banner114

Geçtiğimiz haftanın gündem maddelerinden biri Büyükşehir Belediyesinin Atatürk Köşkü’nde düzenlemeyi düşündüğü restorasyonla ilgiliydi. Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Zorluoğlu, yine büyük bir ihale öncesi olaya alt yapı yapmanın peşindeydi!.. Olayı ne kadar büyük ve vahim gösterirse ihale de o kadar büyük olacaktı. Bu çerçevede yola koyulan Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Zorluoğlu, konuyu önce TTSO meclisinde gündeme getirdi. TTSO meclisine hitap eden Zorluoğlu, Atatürk Köşkü restorasyonuyla ilgili iki paragraf açtı. Birinci paragrafta, önce eski yönetimi suçladı. Bakın neler dedi: “Daha önce uygunsuz restorasyon yapılarak köşk kat kat boyalı hale getirildi. Dış cephe sıvaları çatladı, duvar boyaları kabardı, mermerler karardı.” İkinci paragrafta ise bu kez daha vahim sözler etti. eşyaların kaybolduğunu iddia eden Zorluoğlu “Oradaki mobilyalar nerden geldi bilmiyorum. Bir kısmı orayla uzaktan yakından alakası yok. Sanki yıllar içinde birileri getirmiş. Biz bilimsel ekip kurduk. Eşyaları tek tek ele alacağız. İlgisiz olanları oradan ayıracağız.”

Zorluoğlu’nun bu açıklamaları tam bir algı operasyonuydu. Nitekim daha sonra geri adım atacaktı. Açıklamanın üzerinden tam 5 gün geçti. Zorluoğlu ve ekibi çıtını çıkarmadı. 4-5 gün sonra bazı yerel gazeteler “kayıp eşya” peşine düşünce ve eski yönetime aldığı cepheyi gündeme getirince Zorluoğlu çark etti. Boyalar da normale döndü!.. Dış cephe sıvaları da çatlayabilirdi!.. Mermerler bile kararabilirdi!.. Hem Zorluoğlu eşyalar kayboldu der miydi? Ona göre basın çarpıtmıştı!.. Hâlbuki açıklamayı geçen Demirören Ajansında her şey kayıtlıydı.

Geçtiğimiz hafta yaşanan bu gelişmenin ardından iki noktanın takipçisi olacağız. Birincisi ihalenin miktarı.. Zorluoğlu’nu yönetimini çok iyi analiz eden bazı bürokratlar “ihalenin miktarına dikkat edin, bütün bu fırtına o miktar için koparılmış olabilir” uyarısı yaptı. İkincisi ise ortaya attığı rapor olayıydı. Aynısını Değirmendere Vadisinde yaptı. DSİ’nin raporunu öne sürüp yanlışını meşrulaştırmaya kalktı. Raporu hiçbir zaman açıklamadı. Rapor hep gizli kaldı. Şimdi de bir benzerini Atatürk Köşkü için yapıyor. Raporun arkasından sallıyor. Raporu ortaya çıkarmıyor. Halbuki çok bilimsel bir çalışma yapılmışsa raporu herkes görmeli ve yapılan şey inandırıcı olmalı. Ne yazık ki Murat Zorluoğlu yine algılara oynuyor.

                                                                                         ***

Geçtiğimiz haftanın gündem maddelerinden bir diğeri pahalılıkla ilgili gelişmelerdi. Yüksek enflasyon vatandaşı perişan etti. Günebakış Gazetesi olarak esnafa ve Pazar yerilerine mikrofon uzatıp yaşanan büyük durgunluğu gündeme getirdik. Bütün gıdalardaki yükseliş bir yana sıvı yağ başını alıp gitmişti. Manav Zekeriya Okay, vatandaşın alım gücünün çok düştüğünü belirterek “25 -30 yıldır b işi yapıyorum. Her türlü ürünü fazla fazla satardık. İnsanlar çantaları dolu dolu götürürdü. Şuanda ise sayarak alıyorlar.” dedi. Günebakış Gazetesi gelişmeyi “vatandaş artık taneyle alıyor” başlığıyla verdi.

