banner114

Geçtiğimiz haftanın en önemli gündem maddesi Türkiye’nin Rusya tarafından sırtından hançerlenmesiydi. Soçi Mutabakatı çerçevesinde İdlib’te bulunan Türk askerleri Rusya’nın verdiği koordinatlar çerçevesinde Esed güçleri tarafından vuruldu. Türkiye 34 şehit verirken gündeme Rusya’nın askerimiz açısından güvenilir komşu olup olmaması geldi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, meselenin İdlib meselesi olmadığını, projenin bir ucunda da Türkiye’nin olduğunu belirterek, İdlib’ten çekilmeyeceğimizi ilan etti. Çünkü biz biliyoruz ki İdlib, işin başlangıcı. Ardından Afrin’den, El- Bab’tan ve diğer bölgelerden çekilmemiz istenecek. Bu arada yeniden sınıra gönderilen 2 milyon mülteci Türkiye’ye sürülecek. Dahası Türkiye kendi sınırlarına itilirken, sınırda yeni bir terör devletçiği inşa edilecek.

Türkiye, İdlib’ten çekilmesi halinde gerek mülteci açısından gerekse ülke güvenliği açısından tarihinin en zor durumuna düşecek. Bugün baktığımızda yaşadıklarımız karşısında ABD ve batı dahil müttefiklerimizin hiçbiri nasıl umursamıyorsa o gün de umursamayacaklar. Çünkü projenin bir yanında en başından beri Türkiye var. İdlib bu açıdan önemli.

Rusya, en başından beri Türkiye’nin ne müttefiki oldu ne de dostu. Bir kez daha idrak ettik ki, Rusya’nın dostu olmaz. Rusya’ya çıkarları çerçevesinde en yakın olanlar, yakın olanlar ve düşmanlar olur. Zira, Rusya yalnız yaşar, kararları yalnız verir ve en yakın dostlarına bile uygulatır. Rusya, böyle bir devlettir. Ve Ruslar da böyle bir devlete razıdırlar. Dolayısıyla Rusya’nın Türkiye’ye karşı davranışı şaşırtmış gibi görünse de hafızamızı yokladığımızda Rus gerçeğiyle karşılaşırız. Atalarımız bizim gibi bir ya da iki kez tecrübe etmedi. Yıllarca tecrübe ederek söyledi. Rus ayısı ile aynı yatağa girilmez.

Olayın ikinci boyutu ise Avrupa’nın ihaneti. Türkiye’yi İdlib’te yapayalnız bırakan Avrupa, mülteci konusunda ne verdiği sözünü tuttu ne de muhtemel mülteci konusunda yeni bir irade koydu. Yani, Türkiye ile bir anlaşma imzaladı ve geri çekildi. Buna göre Türkiye, mültecileri Avrupa’ya göndermeyecek!.. Peki, ama mülteci sayısı 4 milyondan 6 milyona çıkarsa ne olacak? Yani, şartlar değişince ne olacak? Avrupa “Beni ilgilendirmez” diyor. Türkiye, tam bir yıldır Avrupa’yı bu konuda uyarırken Avrupa duymak istemedi. Türkiye bu çerçevede mültecileri serbest bıraktı. Yani Avrupa’ya anladığı dilden anlattı.

Geldiğimiz noktada nereye vardık? Görünen o ki 6 Mart’a kadar yani Putin ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın görüşmesine kadar katil Esed’le baş başa kaldık. 3 günlük sürede Eset katiline 10 yıllık zayiatından daha fazlasını verdirdik Arkada 3 gün daha süre var. Esed’e nasıl ateşle oynadığını ve bir daha ömrü boyunca oynamamasını hatırlatan Bahar Kalkanı yürürlükte. Dualarımız Mehmetçik’le… Rabb’ım inşallah yeryüzündeki bu ordusunu koruyup, kollayacaktır.

Geçtiğimiz haftanın bir diğer gündem maddesi CHP’de yapılan il başkanlığı seçimiydi. Uzun süredir teşkilatı çekip çevirmek, tavanla taban arasında uyum sağlamak ve teşkilatı gençleştirmek isteyen yeni anlayış, Ömer Hacısalihoğlu’nun etrafında kenetlendi. Hacısalihoğlu, 3 adaylı kongrede 325 oyun 176’sını alarak ezici bir üstünlükte il başkanı oldu. Hacısalihoğlu döneminin başarılı bir dönem olacağına inanıyoruz. Tekrar hayırlı olsun diyoruz.

Geçtiğimiz haftanın bir diğer gündem maddesi Koronavirüs’ün Trabzon üzerindeki etkilerini konu alan haberlerdi. Bir yandan turizm etkilenirken, bir yandan Umrecilerimiz Umre’ye gidemedi. Koronavirüs’ün İran’da hızlı yayılması dolayısıyla Türkiye, İran’la olan sınır kapılarını kapattı. Böyle olunca her Nevruz’da Trabzon’a gelen binlerce İranlı bu kez gelemedi. Turizmciler önümüzdeki süreçte Koronavirüs dolayısıyla turizmin etkilenmesinden ve insanların ülkelerinin dışına çıkmamasından endişe ediyor. Dileriz Koronavirüs turizmi etkilemez.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
yasar 3 ay önce

üstad trabzonspor hakkında yazı ne zaman yazacaksınız?