banner114

“Kıbrıs'ta huzur ancak 2 devletli çözümle mümkündür”
Kıbrıs’ta son zamanlarda yaşanan gerginlikler hakkında açıklamalarda bulunan Güvenlik Politikaları Uzmanı Prof. Dr. Celalettin Yavuz, "Rumların Kıbrıs Türklerini pasaportla tehdit etmesi, iki devletli çözümü asla engelleyemez" dedi. Yavuz, Kıbrıs’ta yaşanan sorunların ancak 2 devletli çözümle mümkün olacağını belirtti.

Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) ilan ettiği ikinci Maraş açılımının ardından Rum yönetimi, Kıbrıs Türklerini Avrupa Birliği (AB) pasaportlarını elinden almakla tehdit etmişti. Yaşanan olayların ardından Kıbrıs’ta bu tür sorunların geçmişten beri yaşandığını ifade eden İstanbul Ayvansaray Üniversitesi İktisadi idari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Dekanı, Güvenlik Bilimleri Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Celalettin Yavuz, “Maraş aslında bir yıl önce açılmıştı. O dönemde de Cumhurbaşkanı Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli birlikte Kıbrıs’a gitmişler ve Kıbrıs Lideri Ersin Tatar’la Maraş’ı açmışlardı. Aynı üç Türk devlet adamının bu yıl Kıbrıs’ta buluşmasıyla Maraş’ın açılması olayı adeta pekiştirildi. Ancak bu yıl Maraş’ın açılmasından daha önemli olan gelişme şudur:

"Kıbrıs’ta iki devletli çözümün yani Rumların ve Türklerin ayrı ayrı devletinin mevcudiyeti konusundaki Türk tarafının kararlılığıdır. Bu konuda bu yıl, BM Temsilcisiyle Cenevre’de yapılan son toplantıda KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, iki devletli çözümü ısrarla vurgulamıştı. Aslında bu yeni bir karar da değildir.”

Prof. Dr. Yavuz, daha önce de Kıbrıs’ta 15 Kasım 1983 tarihine kadar yapılan görüşmelerde soruna çözüm bulunamayınca merhum Rauf Denktaş liderliğinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ilan edildiğini ekledi.

KOSOVA İLE BENZER SORUNLARI YAŞANDI AMA KKTC TANINMADI

Prof. Dr. Celalettin Yavuz, “Bu devlet ilan edilirken, adada iki ayrı milletin kavgasız, dövüşsüz, tartışmadan bir arada yaşayabilmelerinin ancak sınırları ayrı olacak şekilde mümkün olabileceğini düşündüler ve savundular” dedi. Bugün geriye baktığımızda Kıbrıs Barış Harekatının üstününden 47 yıl geçmesine rağmen hala sonuca ulaşılamadığını belirten Prof. Dr. Yavuz şunları söyledi:

“Kıbrıs’ta çözümsüzlük uzun süredir devam ederken, özellikle Soğuk Savaş sona erdikten sonra yeni yeni devletler ortaya çıktı. Örneğin Kosova. Sırplarla anlaşamadıkları için bağımsızlık mücadelesi yaptılar. Bağımsızlıklarının ilanı sonucunda Sırbistan, Rusya ve Yunanistan dışında, Türkiye de dahil pek çok ülke tarafından tanındı. Kosova’nın ayrı devlet olmasının nedeni Sırplarla bir arada yaşayamamalarıydı. Kıbrıs’ta da aynı durum var. Rumlar ile Türkler bir arada yaşayamıyor. Yanlış anlaşılmasın, Kosova’nın tanınmasına karşı değilim ama Kosova tanınırken, en az Kosovalıların yaşadığı ayrımcılık ve asimilasyona tabi olan Kıbrıs Türklerinin kurduğu devlet neden tanınmıyor?”

“ŞU ANA KADAR VERİLEN PASAPORTLARI İPTAL EDEMEZ”

Rumların AB kozunu 2004 yılından beri Türklere karşı kullandığını ifade eden Prof. Dr. Celalettin Yavuz, “Nisan 2004’te adanın iki kesiminde de referanduma sunulan Annan Planı’nda Türk kesimi yüzde 65’in üstünde evet demişti. AB o zamanlar çok cazip gelmişti. Çünkü dolaşım özgürlüğü vardı, çalışacaklar, okuyacaklar, gençler için geniş bir ufuk açılacaktı.Tabii o zamanlar AB’nin projeler karşılığında ekonomik fonları da oldukça çekiciydi” açıklamasını yaptı. Prof. Dr. Yavuz sözlerine şöyle devam etti:

“Bence Rumların şu ana kadar verdikleri pasaportları yok etme şansı yok. Bundan sonra verilecek olan pasaportlarda sıkıntı çıkarabilir. Ancak Rum tarafının yapmış olduğu oyunlar artık Kıbrıs’taki genç Türk kardeşlerimiz ve evlatlarımız tarafından anlaşılmıştır.”

“TÜRK CUMHURİYETLERİ TANIMAYA BAŞLARSA DEVAMI GELECEK”

Kıbrıs sorununun KKTC’nin diğer devletler tarafından tanınmasıyla çözülebileceğini savunan Prof. Dr. Celalettin Yavuz, “1983’te KKTC ilan edildiği zaman ABD başta olmak üzere, BM Güvenlik Konseyi’nin beş daimî üyesinin baskısıyla KKTC’nin tanınması önlendi. Mesela Pakistan ve Bengladeş KKTC’yi tanıyacaktı ama ABD önledi. Şimdi ise gördüğüm kadarıyla Azerbaycan tanıyacak gibi. Azerbaycan ve diğer Türk Cumhuriyetleri tanımaya başlarsa bunun arkası gelecektir. Bu arada mutlaka onlara da baskı olabilecektir” diye konuştu.

TÜRKİYE ÇOK İYİ BİR TANITIM PLANI YAPMALI

KKTC’nin tanınması için çok iyi tanıtım planı yapılması gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Yavuz son olarak şunları söyledi:

“Bunun için çok sistemli ve koordineli çalışmaya ihtiyaç var. Türk Cumhuriyetleri gibi İslam ülkelerinden de destek gelirse bunun sonu gelecektir. Hatta son yıllardaki Afrika açılımının da meyveleri bu konuda alınmaya çalışılmalıdır. Bu tanıtım faaliyetleri sadece Türk Dışişleri Bakanlığı'nın çalışmasıyla başarılabilecek bir çalışma değildir. Tüm siyasi partiler, STK’lar, üniversiteler, akademisyenler, sanatçılar, Batılı ülkelerdeki Türk kitleleri ve bunların diğer ülkelerdeki bağlarla yapılacak çalışmalara ihtiyaç vardır. Eğer 8-10 ülke tanımaya başlarsa, AB’nin Kıbrıs sebebiyle Türkiye’ye baskıları da hafifleyebilir. Kıbrıs’ta yaşayan Türkler ne olursa olsun Rumlarla bir araya gelemeyeceklerini bilmeliler. En nihayet Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın liderliğindeki Kıbrıs Türkleri ve Türkiye’yi yönetenler de Rauf Denktaş’la aynı rotada buluştular: Kıbrıs Türklerinin geleceği iki devletli çözümdür. Bu tutum devam ettirilmelidir.”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.