banner114

Dedi: Haziran ayındayız. Artık bir anlamda normal hayatımıza dönmüş bulunuyoruz. Lokantalar açılıyor, mağazalar, parklar vs. Hani işyerlerinde bile normal düzene geçildiği söylenebilir. Ne oldu da normal hayatımıza döndük?

Dedim: Normal hayatımız hangisi? Eski hayatımız ise hayır dönmedik. Tam aksine yeni bir hayat tarzına büründük. Hayatımızın her anında ve aralığında üç şeye dikkat edeceğiz.

1-            Maske

2-            Sosyal mesafe

3-            Hijyen.

Dedi: Madem yeni hayatımızı bunlarla normalleştiriyoruz!.. Bu kadar sıkıntıyı neden çektik? En başından herkes bu üç kurala riayet ederdi ve bunca sıkıntı çekilmezdi.

Dedim: İşte bütün mesele musibetin yaşanmasıyla alakalı... Hani “Bir musibet bin nasihatten evladır” ya!.. Korona’nın ilk günlerinde... Yani bunca ölüm ve korkunun yaşanmadığı bir süreçte insanlara bugünkü gibi maske taktıramazdınız. Sosyal mesafeyi uygulayamazdınız. Şimdi olayın yaşanmış bir boyutu var. İnsanlar psikolojik olarak bu ortama hazır hale geldi. İnsanlara bir anlamda hayatlarının kıymeti hatırlatıldı veya öğretildi. Hayat ve insan böyle bir şey…

Dedi: Yine de bu üç kuralla bu sorun aşılacağı kesin değil. Size göre her şey bitti mi?

Dedim: Bilim Kurulu üyelerinin en başından beri tavsiye ve yorumlarını iyi takip eden ve okurlarına iletmeye çalışan bir gazeteciyiz. En başından da ifade ettik. Hayatımız hiçbir biçimde normale dönmedi. Maske taksak bile sosyal mesafeye uyacağız. İnsanlarla tokalaşma bitti. Sarılma, kucaklaşma bitti. El ele tutuşma-horon oynama, halay bitti. Maskeli de olsanız, anne-babanıza sarılıp ellerini öpemezsiniz. Torunları kucağı alıp doyasıya sevemezsiniz. Tatile gidip birlikte denize giremezsiniz! Denizde sorun yok ama suyun dışında var. Yani sonuç olarak kimse ‘Virüs tehdidi bitti’ demesin. Aşı bulunmadan veya virüs kendisi mutasyona uğramadan tehlike geçmiş değil. Ancak yaşadığımız bu çok sıkıntılı dönemin bittiğini söyleyebiliriz. Korona salgını 1.derece tehditten 2.veya 3.dereceye indi.

Gelelim meselenin ikinci boyutuna...

Hükümet korona virüs konusunda çok başarılı. Önyargılı olmayan her vatandaş bu noktada hakkını veriyor. Hükümet bu ülkeye sağlık alanında çağ atlattı. Önümüzdeki süreçte Türkiye bir sağlık ülkesi olacak. Belki de sağlık turizminden dünyada en fazla parayı ülke olarak biz kazanacağız. Lakin bütün bunların bir kısmı geçti, bir kısmı ise gelecekteki beklentimiz. Halbuki hayat devam ediyor ve biz bugünü yaşıyoruz.

Et fiyatları 2 katına çıktı. Süt fiyatları 2 katına çıktı. Yumurtadan yağa, temel gıdanın her unsuruna zam geldi. Bütün bunlar vatandaşa yansıyacak. Peki ya vatandaş?.. Lokantacı açtı, lakin masa sayısı yarıya indi. Yani müşteri yarıya indi. Berberler açtı ama müşteri yok. Kuaförler ve diğerleri aynı... Zam yapmış olmaları bir anlam ifade etmiyor. Zira eskisi gibi alıcısı yok.

İşsizlik %20’leri aştı. Aşmaya da devam ediyor. Bugün Türkiye’de en mutlu çalışanlar memur-kamu işçisi ve emekli... Hani şu hallerinden kan ağlayan emekliler... Zira özel sektör çalışanları ya işten çıkartıldı, ya ücretli izne ayrıldı veya maaş sıkıntısı içinde. İş dünyasında da durum farklı değil. Daha önce de yazdık tekrar yazıyoruz. Denizin ortasındaki fırtınayı atlattık. Tekne kıyıyı gördü. Hükümet en acil olarak işsizliğe el atıp üretime yönelmeli. Bakanımız Sayın Berat Albayrak’a sesleniyoruz.

Geliniz üretim dışında tüm yatırımları durdurunuz. Gerçekleşme seviyesi %90larda olanlara bile ödenek vermeyiniz. Yolları, köprüleri, barajları, tüm belediye ihalelerini iptal ediniz. Zigana Tünelinden, Kanuni Bulvarından iki sene sonra geçelim. Rize, havalimanına 3 sene sonra kavuşsun. Vatandaşı öne alan tedbirleri acil olarak hayata geçiriniz. Üretim tesisleri dışında hiçbir şeyi desteklemeyiniz. İşinden olana çare üretiniz. Üretiniz ki Türkiye 2023 vizyonunu aşsın... Aksi halde seçimin geçimden geçtiğini bir kez daha hatırlatırız. Yoksa bütün bu başarılar unutulup gidecek!..

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.