banner114
banner146

Geçtiğimiz haftanın gündem maddelerinden en önemlisi Trabzonspor’un 8. şampiyonluğunu ilan etmesiydi. Trabzonspor 11 yıl sonra yeniden şampiyon olmuş ve bu şampiyonluk, destansı bir mücadele tablosuna dönüşmüştü. Şehrin psikolojisi tamamen şampiyonluğa endekslenmiş, 50 yaş altı nesil 38 yıl sonra dünyada örneği görülmemiş bir kutlama tablosu sergilemişti. Şampiyonluk sevincinin Trabzon’a özgü farklılıkları da vardı. Trabzon mezarlıklarında mezar taşları bordo mavi bayraklar ve formalarla süslenmişti. Yani Trabzonsporlular kâh şampiyonluğu göremeyip hayatını yitiren, kâh şampiyonluk özlemiyle vefat eden yakınlarıyla adeta şampiyonluk sevincini paylaştı. Trabzonspor’a özgü şampiyonluk kutlamaları öylesine muhteşem öylesine görkemliydi ki bütün dünya gıptayla izledi. Hatta Avrupa bu kutlamaları örnek aldı. Trabzonspor’un şampiyonluk kutlamaları spor kenti Trabzon’un bir büyük özelliğini daha ortaya çıkardı. Aynı anda 150 bin kişi saatlerce şampiyonluk kutladı ve kimse kimseyi rahatsız etmedi. Trabzon Emniyetine bir tek şikâyet bile gitmedi. Bu gerçek aynı zamanda Trabzon insanının hoşgörüsünü göstermesi bakımından önemliydi.

***

Geçtiğimiz haftanın gündem maddelerinden bir diğeri yine şampiyonlukla alakalı, ancak bu kez rahatsız edici bir gelişmeydi. Fenerbahçe Kulübü yönetimi, şampiyonluk müsabakasında taraftarın açtığı bir koreografiyi sebep göstererek öfke nöbetine tutuldu. Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, hem başarısızlığını örtmek hem de gelecek sezon için baskı kurup altyapı oluşturmak bağlamında 2 gün üst üste Trabzonspor’a kin ve nefret kustu. Şike gerçeğini inkar etti. Trabzonlu bakanların şampiyonluk maçına gelmesini hazmedemedi. Aradaki 10 puan farka rağmen Fenerbahçe’nin hala şampiyonluk hesapları yaptığı gözlendi. Antalyaspor üzerinden acayip şeyler söyledi. Daha doğrusu acayip şeyler düşünmemize sebebiyet verdi.

Trabzonsporlular olarak 3 Temmuz şike olayına FETÖ’nün müdahale ettiğini kabul ediyoruz. Şikeyi mazeret gösterip Fenerbahçe’yi ele geçirmek gibi bir amaçları olduğu kabul edilebilir. Ancak bu durum şike gerçeğini örtmez. Zira şikenin varlığı tapelerle sabittir. Hükümet talepeleri kanunla yasaklamamış olsaydı ve tapelerin delil kabul edilmesine devam edilseydi Fenerbahçe’nin şikeden kurtulma şansı asla olamazdı. Şimdi tapeler yasaklandıktan sonra meydanda dolaşıp “Şikeden beraat ettik” demek taşların bağlandığı ortamda meydanları teslim almakla aynı şeydir. Yüz defa yazdık 500 defa daha yazmaya üşenmeyiz. Ergenekon da şike de birer gerçektir. FETÖ nasıl Ergenekon’u istismar edip orduyu ele geçirmek istemişse, şikeyi de istismar edip Fenerbahçe’yi ele geçirmek istedi. Ancak bu durum şike gerçeğini ortadan kaldırmaz. Aradan bin yıl da geçse şikenin kitapları belgeleriyle yazıldı ve tarihe mal oldu. Fenerbahçe bu utançtan kurutulamaz.

***

Geçtiğimiz haftanın gündem maddelerinden bir diğeri yine Trabzonspor’un şampiyonluğu ekseninde yaşanan tartışmaydı. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Yomra’daki bir parkın açılışını Trabzonspor’un kutlamalarına denk getirerek bölgemize geldi. Trabzon’da kitlelere hitap eden İmamoğlu, “Size Fenerbahçelilerin selamını getirdim” deyince tepki topladı. Zira İmamoğlu’nun bu açıklamasının yapıldığı saatlerde Fenerbahçe Kulübü Trabzonspor’a adeta savaş ilan etmiş ve mahkemeye vermişti. İmamoğlu’nun açıklamalarına en sert tepki Ortahisar Belediye Başkanı A. Metin Genç’ten geldi. Başkan Genç, İmamoğlu’nun getirdiği Fenerbahçe’nin selamını reddederek İmamoğlu’nu eleştirdi. Fenerbahçe selamını iade eden Genç, şu ifadelere yer verdi: “Trabzon’a park açmaya geldiğini söyleyip başından sonuna Trabzonspor üzerinden algı oluşturmaya çalışan İmamoğlu’nu kınıyorum. Fenerbahçelilerin ve Fenerbahçe Kulübü’nün haftalardır Trabzonspor’a karşı yürüttüğü operasyon bize 3 Temmuz şike sürecinden başka bir şey hatırlatmadı. En son bir koreografiden ötürü Trabzonspor hakkında suç duyurusunda bulunacak kadar ahlaksız bir duruş sergileyen Fenerbahçe’nin selamını reddediyor Ekrem İmamoğlu’na iade ediyoruz.” dedi.
***

Geçtiğimiz haftanın gündem maddelerinden bir diğeri ise Ulaştırma Bakanı Adil Karaismailoğlu’nun Trabzon’a yaptığı bayram ziyaretiydi. Bayram ziyaretinde Karaismailoğlu’nun taahhüt ettiği en önemli gelişme Güney Çevre Yolu’nun ilk etabının bu yıl başlatılacak olmasıydı. Karaismailoğlu, “Trabzon Güney Çevre Yolu’nun ilk etabı Akçakale-Akyazı arasında proje çalışmalarıyla devam ediyor. İnşallah bu yıl başlanacak” ifadelerine yer verdi. Bakan Karaismailoğlu, yine aynı açıklamasında Akçaabat-Düzköy, Of-Çaykara ile Araklı Dağbaşı yollarındaki son ihaleleri de bu ay yapacaklarını söyledi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.