Aynı çerçevede geçtiğimiz hafta pahalılığın yanı sıra yaşanan yağ ve şeker krizi de haberde gündem maddelerimizden biriydi. Trabzon Bakkallar Ve Sebzeciler Odası Başkan Vekili Tayfun Ataman, şeker ve yağ gibi belli ürünlerin tedarikinde sıkıntı yaşandığını kaydetti. Ataman, “Fabrikalardan çuvalla toz şeker alamıyoruz. Çok az almak zorunda kalıyoruz. 28 şeker fabrikası özelleşti. Piyasa şekersiz kalabilir” dedi.

                                                                                         ***

Geçtiğimiz haftanın gündem maddelerinden bir diğeri ise Büyükşehir Belediyesinin önce Büyükşehir bütçesini ardından da TİSKİ bütçesini açıklamasıydı. Büyükşehirde borç 800 milyonu aştı. Büyükşehir gelirlerinin büyük bölümü denetimden kaçırılmak için şirketlere kaydırıldı. Eski başkan Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu döneminde bir tek Trabel şirketi vardı. Şimdi 6 şirket oldu. Personel sayısı 2 bin 730 rakamına çıktı. 2022 yılı mali gelir bütçesi 1 milyar 50 milyon olarak kabul edilirken giderler 1 milyar 265 milyon olarak açıklandı. Aradaki 214 milyon liranın ise bankalardan borçlanma yapılarak açığın kapatılacağı duyuruldu. Benzer tablo TİSKİ için de geçerliydi. TİSKİ’nin 2022 yılı bütçesi 630 milyon olarak açıklandı. 207 milyon lira açık gösterildi. Ve bu rakamın bankalardan kredi olarak kullanılacağı kaydedildi. Böylece Büyükşehir Belediyesi daha şimdiden 214+207 milyon olmak üzere toplam 421 milyon kredi kullanacağını ilan etti. Biz bu kredi miktarıyla kalınmayacağını daha fazla borçlanacağını düşünüyoruz. Bu notu unutmayınız. Önümüzdeki yıl Büyükşehirin borçlanmasını adım adım takip edeceğiz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Akıncı 1 hafta önce

Zorluoğlu gibiler oldukça bu şehre zarar gelmemesi mümkün değil.Trabzon bütün bunları görüyor, duyuyor, biliyor,Bu haberler en yakın ekibi A Takımı tarafından dışarı servis ediliyor. Haberi bile yok..En büyük projesi olan A takımı..Trabzon bu ekibi gönderecektir. Bunlar Trabzon’a vız gelir tırıs gider Tavuk kümesine girmiş tilki misali, tavuğu götürürken çıkıştaki avcıdan haberi olmayan bir kafa.. Tüm bu işler Gayretullaha dokunmuştur, cayır cayır hesabı olacaktır.Gün ola harman ola…

Avatar
Akıncı 1 hafta önce

Tilki açlıktan karnı guruldarken köyün içindeki tavuk kümesinin dışında bir ağacın dalında asılı soyulmuş bir tavuk görür. Açtır ama şüphelenir, dikizlemeye başlar ve görür ki bu bir tuzak: Tavuk bir iple bombaya bağlıdır. Uzaklaşıp sotaya yatar. Biraz sonra kurt gelir, tavuğu görür ve pusuda yatan tilkiye sorar: "Napıyorsun dostum?"
Tilki cevap verir: "Hiiiç... Yatıyorum."
"Burada bir tavuk var."
"Evet, var."
"Neden yemedin?"
Tilki sakince cevap verir:
"Bugün orucum."
Kurt kendinden emin:
"Ben yiyeyim o zaman."
Tilki "Buyur afiyet olsun" der.
Kurt tavuğa uzanır uzanmaz bir patlama, ortalık toz duman. Kurt yaralı, perişan bir halde yatarken ,tilki sakince tavuğu yemeye başlar. Bunu gören kurt: "Lan hani oruçtun?"der.
Tilki pişkin pişkin ; "Biraz önce top patladı duymadın mı? Kurt kardeş” der...