banner114

Trabzonspor en yakın rakibine 7, Fenerbahçe ve Beşiktaş’a da 10 puan farkla girdi Milli araya. Milli takımlara da en fazla futbolcu veren takım konumunda olan bordo-mavililerin şimdi sahasındaki Gaziantep maçına odaklandı. Tabloya baktığımız zaman puan farkının her ne kadar güzel etki yaptığını düşünsek de bir o kadar da tedirgin etmeli. Zira şimdi bütün hesaplar o 10 puanlık fark için yapılmaya başlandı. Kamuoyunda ve de özellikle sosyal medyada yaratılmaya çalışılan algılardan tutun da takım ve futbolcular üzerinde kurulmaya çalışılan baskılara kadar her konuda çok dikkatli olunması gerekiyor.

Zira birkaç hafta sonra devre arasına gidilecek olan ligde Ocak ayında da transfer süreci yeniden hareketlenecek. Takım üzerinde sürekli olarak “Gidecek-gelecek futbolcular” şeklindeki haber ve paylaşımlar da şu süreçte takımın moral-motivasyonunu olumsuz etkileyecektir. İşte bu yüzden de herkes çok dikkatli olmalı ve yazdığına-çizdiğine iki kere bakmalı.

Trabzonspor camiası, taraftarı, basını ile

Önümüzdeki süreçte daha fazla kenetlenerek takımına daha çok destek vermeli.

Trabzonspor camiası her zamankinden daha güçlü olmalı.

Çünkü Trabzonspor için belki de en zor süreç bundan sonra başlıyor.

O yüzden de içeride ne kadar güçlü ve sağlam durulursa,

Dışarıya karşı mücadelede de o kadar güçlü olunabilir.

Takımın da camianın da bu süreçleri bu şekilde atlatarak şampiyonluğa ulaşmaması için de hiçbir neden yok diye düşünüyoruz.

O samimiyeti gördük

Trabzonspor Teknik Direktörü Abdullah Avcı gerçekten çok önemli bir başarı öyküsü yazıyor… Takımı aldığı günkü tabloyu dün gibi hatırlıyoruz. Gerçekten biraz da umutsuz vaka gibi duruyordu. Hatta ilk haftalarda yakaladığı başarılı saha sonuçlarına bazı çevreler “Yeni hocalar ilk haftalarda bu başarıyı gösterir. Önemli olan bunu sürekli kılabilmek” şeklinde yorum getirmişti.

Abdullah Avcı’nın imza töreni sonrası Trabzon basınıyla buluşması da hafızamızda tazeliğini koruyor. O günkü verdiği mesajlar, sorulara verdiği cevaplardan pozitif enerji almış ve samimiyetine inanmıştık. Bu durumu o günü de yazılarımızda kaleme almıştık. Nitekim izlenimlerimizde ve önsezilerimizde yanılmadığımızı görmek de hem güzel hem de önemli.

Abdullah Avcı’nın geldiği gün itibariyle iç saha ve deplasmanlarda bütün maçlarda adım adım takımı takip ettik. Sahada maçların heyecanı bir kenara, Abdullah Avcı’nın saha kenarında yaşadığı heyecanı, hırsı, azmi en yakından gören ve tanık olan bir muhabir olarak da bir anlamda bugünleri bekliyorduk desek abartmış olmayız.

Çünkü samimiyet gerçekten zor bulunabilen ve de gösterilebilen bir şey oldu günümüzde.

Biz o samimiyeti Abdullah Avcı’da ilk günden gördük.

Abdullah Avcı ne yaptı?

Evet soru bu, Abdullah Avcı ne yaptı da takım bugünkü konumuna gelme başarısını gösterdi.

Kısaca özetleyelim.

Bir kere sihirli bir değnekle dokunmadı ancak yaptıkları bu etkiyi yarattı.

İyi bir ekiple yola çıktı.

İyi bir takım kurmak için kolları sıvadı. (Tabi burada başta Başkan Ahmet Ağaoğlu olmak üzere yönetimin hakkını da vermek gerekiyor. Çünkü Abdullah Hoca’nın elini müthiş derecede güçlendirmek için her türlü desteği verdiler.)

Sıra takıma geldiğinde ise.

Takımını çok sevdi, oyuncularının birbirlerini sevmesi için ortamı en iyi şekilde hazırladı.

Tek tek bütün oyuncularına o önemli dokunuşları yaptı.

Geçtiğimiz sezon da kısa yakaladığı havayla sezonu kupayla kapattı.

Bu sezon daha güçlü bir kadro yapılanmasına gidildi.

Takımda tam bir adaptasyon sürecinin sağlanması için neredeyse 7/24 oyuncularıyla vakit geçirdi.

Abdullah Avcı, büyük bir hedef için geldiği Trabzonspor’da o hedef için herkesi bir ve beraber olmaya çağırdı.

Her alanda mücadele etmek

Ahmet Ağaoğlu Trabzonspor’da göreve başladığı ilk gün gerçekten deyim yerindeyse gövdesini taşın altına koydu.
Aslında buna cesaret etti desek daha doğru olur.

Neden mi?

Tablo gerçekten zordu ve elde-avuçta da bir şey yoktu.

Kim ne derse desin.

Kim ne söylerse söylesin.

Ahmet Ağaoğlu belki de en zor dönemlerinden birisinde Trabzonspor Kulübü’nde görev üstlenmiştir.

Sivil toplum örgütlerinde görevler gönüllülük esasına dayanır.

Trabzonspor’da gönlünüzü değil bütün ruhunuzu vermez zorundasınız bu iş için.

Ahmet Ağaoğlu da hayatını bir kenara bırakıp geçmişte de hizmet verdiği ve çok sevdiği kulübü Trabzonspor’da göreve gelmiştir.

Trabzon gibi zor bir şehirde daha zor bir görev!

Gerçekten anlatmakla da anlatılmaz bu zorluk.

Çünkü şehrin o kadar dinamiği var ki,

Yazarı, çizeriyle bitmez sivil toplumcusu da Trabzonspor’u konuşur.

Şimdi buna bir de sosyal medya kullanıcıları katıldı.

Hele ki Trabzon’da herkes futbolu çok iyi bilir!

Herkes yönetmeyi çok iyi bilir…

İşte o yüzden her şeyi eleştirirler.

Ancak işin aslı öyle değil.

Dışardan konuşmak daha doğrusu biz ona ezbere konuşmak diyoruz, kolay gelir bazılarına.

Dedik ya iş öyle değil.

Dememiz o ki,

Buralara kolay gelinmedi.

Sadece sahada mücadelenin sonucu değil bu tablo.

Çok şeyle de mücadele etmek, çok şeyle de savaşmak zorundasınız başarılı olabilmek için.

Skor tabelası sadece işin görünen yüzü.

O yüzden kanaatimiz o yönde ki, Ahmet Ağaoğlu,

Her alanda mücadele ederek bugünkü tablonun ortaya çıkmasında en önemli etken olmuştur.

Cornelius  soru işaretlerini bitirmiştir

Sörloth’un takımdan ayrılması aslında sadece taraftarları değil bordo-mavili camiayı da epey etkilemişti.

Zira gerçekten son yıllarda aradığı golcüye nihayet kavuşmuştu Trabzonspor.

Ancak ve ne yazık ki yaşının genç olması ve kariyer anlamında kendisine Avrupa’da bir yol çizme planları nedeniyle takımdan ayrılma yönünde tercihte bulundu.

Kendi isteği ile ayrıldığı için de hem tercihine saygı duymak hem de kendi yoluna bakmaktan başka bir şey yapılamazdı.

Trabzonspor Kulübü de öyle yaptı.

Doğru olan da onu gerektiriyordu.

Hatta hiç zaman kaybetmeden Sörloth’un yerini dolduracak oyuncu arayışına girdi.

Belki tesadüf oldu ama fiziksel anlamda da Sörltoh’a çok benzeyen Cornelius’u transfer etti Trabzonspor.

Cornelius’un geldiği gün de benzer ifadeler kullanılmıştı.
“Tamam, yeni Sorlöth’u bulduk”

Hakikaten öyleydi ancak hemen herkesin kafasının bir köşesinde “Acaba?” sorusu da yok değildi.

Acaba bir Sörloth olur mu ya da ya çıkmazsa?

Daha doğrusu hayal kırıklığı olursa?

Ancak ilk resmi maçında attığı golle anında pozitif enerji vermeyi başardı Cornelius.

Ve her geçen gün üzerine koyarak devam etti.

Beşiktaş’la oynanan lig maçında oyuna girerken önsezimiz bize “Bu Cornelius golü atar, Trabzonspor galip gelir” dedi.

Nitekim yanılmadığımızı gördük.

Sanıyoruz her geçen gün, oynadığı her maçta Cornelius kafalardaki soru işaretlerini de ortadan kaldırıyor.

Umarız sezon sonuna kadar bu şekilde devam eder.

Elbette Cornelius’un da transferinde emeği geçen herkese teşekkür etmek gerekiyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.