banner114

15 Temmuz Türk milletinin zaferidir

Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç, Karadeniz Teknik Üniversitesi Osman Turan Kültür Merkezinde, 15 Temmuz ve Türkiye’nin Geleceği konferansı gerçekleştirdi. Konferansı dinlemek üzere Trabzon Valisi İsmail Ustaoğlu, KTÜ Rektörü Prof. Dr. Hamdullah Çuvalçı, Trabzon Üniversitesi Rektörü Emin Aşık Kutlu, Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, AK Parti İl Başkanı Sezgin Mumcu, AK Parti Ortahisar İlçe Başkanı Selahaddin Çebi, TTSO Başkanı Suat Hacısalihoğlu ve Trabzon Garnizon Komutanı Albay Cem Karaoğlu düzenlenen programa katıldı.

TÜRKİYE’NİN KÜÇÜK KALMASI İSTENDİ

Malkoç, konuşmasının başında Türkiye’de meydana gelen darbe ve darbe girişimlerinin ülkeyi olumsuz yönde nasıl etkilendiğinden bahsetti. Sonrasında 15 Temmuz’dan önce FETÖ yapılanmasının nasıl olduğunu anlatarak yaşanan sürecin öncesindeki karışıklara değinerek asıl yapılmak istenenin ne olduğunu, “Çok sinsi bir şekilde kırk yıldan beri örgütlenen hepimizin bildiği okul açan, dershane açan, kurban derisi toplayan boynu büyük, gariban duran kişiler canavarlaşmaya başladılar. Adliye, mülkiye, harbiyeyi ele geçirmişler. Nasıl biliyor musunuz? Hepsi FETÖ’cü gözükmüyor. Kimi solcu, kimi alevi, kimi Kemalist, kimi dinci. Ama bir bakıyorsunuz ki hepsi FETÖ’cü. Yetiştirirken öyle yetiştiriyorlar. Yirmisine diyorlar ki sen solcusun, sen alevisin, diğer on kişiye sen ülkücüsün. Hepsi birbirine bağlı. Bir ülkede nasıl Genel Kurmay önemliyse İstihbarat Teşkilatı da çok önemlidir. 7 Şubat 2012 günü Cumhurbaşkanımız Başbakanken bağırsaklarından ameliyat olacaktı. Ameliyathaneye girdiğinde MİT Müsteşarını almaya katlılar. Haber verdiler ve ameliyatı durdurdular. Recep Tayyip Erdoğan talimat verdi. Onlar haindir, MİT Müsteşarını almaya gelenleri vurun dedi. Böyle bir ülke mi olduk biz. Bu kadar hainlikle karşılaştık. Bu atlatıldı. Ardından gezi olayları başladı. Çok masum bir olay gibi ağaç, çiçek, böcek diye başladı. sonra Bülent Arınç Başbakan adına İstanbul’dan gelen heyeti karşıladı. 1-Türkiye’de nükleer santral yapmayacaksınız. 2-Boğaz köprüsünü yapmayacaksınız. 3-Marmaray Tünelini yapmayacaksınız. 4-İstanbul Havalimanını yapmayacaksınız. Tamam da bunlar Türkiye’yi dünya çapında iddialı hale getirecek projeler. Ne istiyorsunuz? Yapmayacaksınız diyorlar. Öyle talimat gelmiştir. Türkiye küçük kalacak, muhtaç olacak. Onlar da istediği gibi yönetecekler.” sözleriyle anlattı.

