banner114
banner146
banner122

Geçtiğimiz haftanın gündem maddelerinden biri Trabzon’daki sivil toplum kuruluşlarının Büyükşehir Belediyesi ile olan tartışmalı ilişkileri idi. Büyükşehirin bugüne kadar ki çalışmalarını kamuoyunun önünde ve basın üzerinden çoğu kez eleştiren İKK üyesi STK’lar Büyükşehir Belediye Başkanı ile yaptıkları toplantının ardından eleştirdikleri Başkan’a bu kez methiyeler dizdiler. Bazıları daha ileriye giderek Başkan’ın projelerini ortak akılla yürüttüğünü bile iddia etti. Yine bazıları toplantıda Başkan Zorluoğlu’nu dinledikten sonra Akçaabat’taki otobüs dönüşümünün faydalı ve önemli bir proje olduğunu iddia etti. Akçaabat’taki STK yetkilisini dinlemeden… Ne gariptir ki aynı STK’ların şehri ortak akılla yönettiğini iddia ettiği Başkan Zorluoğlu, toplantıdan 2 gün sonra tüm şehrin ve Ortahisar Belediye Meclisi’nin karşı çıkmasına rağmen 3. Tüneli Ortahisar dışındaki ilçelerin Meclis üyeleri ile geçirdi. 3 gün Başkan Zorluoğlu ile boy gösteren aynı STK’lar yine tepki gösterip mahkemeye gitti.

Yukarıda izah ettiğimiz belediye-STK ilişkisi nasıl yorumlanmalı?  Biz şöyle yorumluyoruz: Kent sorunları konusunda hassas olan STK’lar Belediye Başkanı’nın kendilerini muhatap almaması nedeniyle sanki bir komplekse kapıldılar.  Kendileri ile hiçbir görüş alışveriş yapmayan Büyükşehir Belediye Başkanı davet edince de koşa koşa gidiyorlar ve sanki bunu bir gurur vesilesi sayıyorlar. Hal böyle olunca da sağlıklı olmayan belediye-STK ilişkisinden şehir zarar görüyor.

Geçtiğimiz haftanın bir diğer gündem maddesi Trabzon Şehir Hastanesi inşaat ihalesinin iptal edilmesiydi. Kentin mega projeleri arasında yer alan Şehir Hastanesi inşaatı 22 Eylül’de yapılan ihalede 1 milyar 99 milyon TL’lik fiyat ile en uygun teklifi veren Kalyon İnşaat’ta kalmıştı. Ancak diğer firmaların yaptığı yeterlilik itirazlarını Kamu İhale Kurumu (KİK) haklı buldu ve ihaleyi iptal etti. Trabzon Şehir Hastanesi ihalesinin iptal edilmesi demek ihalenin 1 yıl daha sarkması demek. Zaten yeteri kadar geç kalınan bu olayda Trabzon 1 yıl daha kaybetti.

Geçtiğimiz haftanın bir diğer gündem maddesi Akçaabat dolmuş dönüşümünün çökmek üzere olduğu haberiydi. UKOME kararı çerçevesinde Mersin-Akçaabat-Trabzon hattında hizmet veren 583 minibüsün en az yarısının dönüşümden yana noterden imza vermesi gerekiyordu. Akçaabatlı minibüsçü esnafı daha işin ne olduğunu kavrayamadan dönüşüme imza verdi. 420 civarında üye bu dönüşümü noterden verdikleri imzalarla destekledi. Ancak kazın ayağı hiç de düşündükleri gibi değildi. Pandemi döneminde… Çoğunun minibüsü ipotekliyken ve çoğu bankaya borçluyken karşılarına 14 ortaklı otobüs dönüşümü çıkıverdi. Üstelik otobüsler Büyükşehir Ulaşım Dairesinin kontrolünde ve para Büyükşehir Ulaşım’a yatacaktı. Akçaabatlı minibüsçülerin elinden hem altın değerindeki M plaka çıkacaktı hem de karşılarına ödeyemeyecekleri yeni bir banka kredisi çıkacaktı… Minibüsçü esnafı uzun süre direndi. Ertelenmesini istedi.  Çözüm gelmeyince bu kez çareyi tekrar notere gidip verdikleri imzayı geri çekmeye geldi.

Geçtiğimiz hafta 116 minibüsçü esnaf verdiği imzayı geri çekti. Bu hafta da 60 civarında minibüsçünün imzasını geri çekmesi bekleniyor.  Böylece UKOME’nin şart koştuğu yarıdan bir fazla (292) kriteri hayata geçmemiş olacak. günebakış gazetesi yaşanan bu gelişmeyi “Akçaabat dönüşümü çöktü” başlığıyla duyurdu.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.