banner114

Geçtiğimiz haftanın en önemli gündem maddelerinden biri Yomra Belediye Başkanı Mustafa Bıyık’ın benzin istasyonu satışının mahkemeden dönmesi olayıydı. Bıyık’ın, istasyonun kiracısına ayarlı ihalesi, idare mahkemesi tarafından 3 gerekçeyle bozuldu. 1) İstasyon değeri için TSO, Borsa ve benzeri ilgili kuruluşlardan güncel rayiç bedel belgesi alınmadı. 2) Kiranın erken bitirilmesi sebebiyle kiracının uğrayacağı değer kaybının ihaleyi üstlenecek olan kişiye yüklenmesi yasaya aykırı. 3) İhaleye katılacak olanların bedel noktasında sınırlandırılması ihaleye aykırı.

Yomra Belediye Başkanı Mustafa Bıyık’ın apar topar satışa çıkarttığı istasyondan aldığı 14 milyon lirayı belediye giderlerine harcadığı biliniyor. İstasyon yeniden ihale edilebilir mi? İhale için rayiç belgesi 21 milyon liradan fazla çıkarsa (muhtemelen öyle çıkabilir) ne olacak? İhale edilirse aynı alıcı alabilir mi? Yomra Belediye Meclisinin bundan sonraki tavır ve tutumu ne olur? Bütün bunlar soru işareti. Ancak biz daha önce bir başka noktaya dikkat çekmiştik. Bıyık’ın buradaki vahim hatası sonunda çok ciddi bir zimmete kadar gidebilir.

Geçtiğimiz haftanın bir diğer gündem maddesi Yomra Belediyesinin Avrasya’nın kampüs alanıyla yaşadığı sorundu. Trabzon’un gündemini 1,5 yıldır meşgul eden bu olaya Milletvekili Salih Cora’nın hakem olarak müdahalesi istendi. Cora, hakemliği kabul etti. Toplantı için Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Zorluoğlu, İYİ Parti Milletvekili Hüseyin Örs, Yomra Belediye Başkanı Mustafa Bıyık, Avrasya Üniversitesini temsilen koordinatör Prof. Dr. İbrahim Özen katılacaktı. Toplantıya sadece iki saat kala toplantının ertelendiği açıklandı. Herkes şaşırdı. Trabzon’un gündeminden çıkması beklenen bir konu ne oldu da tekrar başa dönüldü. Biz sorunun Avrasya ya da Yomra Belediyesinden kaynaklandığını düşünmüyoruz. Sorunun kaynağında sanki AK Partinin kendisi yatıyor. Trabzon’daki sorunları halının altına süpürmesi ile tanıdığımız İl Başkanı Sayın Haydar Revi, böyle bir sorunu çözmek için irade belirlemek yerine toplantıya katılmayı reddedince olayın teşkilat içinde soruna dönüştüğü bilgisine ulaştık. Aynı zamanda bir hukukçu olan Salih Cora, konu yeniden mahkemeye intikal ettirildiği için hakemlik kararını erteledi. Şimdi gelinen noktada acaba mahkeme kararı beklenecek mi? Mahkeme kararı uzun sürerse bu sorun da o kadar bekleyecek mi? Valiliğin hakem kararını beklemeden hafta sonu Avrasya’ya yazdığı yazı ile takındığı tavır nasıl yorumlanmalı? Valilik gerçekten sorunun çözümünü istiyor mu? Yoksa Yıldız’ın söylemlerine kızarak nefis mi yapıyor? Eğer böyleyse devlet nefis yapar mı? Hepsini göreceğiz.

Geçtiğimiz haftanın bir diğer günde maddesi Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Zorluoğlu’nun mega projelerinden biri olan Akçaabat Otobüs dönüşüm sisteminin çökmesiydi. Daha önce otobüse dönüşüm için imza veren 400 kadar minibüs sahibi, sıra 80’er bin liralık ödemeye gelince bunu karşılayamadı.

Aslında minibüs sahipleri baştan imza verirken ne olup olmayacağını doğru dürüst hesaplayamadı. Bir otobüse 12-14 kişinin ortak olması ve böyle bir ortaklığın ticari kazanca dönüşmesi mümkün değil. Bunu ancak iş ciddiye binince fark ettiler. Önce kooperatif kredi denemesi yaptı olmadı. Ardından minibüs sahiplerinden bireysel kredi kullanmaları istendi. Ona da minibüsçüler yanaşmadı. Sonuç olarak Büyükşehir Belediyesinin 1 yıldır en az 7 kez gururla ilan ettiği dolmuş dönüşümünün Akçaabat ayağı çöktü. Aslında makul olanı otobüs değil, Ortahisar’daki gibi minibüslerin yenilenmesi kararıydı. Sanırız, Akçaabat da önümüzdeki dönemde Ortahisar gibi 12+1 minibüslere dönecek. Bu dönüş de ancak pandemi sonrası hayata geçebilecek. Yani 2021’in ortalarını bulabilir. Ne yazık ki, iş bilmeyen… şehri ve STK’ları yeterince tanımayan… analiz bile yapmaktan aciz… hiçbir eleştiriyi dikkate almayan Büyükşehir Akçaabat dolmuş dönüşümünde de duvara tosladı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.