banner114

Geçtiğimiz haftanın gündem maddelerinden biri hastanelerin yoğun bakımlarında yaşanan doluluk oranlarıydı. İl Sağlık Müdürü Hakan Usta gittikçe kötüleşen tablo karşısında Trabzon’u uyardı. Günlük vakaların 500’ün üzerine çıktığını kaydeden Usta, Kanuni Eğitim ve Araştırma Hastanesini pandemi hastanesine ayırdıklarını, belirterek vatandaşları yeniden aşı olmaya çağırdı. Usta ayrıca korona için ek yoğun bakımlar açmak zorunda kaldıklarını ve sürecin böyle devam etmesi halinde Fatih Devlet Hastanesini de normal hastalara kapatacaklarını kaydetti.

Öte yandan Trabzon’un mavi kategoride olmasının aldatıcı olduğu belirtilerek Karadeniz’deki 18 il arasında Trabzon’un aşılama oranında çok gerilerde kaldığı kaydedildi.

                                      ***

Geçtiğimiz haftanın bir diğer gündem maddesi De4ğirmendere’de dere yatağına yapılması planlanan terminale ilk kez AK Parti’den bir ismin ‘yanlış’ demesiydi. Ortahisar İlçe Başkanı Selahaddin Çebi kararın kendisinin ilçe başkanı olmadan önce verildiğini belirterek “şehirde arazi sorunu olduğu doğru. Değirmendere’de yapılması planlanan terminal yaşanan doğal afet ve sel felaketlerinden sonra yeniden gündeme geldi. Ben terminalin daha güneyde olmasından yanaydım” dedi. Çebi’nin sözleri uyarı değil, bir hakkın teslimiydi. Ancak Başkan Zorluoğlu’nu belli ki kimse uyarmadı

AK Parti öyle bir hale geldi ki parti içinde yanlış yapan kimse uyarılamıyor bile. Hal böyle olunca yanlış yapan yanlışını fark edemiyor. Yanlışı doğru zannediyor!..

 Dere yatağına yapılmak istenen terminal örneği aslında AK Partinin içinde bulunduğu durumu göstermesi bakımından da çok önemli.

1-Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Ankara’dan tüm Belediye Başkanlarına “dere yataklarına yapılaşmaya izin vermeyin” diye sesleniyor. Bizimkisi bırakın izin vermeyi kendisi yapıyor.

2-Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum 2019 yılında iklim değişikliği planı çerçevesinde alınan ve dere yataklarında yapılaşmayı yasaklayan kararların 2021 yılı Kurban Bayramından sonra hayata geçirileceğini ve binaların yıkılacağını söylüyor. Aynı Çevre Bakanına günebakış muhabiri Rabia Mollaoğlu Dereli sel felaketi sırasında “Trabzon’da dere yatağına Belediye terminal yapıyor. Buna ne diyorsunuz” sorusunu yöneltiyor. Bakan Murat Kurum “ Şimdi sırası değil” deyip arkasını dönüp gidiyor. Bakalım sırası ne zaman gelecek!.. Dileriz (Allah korusun) sel felaketinden sonra gelmez!..

3-Büyük küçük Trabzon’daki siyasi partilerin tamamı… STK’ların istisnasız hepsi Başkan Zorluoğluna “Dere yatağına terminal yapma” diye sesleniyor. Şehir bir yana Zorluoğlu bir yana. Şehirde “Eski terminalin yerini sattı, onun için geri dönemiyor” dedikoduları dilden dile dolaşıyor. Lakin AK Parti Milletvekillerinden ve teşkilat mensuplarından çıt çıkmıyor. Hele hele vekillerden birisi Çevre Komisyonu Başkanlığıyla övünüyor. TBMM Çevre Komisyonu Başkanı olduğu için özel saygı bekliyor. Yani saygıyı icraatına değil koltuğuna bekliyor. İşte böylesi bir ahval ve şartlar ortamında AK Parti Ortahisar İlçe Başkanı terminal yerinin yanlış olduğunu söyleyebiliyor. Düşününüz AK Parti gibi bir siyasi partinin içinde bulunduğu durumu. Halka rağmen terminal dayatan bir hale geldi.

                                     ***

Geçtiğimiz hafta terminal olayı hemen haftanın her gününe damgasını vuran gelişmelerden biriydi. Dere yatağına terminal yapılması olayı karşısında ilk kez bir siyasi parti sahaya indi. Kemiyetten çok keyfiyeti ağır basan Saadet Partisi İl Başkanı Cevat Kurt önce Değirmendere dere yatağında partililerle basın toplantısı yaptı. Ardından siyasi partiler ve sivil toplum örgütlerini ziyarete başladı. Kurt’un amacı dere yatağına terminal konusunda hem siyaseti hem STK’ları sokakta ortak bir toplantıda buluşturmaktı. Kurt, çok önemli bir iddiayla yola çıktı. Kente rağmen ve kent insanına rağmen belediyelerin icraat yapamayacağını belirterek eski Başkan O. Fevzi Gümrükçüoğlu döneminde yine kente rağmen yapılan itfaiye kavşağındaki üst geçidi örnek gösterdi. AK Partili bir Büyükşehir Belediye Başkanı olan O Fevzi Gümrükçüoğlu’nun şehirle zıtlaşarak yaptığı üst geçidin bugün yine AK Partili yetkililer tarafından yıkılmasının konuşulduğunu kaydeden Kurt, aynı olayı Zorluoğlu’na hatırlattı. “Dere yatağına terminalden vazgeç. Yoksa bir gün o terminalinde yıkılması konuşulabilir” dedi. Zorluoğlu için Kurt’un bu çağrısının bize göre bir önemi yok. Tıpkı O. Fevzi Gümrükçüoğlu gibi. Her ikisi de Trabzon’da yaşamadıkları ve yaşamayacakları için kendilerinden sonrasıyla çok ilgilenmiyorlar. O. Fevzi Gümrükçüoğlu, itfaiye kavşağındaki üst geçidin bugün yıkılması tartışmalarına acaba ne kadar ilgi duyuyor? Yarın da Zorluoğlu için terminalin yıkılması tartışması aynı çerçevede düşünülebilir. Ancak bu tablo bize bir hakikati gösteriyor. Belediye Başkanları Başkan oldukları şehirde yaşamalı. Diğer türlü hizmet ikinci planda kalıyor.

                                      ***

Geçtiğimiz haftanın gündem maddelerinden bir diğeri ise Büyükşehir Belediyesi Bağımsız Meclis Üyesi Davut Çakıroğlu’nun alt yapı ve su sorunuyla ilgili açıklamalarıydı. Çakıroğlu, TİSKİ’nin suyu akan yüksek katlı apartmanlara su veremeyeceğini hatırlatarak ortaya attığı hidrofor sistemine sert çıktı. Çakıroğlu, Trabzon’da binaların yüzde sekseninin depo sistemi oluşturamayacağını ve susuz kalabileceğini hatırlattı. Çakıroğlu’nun ikinci uyarısı ise AB’den alınan 17 milyon Euro’luk hibenin doğru kullanılamadığı hususuydu. Çakıroğlu, Büyükşehir Belediye’sinin yönetme iradesini büyük oranda kaybettiğini, işi bilen kadroları tasfiye ettiğini ve Trabzon’un çok ciddi sorunlarla karşı karşıya kaldığını hatırlattı. Başkan Murat Zorluoğlu ise meclisteki konuşmasında uyarıları dikkate almak yerine “Birileri şehri yönetmek istiyor. Buna izin vermiyoruz diye bizi eleştiriyorlar” açıklaması yaptı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.