banner114

Dün, 2 Ağustos 2020...

Trabzonspor’un 53. resmi kuruluş yıldönümüydü.

Yine bu sayfada “BİRAZ BURUK BAYRAM” diye anlatmaya çalışmıştık meramımızı…

Futbol, bir ayak oyunuydu fakat zaman zaman elle de oynanabiliyordu.

Hem de Trabzonspor’a karşı…

2011’de, 2020’de…

***

1967…

Resmi Kuruluş Yıldönümü…

Bordo Mavi’yi biraz bilenler…

Fırtına üzerinde araştırma yapanlar ise hikâyeyi daha eskilerden başlatıyor.

Kulübün resmi sayfasına bir göz attık. 1900’lerin başlarına kadar uzanıyoruz.

O zamanlar 12 ülkenin konsolosluğu var Trabzon’da…

Ve 1911’de kuruluyor İdmanyurdu. Araya savaş yılları giriyor, seferberlik filan…

Fakat Osmanlı’nın ilk futbol kitaplarından biri İdmanocaklı Süleyman Rıza (Kuğu) tarafından basılıyor.

Önsözünde amaç “Doğu vilayetlerinde futbol öğretmek” şeklinde açıklanmış.

Sonunda Trabzonspor’un temelini atacak kulüpler doğuyor 1920’lerin başında…

***

Trabzon, bir asır öncesinde de çok sever futbolu…

İstanbul, İzmir ve Ankara’nın ardından… Ülkemizin ilk spor örgütü ‘Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı’nın dördüncü üyesi olur.

1921 yılından itibaren fikstür dahilinde lig maçları organize edilir.

1923 yılı Temmuz ayında İstanbul’a bir spor gezisi düzenler Trabzonlu gençler.

İstanbul’u ziyaret eden yabancı takımlarla Türk takımların maçları izlenir.

1925 yılında ise Sovyetler Birliği spor kafilesi Trabzon’a gelir. 

Ardından İran ve Avusturya takımları…

***

Trabzon’da öyle bir spor iklimi oluşur ki…

Dönemin ‘Dört Büyükler’i konuşulur her yerde.

İstanbul, İzmir, Ankara ve Trabzon…”

Henüz Cumhuriyet’in ilk yıllarında…

Şehrimizin unutulmaz spor önderlerinden…

Bugün yerinde yeller esen stadyuma adını veren…

Hüseyin Avni Aker şu satırları kaleme alır İstikbal Gazetesi’nde…

Trabzon şehri spor ibtilası geçiriyor. İstanbul’da dans ibtilası, Ankara’da ud, Trabzon’da futbol…”

İbtila’ tiryakilik, düşkünlük, tutkunluk anlamına geliyor.

Durum bir asır önce aynen böyle …

“Trabzon’da mahalle aralarında, ta Kavak Meydanı’na kadar ne kadar meydan, cami avlusu, bahçe varsa birkaç çocuk toplanmış. -Gol gol- diye bağırıyor. Hele şu hafta tatilinin işsiz bir sürü halkının Kavak Meydanı’na doğru toplanması bu ibtilayı azdırdı. Şimdi herkeste bir spor heyecanı var.”

***

Trabzon Amatör Ligi’nden çok sayıda kulüp gelip geçiyor.

Bu kulüpler sadece futbolla ilgilenmiyor. Tiyatro ve müzik etkinlikleri de düzenliyorlar.

Şehrin sosyal kültürel hayatına farklı bir renk katıyorlar.

Ve 1950’lere gelindiğinde…

Hüseyin Avni Aker’in dediği gibi “futbol tutkunluğu” şehri kasıp kavuruyor.

İdmanocağı ve İdmangücü

Trabzon futbolunda başa güreşen iki güzide kulüp…

Maçlar, tam bir karnaval havasında oynanıyor, flama ve bayraklarla donatılıyor şehir.

Derken zamanla tam bir ‘futbol fabrikası’na dönüşüyor Trabzon.

Üniversite ve iş dünyası pek çoğunu İstanbul’a çekiyor.

Trabzon’un Futbol Elçileri’…

***

İdmanocağı, Trabzon Mahalli Lig Şampiyonluklarının yanı sıra…

Türkiye Amatör Futbol Şampiyonluğu’nu da kazanınca yurt düzeyinde tanınıyor.