MİLLETİMİZ 15 TEMMUZ’DA KAHRAMANLIĞINI GÖSTERDİ

15 Temmuz gecesi FETÖ hainlerinin halkın üstüne nasıl ateş açtığını, milli iradeyi nasıl yok etmeye çalıştıklarını anlatan Malkoç, vatandaşlarımızın yaptığı fedakarlıklarla iftihar edilmesi gerektiğini vurguladı. Malkoç, “Ardından 17-25 Aralık’ta yargı ile FETÖ’nün yargıdaki adamları ile emniyetteki adamları 17-25 Aralık harekatı başlattı. Çok masum görünüyor. Yolsuzluğa karşı mücadele diye. Çünkü halka bu şekilde anlatacaklardı onu. Zor ve meşakatli bir dönmedi. Anlatırken bile zorlanıyorum. Demokrasiye saygılı olunması gereken bir ülkede bunların olmaması gerekir.  15 Temmuz’a gelindiği o gece burada bulunan arkadaşlarımızın her biri hangi kademede olursa olsun, hangi siyasi düşünce de olursa olsun, çoluğunuzla çocuğunuzla vedalaşarak Taksim Meydanında Belediyenin önünde toplanmıştınız.  O gece Genel Kurmay Başkanımız, Kara Kuvvetleri ve Hava Kuvvetleri Komutanımız, Jandarma Komutanımız rehin alındı. Bunları yanlarındaki korumlar rehin aldı. Genel Kurmay Başkanımız Hulusi Akar’a silahı dayamış özel kalem müdürü. Hulusi Akar Paşa ağzına geleni söylemi ona. Ona silah dayayan özel kalem müdürü de ona kamutanım bu kadar senedir yanındayım sana bir saygısızlığım oldu mu diyor. Haine bak! Başına silah dayadığı paşaya sana saygısızlığım olduğumu diyor. TBMM’yi bombaladılar, Cumhurbaşkanımızı öldürmeye çalıştılar. Ankara’da Cumhurbaşkanlığı Külliyesini, Polis Teşkilatının Özel Harekatını, Emniyet Müdürlüğünü bombaladılar. Genel Kurmayın önünde halka silah sıktılar. İstanbul’da, Konya’da, Trabzon’da halkın üstüne uçakla bomba attılar. Helikopterle mermi sıktılar, tanklarla yürüdüler. 251 şehidimiz, 2650 yaralımız oldu. Allah gani gani rahmet eylesin.  1071’den beri biz bu toprakları vatan kıldık. Öyle bedavadan değil, AB’nin hibesiyle buraları vatan edinmedik. NATO’nun desteğiyle beraber bin yıldan beri burada ayakta değiliz. Kendi alın terimizle, şehirlerimizin kanıyla, kendi gücümüzle burada ayaktayız. İnşallah kıyamete kadarda ayakta kalacağız. Bütün bunlar olurken geçmişte 1960 ve 1980’de bunun benzerleri olmuştu. Tamam her şeyi haletlik zannettiler. O gece Sayın Cumhurbaşkanımız cep telefonuyla televizyon kanallarından birine bağlandı. Ferasetiyle, dirayetiyle, basiretiyle olayları yöneterek Türk Milletinin çocuklarının geleceğine, istikbaline, anayasaya, hukuka ve demokrasiye sahip çıkmak için bütün şehirlerde alanlara davet etti. Trabzon’u aradığımda, Trabzonlu arkadaşlarım dediler ki bütün şehir belediyenin önünde meydana  akıyor. Türk milleti tıpkı Malazgirt’te olduğu gibi, İstanbul’un fethinde olduğu gibi, Kurtuluş savaşında olduğu gibi 15 Temmuz’da kahramanlığını bir kez daha gösterdi. Böyle bir millete mensup olmaktan gurur duyuyoruz, iftihar ediyoruz” ifadelerini kullandı.

STK’LAR DEMOKRASİNİN TEMEL DİREĞİDİR

STK’ların 15 Temmuzda izledikleri yolun Türkiye’nin demokrasi için paha biçilemez bir demokrasi örneği olduğunu söyleyen Malkoç, “TSK’nın içindeki hukuka ve anayasaya bağlı vatanseverler, Emniyet Teşkilatının içindeki vatanseverler, Harbiye teşkilatının içindeki cesur yürekli savcı ve hakimler. TBMM’nin Başkanı İsmail Kahraman, meclisi toplantıya çağırdı.  STK’lara ayrı bir parantez açmak istiyorum. Saat 10 civarında daha henüz ortalık tam hareketlenmemişken Memur Sen Genel Başkanı Ali Yalçın beni aradı. Ne oluyor dedi. Bende darbe oluyor dedim. Dedi ki bizim 1 milyon üyemiz var. Hepsine mesaj çekiyorum ve 81 ilde alanlara çıkıyoruz. Cumhurbaşkanımıza ulaşalım, onun talimatıyla hareket edelim dedim. Cumhurbaşkanımız sürekli aramamam rağmen ulaşamadım. Ali Yalçın beni geri aradı. Sen ister ulaş ister ulaşma biz arkadaşlarla biz alanlara çıkıyoruz. Eğer Cumhurbaşkanımız geri çekilin derse geri çekiliriz dedi. Memur Sen değil sadece bütün STK’lardan Allah razı olsun. Böyle STK’lar Türkiye’de demokrasinin temel direkleridir” sözlerini kaydetti.

