banner114

Eski Trabzon’da tamamen tabii hayat vardı. Ekmeği halis buğday ve mısır unu idi. Denizinde balık o kadar üremişti ki denize sığmaz karaya vururdu. Hamsinin çoğu tarlalara fosfor gübresi olurdu. Çocukluğumuzda denizdeki balık yığıntılarında bedenimizi hamsi bulutlarının içine atar gıdıklatırdık. Bizim eski kuşaklar ve balıkçılar bunları bilirler. Palamut büyüklüğündeki İstavrit balıkları 1977,li yıllara kadar gelmiştir. Şehirde bayramlar ve kültür faaliyetleri çok güçlü idi. Uzunkum alabildiğine bir Kum-çakıl sahili idi. Denize dereler aksa da lağımlar katiyen akmazdı. Derelerin suyu içilecek temizlikte idi. Uzunkum, Hollanda bahçelerinden güzel Holamana sebzeliklerine sahipti. Beşirlide (Çınaraltında ki bugün o çınarlar yok. Kesildiler) Alaturbiya denilen deniz halk bayramları olurdu. Dolaplar kurulur, halk onlarda döner, kayıklara biner, denizi gezer, yaz meyvelerini yerdi. Her isteyen Trabzon limanında olta ile Kefal (Sarıkulak) balıkları avlardı. Eski Trabzon evleri tarihi misyonuyla çok Turist çekerdi. Zağnos ve Tabakhane vadileri meyvelikti. Karlıktan getirilen karlar dondurmalara konurdu. Şehirde şıracılar susayanlara şira satardı. Amatör Futbol kulüpleri Türkiye Şampiyonu idi. Bilhassa İdman Ocağı ve Gücü Profesyonel lig takımlarını Galatasaray, Beşiktaş ve Feneri de yenerdi. Trabzon spor işte bu güçle kurulmuştu. Oyuncular hep Trabzon çocuğu idi. Saray sinemasına İstanbul Yeşilçam’ın aktörleri, aktrisleri gelirdi. Trabzon sokaklarında onları izlerdik, seyrederdik. Trabzon’da müzisyenler, tiyatrocular çoktu. Gazipaşa Caddesi’ne paralel tiyatro sokağında yirmi civarında Tiyatro Derneği vardı. Sinemalar halkla dolup taşardı. Komşuluk güçlü idi. Hastalıklar azdı. Trabzon’da yirmi adet civarında fabrika var idi. Trabzon Lisesi Türkiye’de birinci idi. Onda belediyecilik dersi okutulurdu. Tütün, fındık, çay buğday, mısır, soğan, hayvancılık revaçta idi. Şehrimizin Tarihte 2. İstanbul, Anadolu’nun başkenti, Türkiye’nin yedi kültür şehrinden biri özellikleri vardı.

Trabzon Tarihi İpekyolu şehri idi. Ticaret şehri idi. Eski Trabzon’un nüfusunun üçte biri daima öğrenci olurdu. Şimdi bu özelliğini Isparta’ya kaptırmıştır.

Eski Cudibey Okulu ve Öğretmen evi yıkıldı. Tabakhane Vadisi’ne yenisi yapıldı. Zeytinlik Camii yıkıldı. Moloza yenisi yapıldı. Pazarkapı Camii yıkıldı, yenisi yapıldı. Amma tarihi eserler eserliklerini kaybettiler. Fakat Trabzon’a henüz bir Minibüs garajı bile kazandırılamadı. Kadınlar pazarı yıkıldı yenisi yapılıyor. Fakat yeni Trabzon’da hiç Arkeolojik kazı yok. Sadece bazıları kendiliğinden ortaya çıktı. Rus işgalinde tahrip edilen Kral sarayı ve yer altı geçitleri halâ Turizme kazandırılamadı.

Şimdiki Trabzon’da tabii hayat kalmadı. Sahilleri dolgularda yok edildi. Çakıl kum sahası denilen tabii sahiller hiç yok. Dünyanın en güzel koylarından Uzunkum’dan Yıldızlı’ya uzanan Akyazı sahili ve denizi de stat oldu. Tek plaj yok. Eski Trabzon evlerinden birkaç tane kaldı. Tek Akçaabat Orta Mahalle kurtarılabildi. Ortahisar Mahallesi Pazarkapıya taşırıldı. Pazarın kapısı Mahallesi daraldı. Moloz eski ticari özelliklerini, tabi ve deniz güzelliklerini kaybetti. Moloza büyük ve güzel her taraftan görünen bir cami yapıldı. Trabzon sokakları altyapı çalışmalarıyla hurdalığa, mezbeleliğe, çamur tarlalarına döndü. Ne var ki şimdi inşaatlar sona ermeye başlamakla sokaklar güzelleşmeye başladı. Trabzon’da birkaç Yazar kuruluşu kuruldu. Fakat gazeteler zora girdi. Eskisi gibi rahat çalışamıyorlar. Ancak borç ödüyorlar. Trabzon Bâb-ı âlisi Anadolu’da ilk matbaayı kuran şehir olduğu halde o vilâyet matbaası bugün İzmir’de hurdalığa satılmış durumdadır. Ancak o matbaada basılan sâlnâmeler ve Osmanlıca gazeteler elimizdedir. Trabzon’da hayat çok pahalılaşmıştır. Bahriye askerliği bile kalkmıştır. Yeni Trabzon çocuklarından Bahriye askerliğini bilmeyenler olduğu gibi yüzme bilmeyenler de çoğalmıştır. Bugünkü Trabzon’da hiçbir fabrika yoktur. Bugünkü Trabzon fındık ve tütüncülükte eski gelirlerini kaybetti. Emperyalist devletlerin dönüm paralarına tenezzül eder haldedir. Eski Trabzon Lisesi İstanbul Galatasaray Lisesi ile baş başa iken bugün Atatürk’ün ziyaret ettiği ve övdüğü lise olmak özelliklerini de kaybetmiştir. Halbuki bu lise bir Osmanlı Trabzon’u lisesi olarak tarihi bir lisedir. Trabzon’a 21. asırda bile halâ tren ve demiryolu getirilmemiştir. Anadolu’nun başkenti ve tarihte 2. İstanbul olma, İpekyolu şehri olma özelliklerini de kaybetmiştir. Eski dünyadaki tanınmışlığı ile yaşamaktadır. Eski ilçelerinden olan Samsun bile ondan daha iyi imkânlara sahiptir. Şimdiki milletvekilleri ve yöneticileri de Trabzon’u eki tarihi ne göre yönetmemektedir. Eski milletvekilleri Mahmut Goloğlu, Mustafa Reşit Tarakçıoğlu, Faik Ahmet Barutçu Bey, Ali Şükrü Bey, Hasan Saka, Necmeddin Karaduman Trabzon’u tarihine göre yönetirlerdi. Şimdiki milletvekilleri Trabzon’u tarihine göre yönetmedikleri gibi Trabzon tarihini de yeterince bilmemektedirler. Halbuki dünyaca meşhur Trabzon kendi özelliklerine göre hizmet beklemektedir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.