banner114
banner146
banner122

Hayatımda ilk defa yataklı tedavi gördüm.Farabi ‘de geçen beş günlük tedavi süresince gördüğüm ,gözlemlediğim bir başka bir şey daha var ki o da son yıllarda Türk hekimliğinin geldiği seviyedir.Yetişen Türk hekimlerinin maharet ve başarılarıdır.Bunun sonucu sırf tedavi için Türkiye’ye gelen yabancıların sayısı bir hayli artmış ve sağlık turizminin önünü açılmıştır.Alt yapılar geliştirilerek fiziki mekanlar insan onuruna yakışır bir hale getirilmiştir.Gurur duymamak mümkün değil.Özel hastanelerin Trabzon’da olmadığı 60’lı yıllarda devlet hastaneleri ile bugünküler arasında çok büyük farklar var.O yıllarda tek kişilik odalar şöyle dursun 20 kişilik koğuşlarda,çift kişi yatan hastaları görmüştük.O zamanlar  doktorlar parmakla gösterilecek kadar azdı.Ameliyathanelerde sıra durumu vardı.Artık fukaralık çemberini yırtan Türkiye’de hem devlet ve hem özel hastanelerde devrim yaptı.Branş dalları ise genişletildi.İnsanlar artık kendini daha çok güvende hissediyor.Devletine saygısı ,sevgisi artıyor.Artık tecrübeli doktor bulmak için Ankara,İstanbul ve İzmir gibi büyük şehirlere gitmeğe gerek kalmıyor.Her ilde mevcut doktorlar aynı tedaviyi yapabiliyor.

Tedavi gördüğüm KTÜ Üroloji servisinde her şey mükemmel.Rutin hizmetler aksatılmadan yürütülüyor.Bu servise bakan öğretim üyesi Yrd.Doç.Dr.Onur İlke Kazaz.Çiçeği burnunda 41 yaşında başarılı genç bir hekim.Yanında uzmanlık yapan 10’u  aşkın asistanı  var.Kosovalı yabancı bir asistanı bile var.Hepsi pırıl pırıl  gelecek vaat eden doktorlar.Onur İlke Kazaz adı ile mütenasip ilkeli ve onurlu davranışları ile tedavi gören hastalarının gönlünde taht kurmuş.Bir ameliyattan çıkıp diğerine koşuyor.Arada da servisteki ve poliklinikteki hastalarına bakıyor.Bitmeyen bir enerji ile şifa dağıtıyor.

 Servisteki hemşire ve yardımcı personeller de eğitilmiş,ahenk içinde uyumlu bir çalışma atmosferi yaratıyor.Yüzlerinde hastalarına karşı bir bezginlik göremezsiniz.Bu halleri ile adeta moral aşılıyorlar hastanenin diğer servislerinde  de durumun aynı olacağını zannediyorum.Bu durumda hastane başhekimini de kutlamak gerekir.Farabi altı ay önceki Farabi değil.Hastane genel olarak bir düzene girmiş bulunuyor.

 Hekimlik ,öğretmenlik gibi kutsal bir meslektir.Şifa dileyen hastalarına şefkatli davranıp,onların morallerini yükselten,iyi bir diyalog kuran hekimlerimizin eli gerçekten öpülmesi gerekir.Bir yandan şifa dağıtırken diğer yandan yetiştirdiği asistanlarına ,insana sevgi ve saygıyı aşılaması mesleğin özelliğidir.Hangi meslek olursa olsun başarısı insana gösterdiği saygı ve sevgiyle orantılıdır.Federal Almanya’da altı yıl kaldığım eğitim ataşeliğindeki eğitim görevimden dönerken bir veda partisinde bana yöneltilen  soru şuydu:”Ülkenize döndüğünüzde,Almanya’da en çok neyi beğendiğinizi  söyleyeceksiniz ?” sorusu olmuştu.Verdiğim cevapta,hastanelerde doktor ve hemşirelerin hastalara gösterdiği şefkat ve güler yüz ile trafik düzenin düzgünlüğü olmuştur.Keşke mümkün olsa da belli sürelerde hekimlerimizi 2-3 ay bu ülkede staj yapmalarını temin edebilsek.Çünkü onları yetiştiren el,ustaca seçilmiştir.

 Tüm dünyanın iki yıldan beri çektiği pandemi salgını  çilesi karşısında tüm hekim ve hemşirelerimizin gösterdiği olağanüstü gayret her türlü takdirin üstündedir.Devletimizin zamanı gelince sağlık çalışanlarına vefa borcunu ödeyeceğinden kimsenin bir kuşkusu olmasın.

                                        

               

               

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.