banner114

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Ahlat, taşların konuştuğu şehirdir (2)

KÜLLİYEDE BÜYÜKELÇİLERLE YEMEKTE BİR ARAYA GELDİ
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Malazgirt Zaferi'nin 950'nci yıl dönümü dolayısıyla Ahlat'a gelen büyükelçi ve bölge valileriyle Ahlat Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde akşam yemeğinde bir araya geldi. Basına kapalı olarak düzenlenen yemekte konuklara hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, davete icabet ederek, bugünkü heyecana ortak oldukları için teşekkür etti. Malazgirt Zaferi’nin önemi ve Sultan Alparslan'ın alicenap kişiliği hakkında bilgiler veren Erdoğan, konuşmasında ayrıca sınır ötesi harekatlara, Karabağ'daki işgalin sona ermesine, dünyada 4,5 milyon insanın hayatını kaybettiği koronavirüs salgınına ve iklim değişikliğinin olumsuz sonuçlarına değindi. 
‘BU ZAFERLE ANADOLU, TÜRK YURDU HALİNE GELDİ’
Malazgirt Savaşı’nın Türk dünyası için önemini anlatan Erdoğan, Büyük Selçuklu Sultanı Alparslan'ın 1071 yılında kendisinden 4 kat büyük Bizans ordusu karşısında elde ettiği bu zaferle Anadolu'daki Türk varlığının tescil edildiğini ve bu toprakların bir Türk yurdu haline geldiğini ifade etti.
Erdoğan, Sultan Alparslan ile Bizans İmparatoru Romen Diyojen arasında geçen diyaloglara da değindi. Diyojen'in yenilmesine rağmen Alpaslan tarafından ülkesine gönderildiğini belirten Erdoğan, gönüller fethetmenin, şehirler, ülkeler fethetmekten daha önemli olduğunu belirterek, “İşte bu millet böyle bir millet. Sultan Alparslan'ın hasmına karşı gösterdiği bu alicenaplık Selçuklu'dan Osmanlı'ya ve Türkiye Cumhuriyeti'ne kadar devlet idarecilerimize bir gelenek olarak kalmıştır. Aynı affediciliği İstanbul'un fethinden sonra Sultan Fatih, ayaklarına kapanan halka karşı sergilemiştir. Çünkü bizim kültürümüzde aslolan toprak değil, gönül kazanmaktır. Gönüller fethetmek, şehirler, ülkeler fethetmekten daha önemlidir" dedi. 
‘SALGINDA 159 ÜLKE VE 12 ULUSLARARASI KURULUŞA MALZEME DESTEĞİ SAĞLANDI’
Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünya genelinde 4,5 milyon insanın hayatına mal olan koronavirüs salgınında Türkiye'den talepte bulunan 159 ülke ve 12 uluslararası kuruluşa sağlık malzemesi gönderdiklerini söyledi. Erdoğan, eldeki tüm imkanları dost ve kardeş ülkelerle paylaşmaktan çekinmediklerini kaydetti.
‘AFGANİSTAN'DA VATANDAŞLARIN TAHLİYELERİ ZOR ŞARTLARDA BAŞARIYLA SÜRDÜRÜLÜYOR’
Kritik bir dönemden geçen Afganistan'da Türkiye'nin insani bir duruş sergilediğini kaydeden Erdoğan, tahliyeler konusunda güvenlik güçlerinin ve diplomatların olağanüstü çaba harcadığını belirtti. Erdoğan, "Afganistan'da mahsur kalan vatandaşlarımızın tahliye işlemlerini zor şartlar altında başarıyla sürdürüyoruz. Uluslararası kuruluşlar ve diğer ülkeler arasındaki diplomatik ilişkilerle beraber diplomatik temsilcilikleriyle vatandaşlarına yönelik tahliye çalışmalarına da destek sağlıyoruz" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, koronavirüs salgını ve ekonomik sorunların belirsizliğinin Afgan halkının yükünü daha da artırdığını belirterek, şunları söyledi:
"Bugün milyonlarca Afgan, temel gıda malzemelerine muhtaç durumdadır. Yönetimde kim olursa olsun uluslararası toplumunun Afganistan'a bu zor günlerinde yardım etmesi ve dayanışma göstermesi zaruridir. Türkiye olarak kardeşliğimizin gereğini yerine getirmeyi sürdüreceğiz. Tabii bir başka önemli boyut da giderek artan düzensiz göç baskısıdır. Halihazırda çeşitli statülerde 5 milyonu aşkın sığınmacıya ev sahipliği yapan Türkiye, Suriye veya Afganistan kaynaklı ilave bir göç yükünü kaldıramaz ama şunu da söylemek zorundayım. Türkiye'nin maalesef öyle bir ana muhalefeti, muhalefeti var ki 1,5 milyon Afganlının Türkiye'de olduğunu söylüyor. Baştan aşağı yalan. Şu anda ülkemizde kayıtlı kayıtsız 300 bin Afgan göçmen vardır. Ülkemizin batı sınırlarında yeni durumların yaşanmaması için göç baskısının azaltılması, bunun için de Afganistan'ın istikrara kavuşması önem taşıyor. Türkiye, bu amaç doğrultusunda Afganistan'daki tüm taraflarla yakın diyalog içinde olmaya devam edecektir."
Cumhurbaşkanı Erdoğan, iklim değişikliği konusunda da salgın sürecinde olduğu gibi uluslararası iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiğine vurgu yaparak, "Son hadiseler ışığında gördük ki hiçbir ülke bu tehditten muaf değildir. Salgın sürecinde olduğu gibi bu sorunun çözümü için de uluslararası iş birliğini güçlendirmemiz şarttır. Bizlere emanet olan dünyayı gelecek nesillere daha yaşanabilir şekilde bırakmak, hepimizin ahlaki ve vicdani görevidir" ifadelerini kullandı. 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yarın Muş'un Malazgirt ilçesinde düzenlenecek olan etkinliklere katılacak. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.