banner114

Gerçeğin’ ta kendisi... Erzurum’da bohçacılık yapan bir kadın asıldı. 25 Aralık 1925 tarihinde çıkan şapka kanununa muhalefetten asıldı. Gerçek bir hikâye ama acıklı, ağlatan ve vicdanı sızlatan gerçek bir hikâye... Bunu paylaşmak yazmak bile acı veriyor insana... Bu kadar zalimlik olurmu dedirtiyor insana... Herkesin bir hikâyesi var. Erzurumlu Bohçacı Şalcı bacının gerçek hikâyesi bu.

 Erzurumlu Şalcı bacı bunlardan birisi... Fakir geliri yok, bağı bahçesi yeterli olmayan, yetim çocuklarını bakabilmek için kendi yaptığı el işlerini, havluları, yazmalarını, şallarını, bohçacılık yaparak kapı kapı gezerek satan bohçacı bir kadın... Üç beş kuruş kazanıp evinin nafakasını çıkaran, lakabı bu yüzden Şalcı bacıya çıkan... Erzurum’da bu Şal satan kadın şapka kanununu eleştirdiği için belki de ömründe görmediği şapka için asıldı. Ne kadın oluşuna bakıldı ne yetim olan evlatlarına acındı. Erzurum’da bir ibret olması gereken bu fakiri seçtiler. “Kapı kapı dolaşıp çok şey duymuştur, konuşmuştur” diye kadını astılar. Asan ise Çetin Altan’ın dedesi.

Gerçek acı bir hikâye. Şapka inkılabı için asılmış... Kendini savunurken söylediği söz çok daha acı “Kadın şapka giymezki asıla” Şalcı bacıya Tatar Hasan Paşa asılacağı darağacının altında bağırıyor “Çarşafını çıkar...” az sonra darağacında sallanacak olan, yağlı urgan boynuna geçecek olan şalcı bohçacı bacı, “Bu zamana kadar çarşafımı hiç çıkarmadım. Şimdi de çıkarmam ben namusumu hep korudum” diyor. Tarihe “Çarşaflı kadın astılar” demesinler diye bunun üzerine Tatar hasan paşa askere emir veriyor. “Çuvalı getir” Bir unlu çuval geliyor ve asker eliyle başına geçiriliyor. Başına çuval geçirilerek darağacına çekiliyor. Cellat ayağının altındaki sandalyeye tekmeyi vurunca Şalcı bacı ölüm hırıltılarını çıkarmaya başlıyor. Hırıltılar çoğalınca zalim olan cellat kadının ayaklarından hızla aşağıya çekerek kadının boynunu kırıyor. Şallı bacı boynu kırılarak ölüyor. Bu şehit düşen kadın üç gün boyunca idam sehpasında sergileniyor. Erzurumlulara ibret olsun diye asılı kalıyor. Sonra bir çukur açılıp içine konuyor. Üstü örülüyor namazı dahi kılınmıyor. Üstünü örtünce unutulur sananlar yanılıyor. Tarih unutmaz. Hiçbir şey gizli kalmaz. Eninde sonunda ortaya çıkar. Erzurumlular Şallı bacıya o gün ağlıyorlar ama gizli ağlıyorlar...

Bu hükmü vereni Allah bağışlamasın.

Şalcı bacının idam edilmesini sağlayan kişi gazeteci Çetin Altan’ın dedesi Tatar Hasan Paşa...

Torun Altan “Çetin Altan dedesinin yaptığı bu zalimlik karşısında  şunları kaleme almıştır. “Dedem  çok sert bir askerdi. İsmet Paşa topçu okulunda öğrenciyken  Tatar Hasan paşa okul müdürüydü. Sonrası ünlü komutanlar olan o dönemin öğrencileri anlatıp dururlardı. Tatar Hasan Paşa’nın sertliğini... Bir şapka isyanını bastırmakla görevlendirildiği bir kente hızını alamayıp birde kadın asmıştı!.. Sanırım siyasal suçtan asılan ilk kadındır tarihimizde.

 Kadın sehpaya çıkmadan önce “Ben bir hatun kişiyim, Şapka ile ne derdim ola ki’’ demiş galiba... Ben o tarihte henüz doğmamıştım. Çok ama çok sonradan öğrendim bunları ve insanın içinde sızı gibi tatsız bir burukluk kaldı içimde...” Bir dedeyi cani olarak öğrenen torunun acısını dışa vuruşudur bu..

Bunları bile bile insan katiline aşık olurmu?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.