banner114

Şimdi kitabın ortasından konuşalım…

Sosyal medya başta olmak üzere, telefonlardan, tv ekranlarından kişiye ve kişilere ulaşılabilecek her yerden, koronavirüsle mücadele hakkında “Evde kal” mesajı verilmeye çalışılıyor.

“Evde kal” mesajını veren devlet erkanını bir kenara koyalım.

Onların işi gerçekten zor!

Ya kardeşim.

Bir imzayla milyon euro, milyon dolarları cebe koyan teknik adam ve futbolcularımıza…

Çıktıkları her sahne programlarımda milyonları cebe indiren sanatçılara…

Oynadıkları her dizide bölüm başı yüz bin liranın üzerinde alan oyunculara...

Ya bunlara ne demeli?

Ne güzel çağrı yapıyorlar “Evinizde kalın”

Doğru evlerde kalmamız gerekir! Kalıyoruz da…

İnsanlar evlerinde kalacaklar ki, salgın bittikten sonra sizler için yine o ‘evde kal’ dedikleriniz sayesinde reytingler yapıp veya onlar tarafından izlenince o hayal ettiğiniz yaşam şekline girebilesiniz.

Dedik ya kitabın ortasından konuşmak gerek diye.

Yukarıda yazdığım zümreye sesleniyorum!

Siz sıcak yuvalarınızda çoluk-çocuğunuzla süreci mutlu bir şekilde geçirirken “Evde kal” dediğiniz milyonlarca insanların neye, nelere ihtiyaçları olduğunu düşündünüz mü? Ya da düşünüyor musunuz?

Kimse keyfinden dolayı dışarı çıkmıyor.

Kimse de ben kahramanlık yapayım derdinde değil.

İsterdik ki, ülkemizin başına gelen bu felakette önceliği sizler yapıp sağlık sektörü başta olmak üzere ihtiyaçlı herkese sizler el uzatın.

Onlar adına sizler çağrı yapın.

Aklınızdan çıkarmayın, o seslendiğiniz insanlar olmazsa inanın sizler olmazsınız....

Sizler böyle lüks yaşam içerisinde asla yaşayamazsınız.

Ne yapmışsanız o seslendiğiniz insanlar tarafından gerçekleşmiştir.

Ne güzel, “Evde kalın” demek!

Bana göre yaptığınız bu çağrıyı anlamlandırmanız için de onu desteklemeniz gerektiğini de beyninizin bir köşesine yazıp unutmayınız.

Ve kendi kendinize şu soruyu sorun, “Tamam evde kalsınlar da, bunların çoluk çocuğu ne yiyecek? tamam evde kalsınlar da, bunlar faturaları nasıl ödeyecek?”

Hani bir söz vardır, kullanmakta istemem ama şartlar kullanmamı buraya getirdi “Hayat sizlere güzel”

İsteriz ki hayat hepimize güzel olsun..

Böyle daha güzel olmaz mı?

HALA DALGASINDASINIZ

Ulan biraz daha ciddiyet gösterin ne olur?

Nasıl bir toplum olduk Allah aşkına?

Şaşırıyorum!

Yapmayın etmeyiniz.

Bir kendinize geliniz.

Yaşananlardan ve yaşanmakta olanlardan dolayı hepimizin psikolojisi bozuldu.

Kimse ön göremiyor yaşadığımız bu korkunç süreli durumla ilgili…

Bakıyorum, Dünya ile birlikte ülkemiz bir virüs belasıyla can siperhane mücadele ederken, sizler hala işin dalgasındasınız!

Ne oldu sizlere böyle?

Cumhurbaşkanı dahil, bilim adamları yaşanan süreç ile ilgili “çok ciddi bir durum” derken.

Diğer tarafa bakıyoruz, sizlerin makara yapmanın derdinde olduğunu görüyoruz.

İlla felaket başınıza gelip, o zaman mı işin vahametinin nerelere geldiğini anlayacaksınız?

