırmalarda 200 bin ton çay ithal ediyorlar. Yapılan yazışmalarda Türk çayının sağlıklı yapısını ve iki ülke ilişkilerine dikkati çektik. İnşallah Pakistan'dan olumlu cevap bekliyoruz. Başkonsolosumuzun ziyareti bu anlamada önem arz etmektedir” dedi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.