banner114

Kılıçdaroğlu: Siyasete giren adam zenginleşiyorsa bilin ki malı götürüyordur (2)

HİÇBİR PARTİ ‘BEN DEVLETİM’ DİYEMEZ
CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Nevşehir Belediyesi Kapadokya Kültür ve Sanat Merkezi'ndeki programda muhtarlar, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve iş insanları ile bir araya geldi. Burada konuşan Kılıçdaroğlu, "Kanaat önderi olmak kolay bir şey değil. Kanaat önderi olmak için toplumun sizi kanaat önderi olarak seçmesi gerekiyor. Türkiye'nin içinde bulunduğu şartları siz de iyi biliyorsunuz, ben de iyi biliyorum. Herkesin kafasında bir sıkıntı var. ‘Bu ülke nereye gidecek?’ diye soranlar var. Esnaf bir yandan, vatandaş bir yandan feryat ediyor. Milyonlarca işsiz var. Hepsinin farkındayız. Kanaat önderleri ve saygı değer muhtarlar olarak sakın umutsuzluğa kapılmayın. Öyle bir hakkımız ve yetkimiz de yok. Bütün engelleri aşacağız. Akıl, bilgi ve birikimleri kavga etmeden birbirimizin görüşlerine saygı duyarak, birbirimizi kucaklayarak farklı düşüneni dışlamadan bir arada yaşamalıyız. Bir devlet nasıl yönetilir ? Devletin yönetiminde bir kişiye yetkiyi millet verir. Sandığı koyarız sizler oy verirsiniz. Bir parti seçimi alır. Ancak gelen parti devlet olmaz. Devlet ayrıdır, parti ayrıdır. Bu gerçeği herkesin bilmesi lazım. Devlet bakidir, partiler geçicidir. Partiye yetkiyi verirsin gelir meclisten güven oyu alır ve ülkeyi yönetir. Bir parti ne zamanki ‘ben devletim’ demeye başlarsa orada tehlike vardır. Hiçbir parti ‘ben devletim’ diyemez. Parti ayrıdır, devlet ayrıdır" ifadelerini kullandı.
'RÜŞVETİ ALANIN BURNUNDAN GETİRMEZSEM SİYASETİ BIRAKACAĞIM'
Siyasetin halka hizmet alanı olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu sözlerini şöyle sürdürdü:
"Ülkede İçişleri Bakanı devletin televizyonunda bir siyasetçinin 10 bin dolar rüşvet aldığını söylüyor. Ben siyasetçiyim töhmet altında kalıyorum. Diğer partiler de töhmet altında kalıyor. Ben söylesem siyasi çekişme derler. Vatandaş söylese sen nereden biliyorsun derler. Ama bir ülkenin İçişleri Bakanı bunu söylüyorsa emniyet ve istihbarat buna bağlıysa bu işi biliyor demektir. Böyle bir olay olduğunda adaletle yönetilen bir devlette ne olur. Ayda 10 bin dolar alan kişiyi bulur ve gereğini yapar. Siyaset kirli alan değildir. Siyaset halka hizmet alanıdır. Rüşvetçinin ödüllendirildiği bir ülkede adalet olamaz. Hak ve hukuk olmaz. Ülkemizde adaleti arıyoruz. Adaleti siz vatandaşlarla sağlayacağız. Sizlerin oylarına ihtiyacım var. Adalet istiyorsanız yetkilendireceksiniz. Adaleti sağlayacağım. Rüşveti alanın burnundan getirmezsem siyaseti bırakacağım. Tüyü bitmemiş yetimin hakkını bir siyasetçiye yedirmem. Kul hakkı bir siyasetçiye yedirilir mi? Milletin oyları ile geleceksiniz millete hizmet etmek yerine, milletin hazinesinin içini boşaltacaksın. Buna karşı çıkacağız."