SELA FİKRİ TRABZON’DAN ÇIKTI

Malkoç, 15 Temmuz gecesi Türk milletinin hafızasına yerleşen selaların okunma fikrinin Trabzon’dan çıktığı söyledi. Malkoç bu süreci, “Trabzon’dan birisi aradı beni. Artık ortalık hareketlenmeye başlamış saat 11 civarında. Dedi ki Başkanım ezan ve sela okutalım. İyi olur, millet zaten alanlarda. Doğrusu bu teklif hoşuma gitti. O dönem Diyenet İşlerinden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş’u aradım. Oda kabul etti. Diyanet İşleri Başkanına ulaşamadık. Tekrar Numan Beyi aradım. Kendisinin de Diyanet İşleri Başkanına ulaşamadığını söyledi. Bunun üzerine Memur Sen Genel Başkanı Ali Yalçın’ı aradım. Diyanet Mensuplarının çoğunun bağlı olduğu bir sendika vardı. Ali Bey sen talimat versen de okusalar dedim. Yarım saat sonra sela okunmaya başladı. Ama ilk fikir Trabzon’dan çıktı. O gece şunu gördüm alanlara mili iradeye, demokrasiye sahip çıkmak için çıkan insanlar tıpkı Malazgirt’te Alparslan’ın askerleri gibiydi, tıpkı İstanbul’un fethinde surların önünde duran Fatih Sultan Mehmet’in askerleri gibi gururluydu. Tıpkı Kurtuluş Savaşında cephede mücadele edenler gibi gayretliydi. Böyle bir millete mensup olmanın gururu, heyecanı ve mutluluğu hepimize yeter. Allah bu milletten razı olsun. Bunların hepsi geride kaldı. 15 Temmuz’u başarıyla geçtik.  Memnuniyet verici olan şey şudur; 15 Temmuz darbe girişimi teşebbüsünde bulunanların her biri kolluk kuvvetleri tarafından tutuldu, savcılar tarafından iddianame hazırlandı ve Türk Adliyesi bunları yargıladı ve gereken cezayı verdi. Eksiklikler, noksanlıklar ve hatalar olabilir. On binlerce darbeciyi, tankın üstüne çıkmış olanı, bıçak kullanmış olanı, halkına mermi sıkmış olanı yargılamak kolay iş değildir. O nedenle Türk adliyesi olağanüstü bir başarı gösterdi. 248 davanın hemen hemen hepsinde çok kısa zamanda kararlar alındı. Hiç kimse adil yargılanma olmadı diyemez. Eksik karaları istinat düzeltti, onun düzeltemediklerini de Yargıtay düzeltti.” şeklinde anlattı.

EN BÜYÜK ZARARI İSLAM’A VERDİLER

FETÖ’nün en büyük zararı İslam’a verdiğini söyleyerek, Türkiye üzerinde oynanan bütün kirli oyunların yabancı eller tarafından yapıldığını belirterek, “FETÖ bir ihanet şebekesi. Çok açık ve net. Bütün darbelerde olduğu gibi bunun da arkasında yabancı güçlerin olduğu çok açık. En büyük zararı İslam dinine, Müslümanlığa verdiler. Siyasi düşüncesi ne olursa olsun hiçbir insan çocuğunu çok rahat bir şekilde dini bir yere gönderemiyor. Acaba ne olur diye. Müslümanlığı getirip Papa’lığın emrine vermeye kalktı. Müslümanların itikadını bozmaya kalktı. En büyük zararı devletin işleyişine verdi.  Herkes birbirinden şüphelenmeye başladı. Ama kısa zaman içerisinde bunu telafi etmeye çalıştık. FETÖ darbe girişimi olduğu zaman başka bir şey daha vardı. FETÖ darbesi yalnız değildi. Çözüm sürecinden sonra PKK ve benzeri örgütler Amerika ve Avrupa’nın desteğiyle Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da özerklik ilan ediyoruz demeye başladılar. Şehirlerde hendekler kazmaya başladılar. Bir güç bir taraftan PKK’yı diğer taraftan FETÖ’yü harekete geçirdi. Çok şükür ki PKK’lılar o kazdıkları çukurda boğuldular” dedi.

