banner114

      

“Trabzonspor’un geçmişte nasıl başarılı olduğu açık seçik ortadadır. Bu başarının mimarlarının çoğu da hayatta… Eski dönemler geçti ama, o dönemlerden hiç ders alınmadığı ortada… Bugün Trabzonspor’u yönetenlerin büyük çoğunluğu o günleri bilmiyorlar! Bırakın o günleri Trabzon’u ve Trabzonspor’u da -çok üzücü ama- tanımıyorlar!

Sadece Alanyaspor maçına bakıp bir şeyler görebildiyseniz bile gerçeği anlarsınız! 7 haftadır ligde tel tel dökülen takım ilk kez ortaya bir şeyler koydu. Silkindi. Kim yaptı bunu? İhsan Gündüz Derelioğlu… Peki kim bu adam? Trabzonspor’un evladı… Hem Şenol Güneş’in eldivenlerini emanet ettiği kulübün eski kalecisi, hem kulübün personeli… Trabzonspor camiası o beraberlikten memnum değil ama takım ilk kez en azından mücadele örneği gösterdi. Peki Newton’la niye bunu yapmadı veya yapamadı? Daha önce yetenekleri var da yapmamışlarsa ihanet etmişlerdir. Yok öyle değilse hoca seçimi facia değil midir? Yıllardır kenarda bekleyen Derelioğlu tek bir maçla bile bir dokunuş yapabiliyorsa bunu iyi tahlil etmek gerekmez mi?

Kulüp yönetilirken popülizme yer yoktur! Kar zarar hanesine, kasaya yani ekonomiye bakılır, bütçeye bakılır. Başarı sadece transferle veya teknik adamla olmaz. Kurumsal kimlikle, kurumsal bütünleşme ile olur.

Başkan Ahmet Ağaoğlu, onca tepkiye rağmen yine dediğini yaptı ve Abdullah Avcı yeni teknik direktör olarak açıklandı.

Kişisel olarak ele alırsak anlaşma yapılan Abdullah Avcı’nın kötü teknik adam olduğunu kimse söylemiyor! Bana göre ülkenin önde gelen teknik adamlarından biridir. Bunu Başakşehir’de kanıtladı. Sadece Avcı’nın bir ara dönem hocası olmadığını anlatmaya çalışıyoruz. Kendi kurmadığı bir ekibi devralacak. Avcı’nın mucizeleri mi var yoksa? Bu takım bu hali ile bu sezon zirvede çok zor yer bulur. Ve bu taraftar geçen sezon kaybedilen muhtemel bir şampiyonluktan sonra böyle bir başarısızlığı, teknik adamı kim olursa olsun kabul etmez!!! O zaman ne yapacaksınız?

Bir teknik adamla kaç yıllık sözleşme yaparsanız yapın, sonuç başarı ilişkisi yoksa o anlaşma yok hükmündedir! Ama bu kulüp içindir! Çünkü teknik adam tüm parasını alır ve gider!!! Çünkü burası Trabzonspor’dur. Yıllardır başarı gelmediği halde böyledir bu iş… Bir de çok iddialı bir teknik adam alıyorsanız beklentileri yükseltmiş oluyorsunuz. Ve hiçbir teknik adam başarı garantisi veremez. İlk sezonu ara döneme rastlasa bile muhtemel başarısız geçen teknik adamla ikinci, hatta üçüncü dönemde nasıl çalışacaksınız? Haa, teknik adama bir ton para verip yollarsanız sorun yok! Var mı öyle paralar? Yoksa bir bildiğiniz mi var?

Hiçbir teknik adamı denemeden yargılamam… Newton hiçbir yerde denenmemişti. O nedenle eleştirilerimiz baştan beri vardı. Trabzonspor’un teknik direktörü kim olursa olsun imza attıktan sonra “En büyük hoca, bizim hoca”dır! Kaldı ki Abdullah Avcı kendini zaten kanıtladı. Ama sıkıntı ara dönemde gelişi olacak. Kendi adıma yanılırsam özür dilemesini ve bundan dönmesini bilirim Asla da gurur mesele yapmam. Ancak tezlerimizin doğruluğu ortaya çıkarsa buradayız ve yanlışlara parmak basmaktan da asla geri durmayız. Canınızı yaksa da…


AKLANMIŞLAR!

3 Temmuz 2011 tarihinde patlayan şike lağımı 2020 tarihi itibarı ile hiç olmamış muamelesi gördü ve şikeye bulaşan (pardon) bulaşmayan tüm sanıklar beraat edip aklandı, paklandılar, tertemiz oldular!!! Bundan sonra “ Şikeyi kendim için yapmadım, Fenerbahçe için yaptım!” diyen Aziz Yıldırım piri-i paktır! Tertemizdir! Şikeye bulaşmamış, “ekilen, sürülen tarlalar, boy atan fidanlar, tarladaki ve şirkete alınacak işçiler…” sahipsiz kalmışlardır!

