banner114
banner146

Kaşıkçı'nın arkadaşı Kışlakçı: Bir askeri yetkili '3-4 gündür yoksa, öldürülmüş olabilir'
SUUDİ Arabistan Krallığı İstanbul Başkonsolosluğu'na 2 Ekim 2018'de girdikten sonra bir daha kendisinden haber alınamayan ve daha sonra öldürüldüğü ortaya çıkan gazeteci Cemal Kaşıkçı'yı katlettikleri iddiasıyla 26 Suudi sanığın gıyabında yargılandığı davada, Kaşıkçı'dan haber alınamayan günlerde öldürüldüğünü açıklayan gazeteci arkadaşı Turan Kışlakçı tanık olarak dinlendi. Cemal Kaşıkçı'nın konsolosluğa girip çıkmadığını öğrenmesinden sonra konsolosluk önüne gidip beklemeye başladıklarını anlatan Kışlakçı, "Askeri bir yetkiliyle konuştuğumuzda '3-4 gündür yoksa öldürülmüş olabilir' dedi" şeklinde konuştu.

İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, 26 firari sanığın CMK'dan atanan avukatları ile şikayetçi Hatice Cengiz avukatı Ali Ceylan ile birlikte katıldı. Duruşmayı AK Parti Genel Başkan Danışmanı Yasin Aktay ve yabancı basın da takip etti.

BAŞKONSOLOSUKTA ŞOFÖR TANIK OLARAK DİNLENDİ
Konsoloslukta şoför olarak çalışan ve tanık olarak dinlenen Serhan Karataş, Cemal Kaşıkçı ve nişanlısını iki kere gördüğünü anlattı.  Karataş, "Olay öncesinde Cemal Kaşıkçı ve nişanlısını gördüm. Kapının önünde merhumun içeri girdiğini gördüm. 2 Ekim tarihinde aracımla 3 Suudi vatandaşını otelden almamı istediler ve bu kişileri  otelden aldım. Soruşturma esnasında bana fotoğraflar gösterildi. Bana gösterilen fotoğraflardan şahısları teşhis ettim. Olay günü de gördüm, nişanlısı dışarıda kaldı. Maktul tek başına konsolosluğa girdi" dedi. Karataş, olay günü akşamında da Suudi Konsolosluğu önünden 3 kişiyi havalimanına götürdüğünü belirterek "Şahıslar araç içinde tedirginlik sezmedim ama aceleci davrandılar. Sivil havacılık bölümünde özel uçakların kalktığı yere bıraktım" dedi.

KIŞLAKÇI: "BİR ASKERİ YETKİLİ '3-4 GÜNDÜR YOKSA ÖLDÜRÜLMÜŞ OLABİLİR' DEDİ"
Tanık olarak dinlenen Turan Kışlakçı da, "Ben gazeteciyim. Cemal Kaşıkçı ile de gazetecilik dolayısıyla uzun yılllardır tanışırız. 10-15 yıllık bir dostluğumuz vardı. Birçok konferans ve seminerde de birarada olduk. Cemal Amerika'da yaşamak istediğini söylüyordu. Cemal, 5-6 ayı Türkiye'de, 5-6 ayı da Amerika'da geçirmek istiyordu. İş olursa burada da kalabileceğini söylüyordu. Suudi Arabistan'a giderse tutuklanabileceği endişesini taşıyordu. Tehdit değil ama makalelerinden ötürü uyarılar geldiğini söylemişti. Olay günü Hatice Hanım ve bir arkadaşı beni aradı, 'Cemal elçiliğe girdi, saatler oldu çıkmadı' dediler. Ben Cemal’in Londra’da olduğunu sanıyordum. Hatice arayınca İstanbul'a geldiğini öğrendim. Birkaç yeri arayıp konuyla ilgili haber verdim" dedi. Bunun üzerine konsolosluğun önüne gittiklerini, medyanın da geldiğini ve birlikte beklemeye başladıklarını anlatan Kışlakçı, "Kapıda Suudi bir görevli vardı. 'Cemal nerede, niye çıkmıyor?' dedik. 'Cemal çıktı gitti niye bütün medyayı buraya topluyorsunuz?' dedi. Askeri bir yetkiliyle konuştuğumuzda '3-4 gündür yoksa öldürülmüş olabilir' dedi. Olaydan bir süre sonra Hikmet diye bir arkadaşımız konsolosluktan bir çalışanla görüşmüş. Bu çalışan, 'Cemal bence öldürüldü. Olay günü bizi üst katta bir odaya koydular, aşağıdan sesler geliyordu. Bana göre Cemal elçilikte öldürüldü' demiş" diye konuştu.

DURUŞMA ERTELENDİ
Hatice Cengiz'in avukatı Ali Ceylan ise "Geçen celse talep ettiğimiz Amerikan İstihbarat raporuna ilişkin olarak raporda sanıklara ilişkin bilgiler var. Açık kaynaklarda gördüğümüz kadarıyla dosyaya katkı sunacağı için bu talebimizin yeniden değerlendirilmesini istiyoruz" dedi. Mahkeme heyeti, Amerikan İstihbarat Raporu'nun getirtilmesine yönelik talebin geçen celse değerlendirildiğini, durumda değişiklik olmadığı gerekçesiyle reddine karar verdi. Yakalama emri bulunan 26 sanığın infazının beklenmesine karar veren mahkeme, tanık dinlenmesi için duruşmayı erteledi.

(Fotoğraf)
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.