TÜRKİYE’DE İKİ FAY HATTI VAR

Türkiye’de darbelerin yıkıcılığının ne kadar etkili olduğunu anlayarak, “Türkiye’de iki tane fay hattı var. Birincisi deprem fay hattı. İkincisi darbe fay hattı. Çok şükür darbeciler ile ilgili fay hattında çok ciddi tedbirler aldık. Tıpkı deprem fay hattında sağlam binalar yaptığımız gibi FTÖ darbesinden sonra hukuku, demokrasiyi sağlamlaştırmak için tedbirler aldık. Türkiye’de devlet yapısını ve idari yapıyı güçlendirecek tedbirler aldık. 15 Temmuz’dan sonra bazı adımlar atıldı. 1- Askeri Liseler ve Askeri okullar Milli Savunma Üniversitesine dönüştürüldü. 2-Askeri  Yargıtay, Askeri İdari Mahkemesi kaldırıldı ve yargı birliği sağlandı. 3-Jandarma Genel Kurmay Komutanlığı Sahil Güvenlik Komutanlığı bütün dünyada olduğu gibi sivil idareye İçişleri Bakanlığına bağlandı. 4-Hava, Deniz ve Kara Kuvvetleri Komutanlığı Mili Savunma Bakanlığına bağlandı.  6-Bütün darbecilerin ve muhtıracıların dayanağı olan İç Hizmet Kanununun 35. Maddesi demokrasiye uygun hale getirildi.  Hepsinden önemlisi Türkiye kendini yeniledi. 2017 yılında yapılan referandumla beraber Türkiye parlamenter sistemden Cumhurbaşkanlığı sistemine geçti. 24 Haziran 2018’de Cumhurbaşkanlığı sistemi hukuken ve fiilen başladı.” sözleriyle artık darbelerin önüne geçilmek için önemli adımlar atıldığını kaydetti.

TÜRKİYE ARTIK ÇOK DAHA GÜÇLÜ

Malkoç, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından Türkiye’nin yaptığı köklü değişiklikler sayesinde demokrasiyi, devlet yapısını ve gücünü eskisinden çok daha güçlü ve sarsılmaz hale getirdiğini söyledi.

Türkiye’nin gelecekteki hedeflerinden bahseden Malkoç “15 temmuzdan bu tarafa yaşanan olaylardan sonra şunu gördük. Türkiye 15 Temmuz’dan sonra aldığı hukuki ve siyasi tedbirlerle inanılmaz şekilde devlet yapısını güçlendirdi. Bölgesel bir güç durumuna geldi. Şimdi de kendini yenileyerek öncü, güçlü ve lider bir ülke inşa ediliyor. Başaracağız. Sadece siyasileriyle değil, valilikleriyle, belediyeleriyle, üniversiteleriyle, STK’larla, işçi ve memurlarıyla, askeri ve polisiyle hep beraber başaracağız. Millet üzerindeki lüzumsuz yüklerden kurtulmaya başladı. devlet ile tarih barıştı. Devlet ile din, kültür barıştı. Artık 28 Şubatta olduğu gibi başörtüsü yasağı yok. Laiklik de elden gitmedi. Vatanda elden gitmedi. Vatan ve millet kudretlendi. Hepsinden önemlisi Türk Silahlı Kuvvetleri darbelerden temizlendi. Dış politikamızı yeniledik. NATO’dayız diye neredeyse ABD’nin dediği dışında bir şey yapmıyorduk. NATO’dayız ama nimet devlet dengesini koruyacağız diyoruz. Bu milletin dediği ne diye bakacağız. Eskiden Amerika ne der diye düşünüyorduk, şimdi yabancılar Türkiye ne der diye düşünüyor. Terörle mücadelede önemli yollar aldık. Bu vesayet sisteminden kurtulduktan sonra Ayasofya’yı açtık. Taksim ve Çankaya’da cami yapmak istediği için Refah Partisi kapatıldı. Şimdi ikisi de yapıldı ve bir şey olmadı. Milletin de istediği oldu. Türkiye dostunu düşmanını iyice tanıdı. Türkiye Cumhuriyetin yüzüncü yılında ilk on ülke arasına girecek. Üniversitelerimiz ilk yüz üniversite içerisine girecek. Türkiye Savunma Sanayisinde ilk yüz sırasına 7-8 firmasını sokacak.  Dünya yeniden şekillenirken Türkiye bu şekillenmede üzerine düşeni yapıyor.  Biz çok güçlü bir milletiz” diyerek konuşmasını tamamladı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.