“Bizi küme düşürün!” diyen zamanın Fenerbahçe yönetim kurulu üyesi, şimdiden başkanı Ali Koç o günleri bir daha hiç hatırlamayacaktır!!! Şike davasının UEFA Tahkim Kurulu’nda görüşüldüğü sıralarda Koç Grubu’nun Şampiyonlar Ligi’ne 30 milyon avro ile aniden sponsor olması unutulup gidecektir!!!

Şimdinin Fenerbahçe sportif menajeri Emre Belezoğlu’nun Ankaragücü futbolcusu Kağan Söylemezgil’e menajer Ahmet Bulut’un ortağı Ekrem Okumuş’un telefonundan, Fenerbahçe ile yapacakları maçta fazla zorlamamasını istediği, kendisini Fenerbahçe’ye aldıracağını belirterek attığı mesajlar, iş ortaya çıkınca “şaka yaptım!” artistik hareketleri hiç akla gelmeyecektir”

Şike döneminde Fenerbahçe kulübünün yönetim kurulu üyesi olan şimdinin TFF başkanı Nihat Özdemir’i yok sayacağız öyle mi?

Trabzonspor’u yensinler, Fenerbahçe’ye yenilsinler diye Eskişehirspor’a gönderilen paralar, Cemil Turhan ve iki Fenerbahçe çalışanının şike için gönderilen paranın bir kısmına el koymaları, Serdar Kulbile’ye alınacak mini cooper, audi, pejo; şike için gönderilen paranın arabanın bagajında bulunması ile birden ev satın alma bedeline dönüşmesi, güvenlik görevlilerinin bu uyanıkları uyandırmamak için bunlara yol vermesi ve bu aptalların bir müddet gittikten sonra “ Yahu polisleri ne güzel atlattık. Para ile ev alınacağını söyleyip kandırdık” demeleri ve bunun da tapelere yansıması buhar olacak öyle mi? Ya Emenike olayı? Onu da mı unutacağız yoksa?

Fetöcülerle kol-kola girip, onları kulübe üye yapıp, onlarla halı sahalarda oynayıp sonra “ Bize Fetö kumpas kurdu” diyenleri unutacağız, öyle mi?

Hele Aziz Yıldırım’ın televizyonda Arena programında “ Bu şampiyonlukta aslında bu işin büyük kısmını çözen ama ortada gözükmeyen insanlar var. İsimsiz kahramanlar var. Yönetimde de var o tip arkadaşlarımız. Buradan hepsine saygılarımı sunuyor ve teşekkür ediyorum!” derken yapımcı Uğur Dündar’ın sadece müstehzi şekilde gülümsemesi ve “Kim o kahramanlar?” diye “sormamasını” da unutalım mı?

Yok, gerçek sporseverler; “ Kahve içmek, Şirket Ceosu, Bir Numara, inşaat işçisi, müvekkil, mağdur, Yantiri, Sapancalı, Rüzgarlı, Şekerli, hakim, Gram, taş ocağı, tarla, proje, dava, mahkeme, ustabaşı, davacılar, maç var!” ifadelerini asla unutmayacak! Kirli elleri, kirli vicdanları asla unutmayacak! Şike davası görülürken hiç bir tapeye itiraz etmeyenleri, şikeden tam 3 yıl sonra tapeleri delil olmaktan çıkaran yasayı onaylayanları da hep hatırda tutacaklar.

Türkiye’de şike vardır, yapılmıştır, belgelenmiştir. Tüm uluslararası spor kurumları bunu tescil etmişlerdir. Fenerbahçe bu nedenle Avrupa Kupaları’ndan iki yıl men edilmiştir. Şike olduğu için o sezon süper kupa maçı oynanmamıştır. UEFA ve CAS nezdinde Fenerbahçe ve başka kulüpler şike yapmıştır. Spor hukuku ile ceza hukuku ayrıdır ve spor hukukuna göre Fenerbahçe’nin şikeci bir kulüp olduğu kesindir. Hiçbir şekilde de değişmeyecektir. Bu kararı verenlerin gücü yetiyorsa UEFA ve CAS dosyalarında var olan bu gerçeği de değiştirsinler!!! O zaman gerçekten aklanmış olurlar!!! Hadi bakalım.

“Şike sahaya yansımamış” diyenlere CAS şöyle cevap veriyor: “Sahadaki performans bir maçta şike yapıldığına ilişkin veri değildir. Şike yapılmış olması için teşebbüs yeterli kanıttır!”

Şikeciler ve onu “akladığını” sananlar!!! Unutmayın, hukuk, adalet herkese lazımdır.

555 SAYFALIK MASAL KİTABI!

Şike Şike Tapeler Yalanlar Gerçekler adlı 555 sayfalık bir kitap yazdım. 2015 yılında yazdığım bu kitapta şike ile ilgi tüm ayrıntılı bilgiler, belgeler yer aldı. Defalarca yazdığım gibi tümü gerçekti. Yüzde yüz organikti! Kimler şike yapmıştı, kimler bulaşmıştı, hangi yolları, hangi şifreleri kullanmışlardı tümü kitapta yer almıştı. Aktarılan nakitler, şike için gönderilen paranın cazibesine kapılıp bir kısmını iç etmeye çalışan şike yardakçıları hepsi kitaptaydı.

