banner114

Geçtiğimiz haftanın en önemli gündem maddelerinden biri Trabzon’da baş gösteren hidrofor sorunu tartışmalarıydı. Özellikle Bağımsız Belediye Meclis Üyesi Davut Çakıroğlu ve CHP’li meclis üyelerinin vatandaşla kurduğu temas sonrası gündeme gelen hidrofor sorunu AK Partili Belediye Meclis Üyesi Nusret Onur’un da tepkisiyle zirve yaptı. Yine, konuya duyarsız kalmayan AK Parti Trabzon Milletvekili Salih Cora’nın, “Hidrofor sorunu varsa vatandaşla inatlaşmak yerine halletmek lazım” sözleri geniş yankı uyandırdı. Bütün bu gelişmelerin ardından gözler TİSKİ Genel Müdürü Ali Tekataş’a çevrildi. Büyükşehir Belediye Meclisine davet edilen TİSKİ Genel Müdürü Ali Tekataş, sorunun sadece Beşirli Bölgesi’nde olduğunu, diğer mahallelerde sorun olmadığını iddia etti. Başkan Murat Zorluoğlu da hidrofor sorununun Trabzon için 40 civarında bina ile sınırlı olduğunu, bütün şehirde böyle bir şey olmadığını ileri sürdü.  

Hidrofor sorununun olup olmadığı önümüzdeki günlerde daha net belli olacak. Sonuç olarak  günebakış’ın ya da halkın sorunlarına duyarlı medyanın bunları yazmasının fazla önemi yok.  Önemli olan vatandaşın yaşadığıdır. Vatandaşın yaşadığını kimse inkar edemeyecek ve gizleyemeyecektir. Hidrofor sorunu kısa bir analize muhtaç, ancak bu analize geçmeden yine hidrofor konusu ile ilgili bir ayrıntının altını çizmek istiyoruz. Birinci husus; TİSKİ Genel Müdürü Ali Tekataş, bu işin başındaki isim. Yani birinci derecede sorumlu isim… Sorunlu mahalleler ise Ortahisar’da. Doğal olarak Tekataş, Büyükşehirde Sürmene’nin, Tonya’nın Vakfıkebir’in belediye meclis üyelerine anlatmak yerine bu konuyu Ortahisar’ın meclis üyelerine anlatmalı. Zira sorunu yaşayan ve halktan dinleyen Ortahisar’ın meclis üyeleri. Bakalım Tekataş, Ortahisar’ın meclisinde de hidroforu konuşabilecek mi?

İkinci husus ise teknik bilirkişilerce anlatılan vahim durum… 1- Avrupa Birliği Fon Yetkilileri ithal boru önermişken TİSKİ yetkilisinin de bulunduğu komisyon acaba neden yerli boruya geçti? TİSKİ yetkilisi buna neden itiraz etmedi? Etmedi, çünkü Ali Tekataş ne bu işi, ne de Trabzon’u yeterince bilmiyordu. 2- Bağlantı boruları atmosfer basıncına (tazyikli suya) dayanıklı değil. Borular patlıyor. Dolayısıyla tazyik kısılıyor. 3- Tazyik kısılınca su üçüncü katlardan yukarı basmıyor. Olayın teknik boyutu kısaca bu. Yine aynı teknik bilirkişiler bu borularla bu işin çözümünü olmayacağını iddia ediyor. Yani iş dönüyor dolaşıyor ve ‘neden ithal boru kullanılmadı?’ sorusunun cevabına geliyor. Görünen o ki şehirde hidrofor sorunu var ve gelecek süreçte gizlenemeyecek bir noktada kamuoyuna yansıyacak ya da vatandaş bunun hesabını soracak.

                                                                            ***

Geçtiğimiz haftanın bir diğer gündem maddesi terminalle ilgili yedi il başkanının ortak açıklamasına Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Zorluoğlu’nun terminal itirazlarına sandığı göstermesiydi. Trabzon’da STK’ların hemen tamamı, üniversitedeki bilim dünyası ve siyasi partiler Değirmendere’de dere yatağına terminal yapılması olayına karşı çıktı. Ancak Başkan Murat Zorluoğlu, bütün STK’ların ve siyasetin karşı duruşuna rağmen Değirmendere Vadisi’ne terminal yapmaktan vazgeçmedi. Üstelik Çevre Ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum ile yapılan toplantıda dere yataklarındaki yapılaşmanın engellenmesi kararı alınmasına rağmen. Zira o toplantıda Zorluoğlu da vardı. İşte Zorluoğlu’nun buna rağmen dere yatağına terminal yapma inadı yedi siyasi parti tarafından ‘samimiyetsizlik’ olarak yorumlandı. Buna kızan Zorluoğlu, il başkanlarına “sizin oyunuz yüzde 30, bizim ki yüzde 65” cevabını verdi. Bu cevap biçimi kamuoyunda büyük tepki gördü.

Yanlışta inat etmek ve buna karşı Tayyip Erdoğan’ın oyunu referans göstermek AK Parti’ye yapılabilecek en büyük ihanettir. Zira Tayyip Erdoğan’ın gönül belediyeciliği bu anlayışın tamamen uzağındadır. İşte bu kibir nedeniyledir ki Ankara ve İstanbul kaybedilmiştir. Bugün için aynı iddiayı Trabzon bağlamında daha seçimlere 2,5 yıl olmasına rağmen dillendiriyoruz. Anketlere bakıyor ve perşembenin gelişini çarşambadan söylüyoruz. Ve iddia ediyoruz ki bu anlayışla devam edilirse AK Parti 2024 yerel seçimlerinde Murat Zorluoğlu ile birlikte büyükşehri muhtemelen İYİ Parti’ye devredecektir. İşte o gün ortada ne yüzde 30’un yüzde 30, ne de yüzde 65’in Zorluoğlu’nun oyu olmadığı görülecektir.

                                                                               ***

Geçtiğimiz haftanın gündem maddelerinden bir diğeri TTSO Başkanı Suat Hacısalihoğlu’nun Yatırım Adası ile ilgili yeni çıkışıydı. 2012 yılında Trabzon’un gündemine getirilen, 8 yıldır proje çalışmaları devam eden Yatırım Adası Projesi bu ay sonu tamamlanıyor. TTSO’nun öncülüğünde yürütülen ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın projesi olarak bilinen Yatırım Adası bu yıl yatırım bütçesine alınmazsa galiba tıpkı Güney Çevre Yolu gibi olacak. Yani rafa kalkacak. Rize’de yapımına devam edilen lojistik merkez için kimse proje sormuyor. İş yürüyor proje arkadan geliyor. Sıra Trabzon’a gelince önce gündeme proje geliyor. Proje bitmiş olmasına rağmen bu kez yine AK Parti çevrelerinden projeye eksiklik iddiası yükleniyor. Mesele eksiklik meselesi değil, Bütün Trabzon biliyor ki projenin tasarruf tedbirlerinin uygulandığı bu süreçte yatırım programına alınamayacak olması. İşte bunun önüne geçmek için projeye eksiklik atfediliyor. Ancak TTSO başta olmak üzere Yatırım Adası konusunda STK’larda ve siyasi partilerde derin bir hassasiyet oluştu. Biz de inanıyor ve takip konusunda ifade ediyoruz ki Yatırım Adası inşallah 2022 yatırım programına alınacak. Bugünkü manşetimizde olaya bu çerçevede bakışımızın bir yansımasıdır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.