'ŞU AN TÜRKİYE FRENİ PATLAMIŞ KAMYON GİBİ'
Hükümetin yaptırdığı yol ve hastanelerin maliyetlerini açıklaması gerektiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, "Merkez Bankası'nın kasasında 128 milyar dolar buharlaştı. Kimse paranın nereye gittiğini bilmiyor. ‘Milletin cebinde’ diyorlar. Esnaf, berber, ev hanımı bizim cebimizde değil diyorlar. Nerede o zaman bu para? Birilerini suçlayarak değil düşünerek karar vermemiz lazım. Bu tablodan ülkeyi nasıl çıkaracağız bunu üzerine düşünmemiz lazım. Gün düşünme günüdür. Freni patlamış bir kamyon yokuş aşağı gidiyor. Hepimiz o kamyondayız. Allah yolumuz hayreylesin. Hepimizi düşünmemiz lazım. Hastaneler, yollar yapıldı. Bunlara diyecek sözümüz yok. Sorduğumuz tek şey bu yollar, hastane  kaç liraya yapıldı. Bunu bilmeye hakkımız var. Yapılanlarını parasını bu millet ödüyor. ‘Bu ticari sırdır açıklanmaz’ diyorlar. Benim verdiğim paranın nereye gittiğini sormak hakkım. Devlet vatandaştan aldığı verginin nereye gittiğini açıklamak zorundadır” ifadelerini kullandı.
'BENİM İŞLETME SAHİBİM VERGİ VERİRKEN DÜKKAN AÇAN SURİYELİYE VERGİ YOK'
Suriyelileri 2 yıl içinde Türkiye'den göndereceklerini söyleyen Kılıçdaroğlu, "2 yıl içerisinde Suriyelileri ülkelerine davullu zurnalı göndereceğiz. Ben Allah'ın yarattığı kula saygılıyım. Ben oradaki savaşı bitirmek ve onları geri göndermek zorundayım. Bizim esnafımız verdi öderken, onlar açtığı dükkana vergi ödemiyor. Böyle bir şey olmaz. İş isteyip yarı fiyata çalışıyor. Bizimki de işsiz kalıyor. Bu iş kavgasız dövüşsüz neticelenecek. Gönderdik gitti şeklinde olmayacak.  Bütün ayrıntıları en ince şekilde düşünüyoruz.  Afganistan'dan gelenlerin durumu ise tam bir felaket. Suriye'den gelenler yaşlı, kadın, çocuk. Afganistan'dan gelenler ise hep genç. Eline silah versin cepheye koşar. Ne işin var kardeşim bu ülkede. Ülke yol geçen hanına döndü. Diyorlar ki ‘yol geçen hanına dönmedi’. Soruyorum, bu kadar adam ülkeye nasıl girdi? Sağlıkta çoklu organ yetmezliği diye bir terim var. Devletin kurumları çoklu organ yetmezliği gibi olmuş. Görevini yapamaz hale gelmiş. Kuvayi Milliyecilerin bu toprakta olduğunu hiçbir batılının unutmaması gerekir. Kendi ülkemizde kendi göbeğimizi kendimiz keseriz. Otoriter devletlerin hiçbirisi gelişmemiştir. Demokrasi gelişmiş olan ülkelerde kişi başı gelir gelişmiştir. Benim ülkemde 12 bin dolardı şimdi 8 bin dolara geriledi. O yüzden millet perişan vaziyette" dedi.
'CUMHURBAŞKANI TARAFSIZ OLMALI'
Cumhurbaşkanının tarafsız olması gerektiğinin altını çizen Kılıçdaroğlu, "Cumhurbaşkanı devletin sigortasıdır. Partiler arasında bir sıkıntı çıktığında Cumhurbaşkanı kavga edenleri davet eder ve durumu sorar. Çözüm masası oluşturur. Bu nedenle Cumhurbaşkanı tarafsız olmalıdır.  Cumhurbaşkanı her gün konuşmaz. Çok önemli konularda konuşur ve tüm millet onu dinler. Cumhurbaşkanlığı makamı tarafsız olmalıdır. Yaşam tarzı ile topluma örnek olmalıdır. Cumhurbaşkanı kibirli olmamalıdır. Alçak gönüllü ve halkın arasında olmalıdır. Yeri geldiği zaman halkı ile oturup konuşması lazım" diye konuştu.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.