banner114

Haftanın Sözü

Hiç hata yapmayan insan, hiçbir şey yapmayan insandır ve hayatta en büyük hata, kendini hatasız sanmaktır.

Yunus Emre

Haftanın Açıklaması  

“Abdulkadir Parmak, Ekuban, Flavio, Nwkaeme gibi dört önemli, anahtar oyuncunuz olmazsa istediğiniz seviyeye ulaşmanız, istediğiniz futbolu ortaya koymanız pek de mümkün olmaz. Djaniny gibi uzun süre futbol oynamamış bir arkadaşımız var. Onu da aramıza katmaya çalışıyoruz, istediğimiz seviyeye çıkarmaya çalışıyoruz. Bahane bulmaya çalışmıyorum kesinlikle ancak sizin de bildiğiniz gibi hastalıklarla, sakatlıklarla, Covid - 19 vakası ile karşılaştık”

Gözler skorborda dönünce…

İşte bu büyük tehlike… Her oynanan maç sonrasında gözler skorborda dönerse ister teknik direktörünüz Morinho olsun, ister Klopp, tehlike kapıya gelmiş demektir. Bir başka söyleyişle, teknik direktörünüz ipin ucunda demektir.

Eddie Newton’dan söz ediyorum. Geride kalan maçlara baktığımızda Trabzonspor iddialarını kaybetmedi. Bu doğru. Ligde, kupada iddia yerli yerinde duruyor. Ancak 5 maçlık performans sevimsiz. Trabzonspor’un 5 maçta 5 puanı var. Sıralama önemli değil ama umut veren bir tablo da ortada yok. İster oyun açısından yaklaşın, ister kadro tercihi ve oyuna müdahale açısından. Bordo-mavili takım taraftarı mutlu değil.

Evet, ciddi bir değişim süreci yaşanıyor, kabul ediyorum ama Trabzonspor’un eldeki kadrosu bence bu puanın üstünde puan alacak güce sahip. Burada bir teknik direktör açmazı var. Başka bir şekilde ifade etmek gerekirse, Newton’un eli henüz Trabzonspor’un üstüne değmiş değil.

Böyle bir ortamda Trabzonspor, Fenerbahçe deplasmanına gidecek. Yönetim açık bir şekilde Eddie Newton’un arkasında olduğu belirtti. Ancak asıl tehlike de bu. Hocaların arkasında değil yanında olmak gerekiyor. Her şeye karşın, Fenerbahçe maçında alınacak olumsuz bir sonuçta herkesin gözü doğal olarak tabelaya dönecektir.

Üstelik bununla da kalmaz, bir kere hoca tartışılmaya başlandı mı, sonrası hep maç sonuçlara odaklı oynanacaktır.

Ekuban’ın sezon başı kaderi!

Bazı oyuncuların varlıklarında değil, yokluklarında değeri daha net anlaşılır. Bunlardan biri Ekuban. Öyle fiyakalı ve gösterişli bir futbolu yok. Sanki olsa da olur, olmasa da gibi bir görüntü veriyor ama olmadığında ne kadar gerekli bir futbolcu olduğu anlaşılıyor.

İşte o Ekuban, her sezon başı bir travma yaşıyor. Nitekim geçen sezon mükemmel bir başlangıç yapmış ancak daha sonra sakatlık şoku yaşamıştı.

Bu kez en çok ihtiyaç duyulduğu dönemde covid 19 pozitif olduğu açıklandı. Gana Milli Takımında oda arkadaşı Mensah’ın da koronavirüse yakalanması zaten tehlikenin işaretiydi.

Buradan Ekuban’a geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum ama bir o kadar Trabzonspor’a da geçmiş olsun diyerek bordo-mavili takımın kadersizliğini vurgulamak istiyorum. 

Başkan Ağaoğlu’nun hesabı

Başkan Divan toplantısında maddi konularda çarpıcı açıklamalar yaptı. Ağaoğlu’nun şu sözleri çarpıcıydı;

“Taraftarlarımız bizden 60-70 milyon Euro’luk oyuncu maaş bütçesi olan takımlara karşı 15 milyon Euro’luk bütçeyle şampiyon olmamızı istiyor. Ancak biz asla şampiyonluk için muslukları fazladan açmadık.”

