banner114
banner146

Geçtiğimiz haftanın gündem maddelerinden biri, Uzungöl Platformu’nun Uzungöl’ü basınla beraber masaya yatırması olayıydı. Uzungöl, Trabzon’un önemli marka değerlerinden birisi. Devletin 9 Koruma Kurulu tarafından koruduğu ama adeta boğduğu bir turizm merkezi. Uzungöl’ün en önemli sorunlarının başında hiç şüphesiz imar planı geliyor. 20 bin yatak kapasitesine sahip bir merkezin ne yazık ki hala bir imar planı yok. Uzungöl’ün en önemli sıkıntılarından bir diğeri ise Trabzon’un kurum ve kuruluşların bu marka değeri yeterince sahiplenmemesi. Bir diğer ifade ile yeterince önemsememesi…Turizm merkezinin hala altyapı sorunları mevcut. Belde sakinleri Büyükşehirden otobüs talep ettiler ama bir sonuç alamadılar. Uzungöl turizm merkezinin en önemli üçüncü sorunu ise Uzungöl’ü koruma iddiasında olan Koruma Kurulları… Her biri ayrı kafadan ses çıkaran Kurullar, yorumumuzun başında da ifade ettiğimiz gibi beldeyi adeta boğuyor. Hiçbir sıkıntıya çözüm bulamadığı gibi, sıkıntılar gittikçe daha da artıyor. Yatırımcılar Uzungöl’ü Koruma Kurulları değil artık Turizm Bakanlığının yönetmesini istiyor. Bakalım Bakan Kurum bu çağrıyı duyacak mı? Konu günebakış’ta “Dünyaya açıldılar plansızlığı aşamadılar” başlığıyla yer aldı.

***

Geçtiğimiz haftanın gündem maddelerinden bir diğeri, bir başka marka değerimiz ile alakalı. “Trabzon hasırı” marka değeri yurt sınırlarını aşan bir markamız. Geçtiğimiz hafta bu markayı ellerinde şekillendiren kadınların son derece düşük ücretlerle çalıştırıldıklarına vakıf olduk. Öylesine düşük ücret alıyorlar ki, günde ortalama 8 saat çalıştığını söyleyen 37 yıllık hasır örücüsü Selma Sevim, “Elime 2 bin 250 TL geçiyor.” diyor. Daha komiği ise kuyumcuların örgü sanatçılarına gram başı 7-8 TL ücret biçmesi. Halbuki kadınların beklentisi ise 30 TL.

Kuyumcular, örücü ücretini belirlerken “Nasılsa evlerinde çalışıyorlar, ne kadar alırlarsa kardır.” perspektifinden bakıyor. Halbuki bunların tamamı sanatçı ve günde 8 saatten az mesai vermiyorlar. İlk kez kamuoyu önüne çıkan ve sıkıntılarını Türkiye gündemine taşıyan Trabzon hasırı örücüsü sanatçı kadınlar, şartlarının kabul edilmemesi halinde yeniden örmeye dönmeyeceklerini açıkladı. Haber günebakış’ta, “Hasır bilezik örgücüleri hak arıyor” başlığıyla yer aldı.

***

Geçtiğimiz haftanın gündem maddelerinden bir diğeri Yomra Belediye Başkanı Mustafa Bıyık’a yönelik suikast davasının sonuçlanmasıydı. Başkan Mustafa Bıyık’a yönelik 11 Haziran 2021’de belediye binası önünde gerçekleştirilen suikast olayının mahkemesi tam bir yıl sürdü. Trabzon 2. Ağır Ceza Mahkemesi, zanlılar Tolgahan Kılıç ve Halit Aytekin’in her birine tasarlayarak öldürmeye teşebbüsten 13 yıl 4 ay hapis cezası verdi. Azmettiricilik iddiasıyla yargılanan Ayhan Kılıç ise beraat etti. Yomra’da bir ihaleden kaynaklı olarak başlayan husumet suikast olayına kadar ulaştı. Bilindiği gibi ihaleye konu olan Yomra Kültür Merkezi inşaatı ise daha önce tamamlanmış ve hizmete açılmıştı. Haber günebakış Gazetesi’nde “Suikasta 13 yıl 4 ay hapis” başlığıyla yer aldı. 

***

Geçtiğimiz haftanın gündem maddelerinden bir diğeri ise Trabzon Mebusu Ali Şükrü Bey’i öldürdüğü bilinen ve döneminde kafası kesilerek öldürülüp ayaklarından asılarak ibretlik bir vaka olarak idam edilen Topal Osman’a iade-i itibar girişimi idi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin şaşırtıcı biçimde hazırlayıp 2 milletvekili ile birlikte Meclis’e sunduğu “Topal Osman İçin İade-i İtibar Kanun Teklifi” yurt çapındaki muhafazakar ve aydın kesimde büyük tepki yarattı. Türkiye’nin zor yıllarında büyük yararlılıklar gösterdikten sonra çeteleşen Topal Osman, yine aynı dönemde en büyük zulmü kendi halkına yapmıştı. Atatürk, kendisini kontrol altına alabilmek için Ankara’da görevlendirmiş ancak Topal Osman ve çetesi yine de kontrol edilememişti. Trabzon Milletvekili Ali Şükrü Bey’i katlettikten sonra hakkında yakalama kararı çıkarılınca da güvenlik güçleri ile çatışmaya girmiş ve yakalanarak kafası kesilmişti.

Topal Osman’dan vatan kahramanı üretmek isteyen MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, bütün yaşananlar bir yana Ali Şükrü olayını görmezden gelerek Trabzon’da infial yarattı. Diğer müttefikinin bu konudaki fikrini sormayarak da bir tartışma başlattı. Boztepe’de Ali Şükrü Bey’in mezarı başında toplanan Trabzon’un STK’ları iade-i itibar olayını siyasi bir mülahazara olarak yorumlayarak, “Hiçbir iade-i itibar Ali Şükrü Bey cinayetinde Topal Osman’ın mesuliyetini ortadan kaldırmayacaktır.” ifadesine yer verdi. Haber günebakış gazetesinde “Trabzon STK’larından Topal Osman için iade-i itibara tepki” başlığıyla verildi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Turgay 3 hafta önce

hangi stk'larmış bunlar. topal osman'ı ermeniler, rumlar ile dinciler sevmez.

Avatar
oflu 3 hafta önce

Ali şukru bey ile ilgili yazdiklarindan dolayi kalpden teşekkur ederim ,yureğine kalemine sağlik.

Avatar
Akıncı 3 hafta önce

Ali Şükrü Bey’i katleden Topal Osman’dır, nokta.Topal Osman vatan haini değildir ancak , cahildir, asidir, zulümkardır, ve hemşehrisi Ali Şükrü Bey’i arkadan vuracak kadar kör ve cahildir. Asıl Ali Şükrü Bey’i katledenleri görmezden gelmek, katledene alkış tutmak Ermeniliktir, Rum’luktur ve beslemeleridir. Nokta!…