banner114
banner146

Geçtiğimiz haftanın en önemli gündem maddesi hiç şüphesiz pandemi sürecinde yeni bir dönemin başlamasıydı. 17 günlük tam kapanmadan sonra iki yıla yakın bir süredir perişan olan esnaf artık rahatlama bekliyordu. Özellikle lokantalar ve kafeteryaların büyük çoğunluğu iflas etmiş gözler yeni açıklanacak kararlara çevrilmişti. Bakanlar Kurulu toplantısından beklenen haber geldi. Dar çerçevedeki bir kısıtlamaya rağmen hemen tüm sektörler işletmelerini açabildi. Bu arada bir ülke için önemli gelişme olan eğitim-öğretim nihayet bir düzene girdi. Aynı çerçevede üniversitelerin de 13 Eylül itibari ile açılacağı belirtildi.

Rahatlama haberi hemen tüm sektörlerde büyük bir sevinç yarattı. Maske ve mesafe korunarak ve aşıya güvenilerek ilan edilen bu yeni dönem ülkenin de aynı zamanda kalkınmasıyla yakından alakalıydı. Kimileri rahatlamanın turizm için yapıldığını iddia etti. Ancak gerek Avrupa’dan ve gerekse Rusya’dan turizmin önünü açacak bir haber gelmedi.

Trabzon açısından bakıldığında pandemi sürecinde ekonomide ciddi bir yaralanmanın yaşandığı söylenebilir. Trabzon’da 2 bin 500 esnafın kepenk kapattığı gerçeği tablonun vahametini daha net biçimde göstermektedir. Bir sanayi kenti olmayan turizm ve esnaf ağırlıklı ekonomiye dayanan Trabzon’u daha zor günlerin beklediği söylenebilir.

                                                           ***

Geçtiğimiz haftanın bir diğer gündem maddesi Maraş Caddesi’nin yayalaştırılması konusuydu. Ortahisar Belediye Meclisinde gündeme gelen Büyükşehir Belediyesi başlatılan altyapı çalışması nedeniyle tartışılan Maraş Caddesi konusunda bir karar arifesine geldi.  Her yerde tartışılan Maraş Caddesi’nin yayalaştırılması konusu Ortahisar Meclisinde de gündeme geldi. Maraş Caddesi’nin yayalaştırılması konusuna Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç tam destek verdi. Genç, geçmiş dönem Belediye eski Başkanlarından Volkan Canalioğlu’nun Uzun Sokak’ı yayalaştırılması konusunu hatırlattı ve şunları söyledi: “O dönemde ben AK Parti İl Başkanıydım. Volkan Bey’e bu konuda tam destek verdim. Karar aldığında arayıp ilk tebrik edenlerdendim. Daha o dönemde bile (yani 13-14 yıl önce) ‘İnşallah peşinden Maraş Caddesi gelir’ diye de görüşümü paylaştım. Bu konu bundan önceki idare döneminde de gündeme gelmişti. Ancak bir mutabakat sağlanamadı. Şimdi bir mutabakat var. Benim fikrim hala aynı. Maraş Caddesi de Uzun Sokak gibi yayalaştırılmalı. Ancak konunun uzmanları mutlaka bir geçişin gerektiğini belirtiyorsa tek bantlı bir geçiş olabilir.” Başkan Genç’in bu konuda ki görüşü aynı zamanda kamuoyunun kahır ekseriyetle beklentisidir.

                                                          ***

Geçtiğimiz haftanın bir diğer gündem maddesi Yomra’daki petrol istasyonunun satışı meselesiydi. Hafta ortasında başlayan tartışma hala bitmedi denebilir.

Önce olayın hikayesi… AK Parti Belediye Meclis Grubu belediye borçlarını ödemek için 2017 yılında istasyonun satışına karar aldı. Ancak eski Başkan İbrahim Sağıroğlu bu kararı hayata geçirmedi. Büyük umutlarla Yomra’da seçimi kazanan İYİ Partili Belediye Başkanı Mustafa Bıyık aradan geçen iki yılda belediye borçlarını gerekçe göstererek mülk satışına başladı. Belediyenin Sağıroğlu döneminden borçları vardı ve Bıyık’a göre eli kolu bağlanmıştı. Halbuki Bıyık, seçimden önce ekonomik hiçbir sıkıntı çekmeyeceğini, proje üreterek Yomra Belediyesini döndüreceğini söylemişti. Bu arada İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu da Yomra’yı abat edecekti. Bunların hiç biri olmadı. Borçları kapatmak için mülkler satılmaya başlandı. İşte tam bu sırada Başkan Bıyık’ın önünde 15-20 milyon değerindeki istasyonun eski satış kararı geldi. Başkan Bıyık, apar topar ve bir dizi hatalar da yaparak istasyonu ihaleye çıkardı. Üzerinde ki müştemilata 7 milyon değer biçilerek toplamda 21 milyona istasyon işletmecisi Ferhat Öztürk’e satıldı. Ancak usulsüz satış mahkemeden geri döndü. Bıyık, daha çok Danıştay’a güvendi. Danıştay da satışın iptal edilmesi gerektiğine karar verdi. İşte bu süreç işlerken AK Partili Belediye Meclis üyeleri 2017 yılındaki meclisin aldığı satış kararını iptal etti. Bu iptal hem Yomra’yı karıştırdı, hem de kamuoyunda  ‘İYİ Partili Belediye Başkanını çalıştırmıyorlar’ algısı oluşturdu. Yomra’yı bir kez daha kaybeden AK Parti ikinci kez kaybetme niyetinde değildi. AK Parti İl Başkanlığı konuya müdahale etti. Prensipte satışı onayladı ancak satış miktarın az olduğunu belirterek meclis üyeleriyle de satışı görüşerek 25 milyon bedelle satılabileceği kararına vardı. Halbuki Mustafa Bıyık, 15-16 milyona satacaktı. Üstelik yeni satış da şeffaf değildi. Herkes biliyordu ki yine işletmecisinden başka ihaleye kimse girmeyecekti. Çünkü Yomra Belediyesi alanı satıyordu. Satın alan kişi aldıktan sonra bir de istasyonu işleten ile anlaşmak zorundaydı.

Bütün bu tartışmalar eşiğinde Yomra Belediye Meclisi hafta sonu toplandı. AK Parti Grubu 25 milyon bedel şartıyla satışını önerirken Bıyık herhangi bedeli reddetti. AK Partili Belediye Meclis Üyesi Tülay Adanur partisinin grup kararını çiğneyerek muhalefete destek verince Yomra’daki istasyonun satış kararı geçti. Geçti geçmesine ancak tartışma bitmedi. Kimine göre mecliste usulsüzlükler yapıldı, kimine göre istasyon için değerinin çok altında karar alındı. Uzun süre Avrasya Üniversitesiyle yaptığı kavgayla gündeme gelen Yomra Belediye Başkanı Mustafa Bıyık, şimdi de istasyon satışıyla biraz daha gündemde kalacak gibi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.