İşte o zamanda iş işten geçmiş olacak!

İnşallah geçmez.

İnşallah ülkemiz bu beladan kısa bir süre sonra az hasarla kurtulur.

NE KAYBEDERİZ?

Bu günlerde diri olmak zorundayız.

Bu günlerde iri olmak zorundayız.

Bu günlerde bir birimize destek olmak zorundayız.

Bu günlerde, birlik beraberlik içerisinde olmalıyız.

Bu günlerde birimiz hepimiz, hepimiz birimiz olmalıyız.

Bu günlerde hoş görülü olmalıyız.

Bu günlerde sevgiyi-saygıyı en ön plana tutmalıyız.

Bu günlerde hepimiz top yekün bir mücadelenin içerisinde olmalıyız.

Biz böyle olursak bu illet beladan kurtuluruz.

Yoksa o şunu söyledi.

Bu onu yaptı.

Şu şöyle oldu.

Dersek ki, maalesef diyen oluyor.

Yemin billah, İtalya ve İspanya’yı sollarız.

Hiç değilse şu süreçte bunları yapalım.

Soruyorum yaparsak ne kaybederiz?

Ya yapamazsak?

İnanın bunu düşünmek bile istemiyorum.

KİM YAPACAK?

Birisi bu bilgi kirliliğine ‘dur’ demeli!

Ha derler mi onu bilemem.

RTÜK’ün diyecek mecali yok herhalde.

Sabah-akşam neredeyse her ekranda koronavirüsle ilgili programlar yapılmakta.

Aman Allah’ım, iş öyle bir boyuta gelmiş ki, bir ekranda farklı bilgileri dinliyoruz konuşmacılardan virüs ile ilgili, bir başka ekrana geçiyoruz orada ki konuşmacılar virüs hakkında başka fikirler söylüyor.

Tabiri caizse at izi it izine karışmış misali oluyor bilgiler.

Zaten millet olarak, moraller yerlerde sürünüyor.

Hepimizin psikolojisi dip yapmış.

Birde buna ekranda yaşadığımız bilgi kirliliği eklenince, hadi siz olun da gelin çıkın işin içerisinden.

Hadi siz olun da, psikolojinizi sağlam tutmaya çalışın.

Az daha unutuyordum, bazı meslektaşlarımız var, sağ olsunlar onlarda hiçbir şeyden geri kalmak istemiyorlar herhalde.

Ya arkadaş, bu sağlık konusu, ne olur bunu yorumlamaktan vazgeçin.

Bilim Kurulu’mu devreye girecek.

RTÜK’mü olaya atacak.

Bir an önce bu kirliliğe son verilmeli.

Yoksa mı? Allah korusun, KORONA hepimizi kaldıracak HORONA! olacak sonumuz.

KRAL ÖLDÜ!

Siyaset bu!

Bir bakmışsın bir gün omuzlardasınız.

İhtişamlı karşılamalara muhatap olursunuz.

Bunların yanında karşınızda el pençe durulur.

Görev gitti mi?

Yallah çay ocaklarında kendinizi bulmuşsunuz!

Yanınızda da sadece gerçek dostlarınızı bulursunuz.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Mehmet Cahit Turan görevinden alınarak yerine Bakan Yardımcısı Adil Karaismailoğlu getirildi.

Her iki bakanımıza da hayırlı olsun diyorum.

Benim burada belirtmek istediğim şu, gece yarısı yapılan görev değişikliğinden sonra eski bakan M.Cahit Turan’ın çok çabuk terkidiyar edilmesi ve ardından çok çabuk bir dönüşle yeni bakan Adil Karaismailoğlu’na bağlılık mesajlarının verilmesidir.

Dedik ya, siyaset böyle bir oyun.

Gerçi biz bu oyunu yılardır seyrede duruyoruz.

Ve diyoruz ki “Kral öldü, yaşasın yeni kral”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.