Bu konuda yapılan çalışmaları takdirle karşılayan bir yorumcuyum. Ancak olaya başka bir açıdan da yaklaşmak lazım. Trabzonspor’un şampiyonluk yarışında mücadele ettiği olağan şüpheliler Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş’ın kadrolarının toplam piyasa değerleri karşılaştırıldığında durum aynı mı?

Bu konuda çarpıcı gerçeği vurgulayalım; Trabzonspor rakipleri karşısında lider pozisyonda.

Rakamlarla açıklayalım;

Trabzonspor 81milyon 680 bin Euro, Galatasaray 75.milyon 450 bin Euro, Beşiktaş 73 milyon 100 bin Euro, Fenerbahçe 72 milyon 350 bin Euro.  (Transfermarkt verilerine göre)

Buradan çıkan sonuç şu, Trabzonspor’un elinde toplam piyasa değeri açısından değerli bir kadro var. Ve bu kadronun rakipleri ile yarışta maddi olarak geride olduğunu vurgulamak doğru değil.

Ayrıca transfer konusunda bazen fedakârlık yapmak ve kesenin ağzını açmak şart. Geçen sezon savunma göbeğinde yaşanan sürecin neye mal olduğunu biliyoruz. Bu sezon da o bölgede yine transferde yönetim içinden direnç oldu. Neyse ki bu kez aynı hata yapılmadan tartışılmayacak bir isim Vitor Hugo transferi gerçekleşti.

Bu tür transferlerin önemini bir başka açıdan yazalım. Bu ligde her kazanılan maç 2.7 milyon TL getiriyor. Yaklaşık 300 bin Euro. Geride kalan maçlarda Trabzonspor 1.5 milyon Euro kazanabilirdi ama yaklaşım 600 bin Euro kazandı.

Hesap ortada, bir oyuncu gelince galibiyet garanti olmaz ama iyi kadro her zaman o parayı almaya adaydır. Hesap yaparken bunları da dikkat etmek gerekir.

Uğurcan’dan örnek sözler

Trabzonspor basına kapılarını açması anlamlı bir durum. Doğal olarak her gün değil ama bir gün bile olsa, futbolcular ile emektar meslektaşlarımızın buluşturulmasını takdir ettiğimi vurgulamak isterim. Bu konuda emeği geçen herkese teşekkür ediyor ve bu hafta basının karşısına çıkan Uğurcan Çakır’ın sözlerine dikkat çekmek istiyorum.

Trabzonspor’un kaptanı Avrupa hayali ile ilgili soruya verdiği yanıtta aynı şu cümleleri kullandı. “Avrupa'da gidip oynamayı istiyorum ama Trabzonspor'un da mali olarak beklentisi var. Karşılansa gerçekleşirdi, ben süreci başkana bıraktım. Bu şansı bana Trabzonspor verdi. Avrupa'ya gitmek isterim ama doğru zamanda doğru yere gideceğime inanıyorum"

Uğurcan kendi geleceğini belirleyecek isteğini ortaya koyarken, Trabzonspor’un menfaatlerinin de ne kadar önemli olduğunu vurguluyor. İşte bu bir kaptana yakışan sözler.

Krizler ve fırsatlar

Çin atasözü olduğu rivayet olur, “Her kriz bir fırsat doğurur” sözünün. Kim söylemiş, neden söylemiş, Çinlilere ait midir tartışması yapacak değilim. Konumuz Trabzonspor ve ortada birden çok kriz var. Sakatlık-hastalık krizi, kadro krizi, teknik adam krizi, süper ligde oluşan puan cetveli krizi vs.

Şimdi buradan bir fırsat çıkarmak için önemli bir maç var Trabzonspor’un önünde. Fenerbahçe karşılaşmasını kazanırsan o ünlü sözde olduğu gibi krizden fırsat doğar.

Trabzonspor’un bunu yapacak gücü var mı? Kâğıt üzerinde avantajlı ev sahibi görünse de bordo-mavili takımın bu maçları daha farklı oynadığını tarih bize gösterdi. Şimdiden kimlerin o maça sağlıklı çıkacağını bilmediğimiz için teknik yorum yapamıyoruz ama krizin fırsata dönüşmesi için tüm camianın bütünleşmesi gerektiğini biliyoruz. Nitekim Başkan Ağaoğlu da takımı rehabilite etmek için tesislerde.

Trabzonspor bu krizi fırsata dönüştüremezse ne olur sorunun yanıtını vermeye bilmem gerek var mı?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.