banner114

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yeniden Azerbaycan’a gidiyor. Bu gidişin Azerbaycan-İran gerilimi ile ilgili olduğunu düşünüyoruz. Bu seyahat bize İran’ın Türkiye ve Azerbaycan’a karşı tutumunu yeniden yorumlama gereği hissettirdi. Tam da bu sırada Anadolu Ajansı, Lübnan Hizbullah’ı eski Genel Sekreteri Şeyh Tüfeyli ile çok önemli bir röportaj yaptı. Röportajın bize anlattıkları İran’ın kötü niyetli tutumunu aydınlatıcı cinsten… Okurlarımızla paylaşmak istedik.

Lübnan’da yasal bir siyasal hareket sayılan Hizbullah’ın kurucularından ve ilk Genel Sekreteri Şii din alimi Şeyh Tufeyli, İran’ın Karabağ politikasını bakın nasıl yorumladı? İran’ın Karabağ’a bakışını görünce bugünkü gerilimi daha iyi anlıyorsunuz. 1988 yılında ABD ve İsrail’in kendisine düzenlediği suikasttan kurtulan Tufeyli, Anadolu Ajansına verdiği mülakatta, Ermenistan'ın 1990'lı yıllarda Karabağ bölgesini işgal ettiği sırada İran'da bulunduğunu hatırlatarak, İran'ın eskiden beri Azerbaycan'a karşı Ermenistan'a destek verdiğini ve şu anekdotunu anlattı:

"O dönem (1990'lı yılların başında) İran Dışişleri Bakanı Ali Ekber Velayeti ile konuştum. 'Sizler neden Hristiyan Ermenileri şu gariban Müslümanlara karşı destekliyorsunuz?' diye sordum. Bana harfiyen verdiği cevap şu oldu: ‘Ermenistan, Sovyetler Birliği'nden ayrılan Azerbaycan, Türkmenistan ve diğer Türki cumhuriyetler ile Türkiye arasında bir engel oluşturuyor. Dolayısıyla Ermenistan'a destek vererek güçlendireceğiz ki Türkiye'nin önünü kapatmış olsun.’ O dönem Azerbaycan daha yeni devlet oluyordu ve orada İsrail diye bir şey yoktu. Bugün kalkıp Siyonistlerden dolayı Azerbaycan'la sorun yaşadığını söylüyorsan yalancısın sen. İran'ın siyaseti dürüst değildir, yıkım siyasetidir. Bu nedenle İran'ın politikalarının çoğunun kendisine dahi faydası olmadığını görebiliyoruz." dedi.

Bu mülakat bize İran’ın esasen nasıl katı bir mezhepçi tutum sergilediğini gösteriyor. Katı mezhepçi tutum derken bunu Irak-Azerbaycan ve Lübnan politikalarında net olarak görebiliriz. İran için esas olan Müslüman kimliği değil, Şii kimliği olduğunu gözlemlerimizden biliyoruz. İran, Müslüman bir ülkeye karşı, Hıristiyanlarla işbirliği yapabilir. Ancak bunlardan daha önemlisi, İran’ın Avrupa içinde değil İslam dünyası içinde sorun üretmesidir. Bu kapsamda İran politikalarını üç maddeye indirgeyebiliriz.

1-İran, Türkiye’nin önünü kesmek için pekala Rusya ve Ermenistan’la işbirliği yapabilir. Ermenistan’la işbirliğinin bu çerçevede olduğunu zaten Şeyh Tufeyli en yetkili İranlı isme dayandırarak söylemektedir. Aslında bu bilinmeyen bir şey değildir. Biz PKK’nın bu kadar ayakta kalabilmesinin nedenlerinden birinin de İran-PJAK ilişkisi olduğunu söyleyebiliriz. Bakalım bu kez İçişleri Bakanı  Süleyman Soylu ile imzaladıkları anlaşmaya uyacaklar mı? Soylu, sıradan bir bakan ve politikacı değil. Yapılan yanlışları görmezden gelen bir politikacı hiç değil. İmzasını sonuna kadar takip eder ve hakkını verir.

2-İran, Şia olmasına rağmen Azerbaycan karşısında Ermenistan’a açık destek vermiştir. Nitekim Şeyh Tufeyli bunu İran’lı en yetkililerin ağzından nakletmektedir. PKK-Haşdi Şabi işbirliği ise unun bugünkü en güzel örneğidir.

3-İran, katı mezhepçi tavrı nedeniyle kendisine biat etmeyen şiaya da düşmanlık edebilir. Bu bağlamda Suriye ve Irak politikası örnek gösterilebilir. İran, Suriye’de önce sunni kitlelere karşı savaş ilan etmiş büyük katliamlar gerçekleştirmiştir. Yine Irak politikasında, kendi inisiyatifine girmeyen hareketlere ve liderlere karşı mücadelede hiçbir beis görmemiştir. İran için tek varlık İran şiasının geleceğidir.

Bu yazıyı zaman zaman ülke ve millet olarak arkasında durduğumuz İran’ın gerçek politikalarını doğru okumak ve İran-Azerbaycan gerginliğini doğru anlamak için kaleme aldık. İran, bizim ona baktığımız gibi bize bakmıyor. Bunu biliniz istedik.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.