banner114

Demirtaş’ın ‘Demokrasi koalisyonu’

HDP kurultayı öncesi hapisteki eski Genel Başkan Selahattin Demirtaş yeni dönemin yol haritasını çizip, yeni kadroya göndermiş. Millet İttifakı içinde artık açık biçimde yer almak istediklerini ve hatta daha sonra kurulacak hükümete ilişkin de niyetlerini sıralamış. Bakalım Demirtaş Millet İttifakı’ndan neler bekliyormuş?..

“Yeni bir anayasa çerçevesinde tüm özgürlüklerin ve demokratik toplum-devlet yapılanmasının öngörüldüğü asgari bir program etrafında bir araya gelebilen tüm siyasi yapılarla önce demokrasi ittifakı… Seçim sonrasında ise demokrasi koalisyonu kurulabilir.” Önce ‘Demokrasi İttifakı’ sonra ‘Demokrasi Koalisyonu!..’ Kiminle… Sırtını dağdaki silahlı örgüte dayayan ve PKK’nın uzantısı partiyle… Demirtaş devam ediyor.

“Eğer önümüzdeki dönemde oluşacak hükümette HDP de yer alırsa bu, birçok sorunun çözümünü inanılmaz derecede kolaylaştıracaktır. HDP’yi dışlayan her seçenek sorunların çözümünün ertelenmesine yol açar. Bu nedenle bizim HDP olarak artık ‘talep eden’ olmaktan çıkıp ‘icra eden’ konuma geçmemiz gerekir. Şiddet sorununa da bu şekilde kalıcı, siyasi, akılcı ve nihai çözümler üretilebilir. Böylece Kürtler ayırımcılığa uğramadan, liyakata uygun şekilde devletin her kademesinde yer alır.” HDP de bu çerçevede kurultayını tamamladı.

***

Bütün amacı Tayyip Erdoğan’ı devirmek olan Millet İttifakının mecburi ortağı HDP’nin beklentilerini hep beraber okuduk.

  1. Önce hep beraber anayasa yapacaklar!.. Acaba bu anayasanın değişmez maddelerine ne yazacaklar?  
  2. Seçimi kazandıktan sonra ‘Demokrasi koalisyonu’ kuracaklar. ‘Şartlardan birisi ‘Kandil’e bakanlık yok!..’
  3. Koalisyonun içinde HDP’de aktif olarak yer alacak.
  4. HDP artık talep eden olmaktan çıkıp icra makamına oturacak.
  5. İlk iş olarak şiddet sorunu halledilecek!.. (Nasıl halledileceğini anlatmıyor. Silah mı bırakacaklar? Yoksa Kandil’den yine denetim mi yapacaklar?..)
  6. Liyakatli Kürtler devlet kurumlarında istihdam edilecek! Liyakatin türünü de açıklamıyor… Herhalde terörü en iyi ve candan destekleyen en layık olanlarıdır. Nitekim, HDP belediyelerinde liyakat; ‘Dağda güçlü olmak, bir veya daha çok kardeşi olması!..’ Böylece işe alımlarda veya makamlarda ‘dağdaki güç’ esas alınıyor. Devlet dairelerinde de benzer durum esas alınacak? Yandı gülüm keten helva!..

Bütün bunları niçin yazdık? Demirtaş veya HDP zaten CHP’yi çantaya koymuş vaziyette… Kendileri olmadan CHP hiçbir şey yapamaz. Burada karar vermesi gereken İYİ Parti… Yani Türk Milliyetçileri… Demirtaş’ın mesajları aslında Meral Hanım’a… Artık açık açık işbirliği ve ardından ortak hükümet… Adını da koymuş. Demokrasi koalisyonu… Sırtını dağdaki silahlı çeteye dayayan siyasi hareket şimdi ortaklarına hiza çiziyor. Gizli ittifakı artık açık açık istiyor. Bakalım Meral Hanım ne cevap verecek… Bakalım ittifakı yine CHP üzerinden mi yürütecek?..

Ergenekon dan atılanların Suriye’ye bakışı…

Emekli Tuğamiral Türker Ertürk, Türkiye’nin Suriye politikasıyla ilgili bir açıklama yapmış. Ertürk; ‘Askerler Suriye’ye ölüme gönderiliyor. Asker gerekirse ölür tabi ki ama, ülkenin güvenliği için ölür’ demiş…

Hani derler ya “Asker bakışı… Yalnızca güvenlik bilirler, onu da kendi güvenliklerini (!)” diye… Adam amiral olmuş ama Türkiye’nin güvenliğini çizilmiş sınırlarda arıyor. Sınırın hemen ötesinde kurulmak istenen terör devletini okuyamıyor!.. Zaten partisi onları terörist diye de görmüyor!.. Suriye’den sürülen ve geri kabul edilmeyen 4 milyon insanı ve bizim için olayın güvenliğini okuyamıyor...

Türkiye’de halen 4 milyon Suriyeli var. İdlib’den kaçanları yazmıyoruz bile… Esat geri almıyor. Almayı da kabul etmiyor. Türkiye o masada güçlü olmazsa bunca insan vatanlarına dönemeyecek. Bizim amiral, güvenliği yalnızca sınırı korumak olarak anlıyor. Sayın Ertürk’ün Rusya ve ABD yorumları ile Türkiye’nin konumuna ilişkin değerlendirmelerine ise hiç girmiyoruz. Tıpkı Ergenekoncu bakışı…

Söz açılmışken bir şey daha ilave etmek istiyoruz. Hep aynı şeyi savunduk yine savunuyoruz. Türk askeri içinde Ergenekon yapılanması vardı. Türkiye’yi dünyaya kapatan, NATO karşıtı ve seçilmiş iradeye güvenmeyen… Canı sıkıldığında deviren bir anlayış… Ergenekon davasının düşmesi, askerimiz içinde Ergenekon olmadığı anlamına gelmiyor. 2010-11 sezonunda şike ne kadar gerçekse… FETÖ, şikeyi nasıl istismar edip Fenerbahçe’yi ele geçirmek istediyse… Aynı hakikat Ergenekon için de geçerli… FETÖ, Ergenekon vakasını istismar ederek orduyu ele geçirmek istedi. Geçirdi de… Ta ki 15 Temmuz’a kadar...Tekrar Ergenekoncu anlayışa dönersek... Düşünebiliyor musunuz… Ergenekon anlayışının hakim olduğu askeri bir anlayış belki bugün Suriye’ye gitmeyi bile reddedebilir, sivil hükümete direnebilirdi!.. ‘Bizi niçin Suriye’ye, Libya’ya yolluyorsun?’ diyerek, siyasi iktidarı bile devirebilirlerdi…

Bütün mesele askeri demokrasiden, asgari demokrasiye geçme meselesi… Bütün mesele, Recep Tayyip Erdoğan’ı devirme meselesi… Vatan’ın geleceğine de mal olsa, devirme meselesi… Onun için ‘Artık Erdoğan Türkiye’dir’ diyoruz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner108