banner114
banner146
banner122

Zaman içinde her şey ve herkes ne kadar değişiyor. Değişime kimse direnemiyor. Değişime direndiğini zannedenler de değişiyor. Ancak farkında olamıyorlar. Kimini öfkesi, kimini çıkarı, kimini de yeni fikirler değiştiriyor. Öfkesine yenik düşüp değiştiğini üzüntü ile izlediğimiz birkaç isimden birisi de Fehmi Koru… Öylesine hazin bir değişim ki kaybedilen itibarın farkında bile değilsiniz…

Fehmi Koru’nun önceki günkü yazısını üzülerek okuduk. Üzüntümüz kendisi için… Okuyucusunu bu kadar üzdüğünün farkında mı acaba? Fehmi Bey, Amerika’daki kuru kalabalığın.. Belki sadece sistemden veya durumdan rahatsız olan kalabalığın eylemi ile FETÖ’nün 15 Temmuz darbe girişimini mukayese ediyor. Olsa olsa bir nebze Gezi eylemi ile mukayese edilebilecek Kongre Baskını eylemini 250 şehit, 2 bin 500 gazi verilen FETÖ darbesi ile mukayese ediyor. Bizdeki yargının tutumunu eleştirip Amerikan yargısını övüyor. Fehmi Koru bakın ne tür absürt örnekler veriyor: Biliyorsunuz, bizde 15 Temmuz (2016) sarsıntısının yargıya yansıyan etkileri hala devam ediyor. Darbe girişimiyle doğrudan veya dolaylı ilgisi bulunduğuna inanılan on binlerce kişi cezaevlerinde. Hemen her gün bir yerlerde operasyonlar ve yeni tutuklamalar yapılıyor. Mahkemeler darbenin içinde yer almışlar ile darbenin gerisinde bulunduğu kabul edilen FETÖ örgütü mensubu olduğu gerekçesiyle yargılananlara ağır cezalar veriyor.

ABD’nin 6 Ocak darbe girişimi sonrası yargısı çok farklı çalışıyor. Amerikan Kongresi ortak toplantı halindeyken Capitol binasına baskın yapıp güvenli yerlere götürülmüş Temsilciler Meclisi ve Senato üyelerini fellik fellik arayan bazısı silahlı binin üzerindeki kişiden 125 kadarı güvenlik güçleri tarafından belirlendi ve gözaltına alındı. Gözaltına alınanlardan pek azı tutuklandı; çoğu bütçelerine göre takdir edilen kefalet ücretini yatırınca denetimli olarak evlerine gönderildi.”

Koru’nunki cehalet değil… Öfkeden kaybedilen çizgi… Şimdi madde madde sıralayalım…

  1. ABD’de ellerinde silahlarla Capitol binasına girenler, hiç kimseyi öldürmediler. Onlar örgüt elemanı da değiller. Sistemden memnun olmayan örgütsüz asiler. Hâlbuki 15 Temmuz’da ellerinde silah olanlar askerdiler. Devletin binalarını işgal etti, direnen halka silah sıktı, 250 insanımızı öldürdüler.
  2. ABD’deki kuru-gayesiz ve amaçsız isyanın devleti ele geçirip yönetmek gibi bir iradesi yoktu. ABD’deki isyancıların uçakları, helikopterleri ve tankları da yoktu. Amaçları seçimle gelmiş Joe Biden’ı yakalayıp öldürmek de değildi. Ancak 15 Temmuz darbecileri uçaklarla, tanklarla bomba yağdırdılar. Tutuklamak için bu ülkenin Cumhurbaşkanını aradılar. Baskın yaptılar.
  3. ABD’deki kalkışmanın bir lideri de yoktu. Lideri Trump da değildi. Dağıldıktan sonra tekrar toplanma iradeleri de olmadı. Bunun için ‘kuru kalabalık’ diyoruz. Lakin 15 Temmuz kalkışmasının lideri ve komuta merkezi vardı. Dağıldıktan sonra tekrar toplanma ve yeniden kalkışma ihtimali de vardı. Kuru bir kalabalık değil, insanları öldüren organik bir terör örgütüydü.
  4. ABD’deki isyan dışardan organize edilen bir kalkışma da değildi. Ancak 15 Temmuz darbe girişimi başta ABD olmak üzere tüm Avrupa tarafından desteklenen bir girişimdi. Amacı seçilmiş insanları indirip devlet yapısını müstevlilerin emellerine uygun hale getirmekti.
  5. ABD’deki isyancılar ellerinde İncil’le sokağa çıkmadılar. Yeni bir din peşine düşmediler. İncil’i yorumlayıp yeni bir şey dayatmadılar. Lakin 15 Temmuz darbecileri İslam’ın yerine tahrif edilmiş bir din ihdas etmek için darbeye kalkıştılar. Bir meczubun yorumlarını Peygamber hükmünde belleyip Yahudi ve Hristiyanların ‘makul’ diyecekleri bir İslam amaçladılar.
  6. ABD’deki ‘İsyancılar yükselen Amerika’yı Çin’e, Rusya’ya peşkeş çekmek için eylem yapmadılar. Lakin 15 Temmuz canileri Türkiye’nin bağımsızlığını durdurmak ve ABD’ye eyalet yapmak için ayaklandılar.
  7. ABD’de ne eyleme katılanlar ne de onlara arkadan destek verenlerin gelecek iktidarla fikren bir sorunları yok ve olmadı. Dağıtıldılar ve bitti. Lakin 15 Temmuz darbecileri ve onları evlerinden işlerinden destekleyenler planlı ve programlı darbenin birer parçasıydılar. Halen de parçası olmaya devam ediyorlar. Ne içerdekiler pişman, ne dışarıdakiler. Bunlarla ABD isyancılarını mukayese etmek vicdansızlık değilse ahlaki de değildir.

FETÖ hareketini kıyısından, köşesinden ve neresinden olursa olsun masumlaştıracak her yorum bu ülkeye ihanetle eşdeğerdir. Artık bu sevdadan vazgeç Fehmi Bey… FETÖ darbesi ne 27 Mayıs ne 12 Eylül ne 28 Şubat’la mukayese bile edilmeyecek derecede hain ve tarihin en bedbaht darbesidir. Hiçbir darbe aynı zamanda İslam’a karşı yapılmadı… Bu ülkede İslam’ı tahrif etmek suretiyle yok etmeyi amaçlamadı. Lakin FETÖ darbesi sahte bir Mesih kepazeliği üzerinden bu millete yeni bir din dayatacaktı. Lanet olsun 15 Temmuz kalkışmasına onu masumlaştırmak isteyenlere…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
bayana29 1 ay önce

aynen katiliyorum....