Fakat 1958’de çok enteresan bir olay yaşanıyor, ikiye bölünüyor kupa…

İdmanocağı ve Ankara Havagücü aynı puan ve averajla tamamlayınca şampiyonayı… İdmanocaklılar, yarım kupayla dönerler Trabzon’a…

***

1965’te Beşiktaş’ı, Mithatpaşa Stadı’nda 1-0 yenerek Türkiye Kuapası’ndan elediklerinde Trabzon’u Profesyonel Liglerde temsil etme fikri ciddi ciddi konuşulmaya başlanır şehirde. Fakat İdmanocağı ve İdmangücü rekabeti hakimdir Trabzon futboluna… İki kulübün tek çatı altında toplanması imkânsız gibi görülmektedir.

21 Haziran 1966’da Martıspor ve Yıldızspor’la birleşen İdmanocağı’nın, resmi yazışmalarda yaşanan sorunlar nedeniyle 2.Lig’de oynamasına izin verilmez.

20 Temmuz 1966’da Karadenizgücü, Martıspor ve Yolspor’la birleşen İdmangücü, kırmızı beyaz renkler altında Trabzonspor’u kurarak 2. Lig’de mücadele etme hakkı kazanır. Takımın başına da Başkan Ali Osman Ulusoy’un ısrarı ile Hayri Gür getirilir.

Trabzon Lisesi Beden Eğitimi Öğretmeni… Günde 6 saat dersi vardır. Dersleri azaltılır, Cumartesi ve Pazar boş bırakılır.

Fakat İdmanocağı olmazsa Trabzonspor’un, şehri temsil açısından eksik bir görüntü sergileyeceği düşünülür. 1966-67 sezonu sonunda yeniden alevlenir birleşme tartışmaları. Bu kez Ankara, nokta koyar tartışmaya…

İdmanocağı ve İdmangücü, birleşmemeleri halinde Türkiye 2. Ligi’ne alınmayacaklar.”

Bu durum şok etkisi yaratır Trabzon’da…  Zor, oyun bozar…

Toplantı üstüne toplantı yapılarak çözüm aranır soruna…

Fakat bir türlü beklenen açıklama gelmeyince Trabzon halkı sokağa dökülür.

Futbol Federasyonu’nun tanıdığı süre de sona ermek üzeredir.

Uzlaşamayan kulüp başkanları protesto edilince…

Nihayet 2 Ağustos 1967’de karar çıkar.

Trabzonspor, Bordo Mavi renkler altında İdmanocağı, İdmangücü, Karadenizgücü ve Martıspor’un birleşmesi ile kurulmuştur.”

***

Yıllarca memleket sporuna önderlik eden…

Futbolun kitabını yazan şehirdir Trabzon. Hiç 2. Lig’de kalır mı?

Beklenti yüksektir ve Trabzon sınırlarının dışına taşmıştır Bordo Mavi sevgisi.

Öze Dönüş” olarak adlandırılan bir transfer politikası benimsenince efsane takımın iskeleti kurulur. 1973-74 sezonunda 1. Lig’e “merhaba” der Trabzonspor.

Özlem gerçekleşmiştir.

1975-76 sezonu şampiyonluğu, “Futbolda Anadolu Devrimi” olarak yorumlanır.

Çünkü şampiyonluk ilk kez İstanbul dışına taşmıştır.

Kupalara ambargo koyan Trabzonspor “Kupa Beyi” olarak anılmaktadır.

Unutulmaz zaferlere imza atar, tüm ülkeyi de sallar adeta…

***

Bir sevdadır Trabzonspor

Çalınan kemençedir, tulumdur

Oynanan kolbastıdır, horondur

Futbolun kitabını yazan şehir

Sevinç çığlığı, gözyaşı

Güvendiği dağ, olta atarcasına demir attığı sudur

53. yılın kutlu olsun Fırtına.

Kuruluşuna emek verenlere, yönetenlere…

Toprak ve yeşil sahalarda ter dökenlere…

Tribünlerden ekran başına seni izleyenlere, özleyenlere, dua edenlere…

Kısacası Bordo Mavi’yi bugünlere getirenlere minnet ve şükranlarımızla…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
YÜKSEL YAVUZ 2 ay önce

HOCAM KALEMİNE KUVVET
BİRAZ OLSUN GEÇMİŞ BİZLERİ SEVİNDİRİYOR.
YA BUGÜN