Bunları mahkemelerde hiç inkar etmediler. Yani günün kanunlarına göre takip edilenler, tapeler (telefon dinlemeleri) görüntüler, tamamen yasaldı. Mahkemede yapılan görüşmeleri kabul ettikleri gibi sadece onlara hiçbir anlamı olmayan gerekçeler yüklemeye çalıştılar. Elbette komik duruma düştüler.

Ancak mahkeme bunları yutmadı. Suçu kabul etti. Suçluları cezalandırdı. O davanın gerekçeli kararında davalılarla komik savunmaları nedeni ile resmen alay edilmiştir. Gerekçeli karar ironik ve ibret vericidir! Davalıların bir kısmı hapse atıldı. Elbette spor hukuku ile ceza hukuku ayrıdır. Belki şike suçu işleyenlere hapis değil de spordan men cezası verilse daha iyi olurdu. Ama, mahkeme öyle karar vermişti. Çünkü o günkü yasalar açıktı ve değiştirilmemişti! Ne zaman ki 17-25 Aralık olayları patladı, dönemin başbakanı ortaya bir “kumpas” laf attı, şikeciler de mal bulmuş mağribi gibi ona sarıldılar. Yani şike yapmamışlar, kendilerine Fetö kumpas kurmuş!!! Vah vah, ne kadar saflar, ne kadar zavallılar değil mi? Halbuki Fetöcüleri kulübe üye yapan kendileri, onlarla halı saha maçı oynayan yine kendileri… Ama kumpasa uğrayan da kendileri!!!

Buna kim inanır! Ama ne yaparsanız ki mevcut konjonktür Fenerbahçe’nin şikeden aklanmasını buyuruyor! Eh işte nasıl olmuşsa aklandılar!!! Sanki elbise yıkanıyor ve kullanılan deterjan kirleri temizliyor!!! Ah canlarım, keşke o kadar kolay olsa… Öyle temizleme araçları yok! Alınlardan, vicdanlardan kara lekeyi nasıl temizleyeceksiniz? Ya siz aklayıcılar? Bunun hesabı nasıl vereceksiniz?

Biz bir buçuk yıl oturup kalkıp 555 sayfalık bir masal kitabı yazmışız!!! Hepsini uydurmuşuz! Öyle mi? Hani fıkradaki gibi, sesi bir şekilde hallettiniz, de kokusunu ne yapacaksınız, kokusunu??? Vicdanınızın olmadığını artık herkes biliyor ama o koku ömür boyu burnunuzdan gitmeyecek! Genziniz yanacak! Her aynaya baktığınızda hatırlayacaksınız…

TEŞEKKÜR!

Geçen hafta sağ gözümdeki kataraktan kurtulmak için bir operasyon geçirdim. Fatih Devlet Hastanesi’nde sevgili Opr. Dr. Hasan Ayyıldız tarafından gerçekleştirilen başarılı operasyonla görme sorunum büyük ölçüde halledildi. Bu nedenle Opr. Dr. Hasan Ayyıldız’a, ekibi Sevilay Eyüboğlu Yıldırım, Güngör Ayal, Günü Birlik bölümü ekibi ile kadim dostum hastane başhekim yardımcısı uzman Dr. Hasan Yener’e, bir çocuk gibi beni nazlayan eşim Mahfuzen ile yanımdan hiç ayrılmayan oğlum Semih‘e, arayan, soran, mesaj atan tüm dostlara teşekkür ederim. Böylece Trabzonspor’u daha iyi gözlemleyeceğim! Hatta operasyondan sonra izlediğim Alanyaspor maçında Trabzonspor’u daha iyi gördüm!!! “Acaba benim gözüm çok iyi mi görüyor, yoksa Trabzonspor gerçekten iyi mi oynadı?” sorusunu ise önümüzdeki maçlarda anlayacağız!

KUPA STATÜSÜ SAÇMA

Türkiye Kupası statüsü her geçen sezon değiştiriliyor! Bunun yayıncı kuruluşun isteği üzerine yapıldığını sanıyorum. Çünkü mevcut statü ile hiçbir sürprize yer bırakılmayacak şekilde eşleşmeler yapılıyor! Tek maç eleminasyon usulü doğru ancak, seri başı takımların maçları kendi sahalarında oynamaları eşitsizliktir! Böyle yapılınca küçük ekiplerin eskisi gibi tur atlama şansları pek kalmıyor. Hele ilerleyen turlarla hiçbir şansları olmayacak. En azından kupada tek maç oynandığına göre, görece zayıf takıma ev sahipliği verilse belki bir nebze eşitlik sağlanmış olur. Bu da zor bir karar değil…

TRABZON YİNE YIKILIYOR!

60 yıldır bu kentte yaşıyorum. Konumum icabı Türkiye’nin hemen her yerine gittim. Böylesine kadim kentlerin abat edildiğini, titizlikle korunduğunu gördüm. Trabzon ise plansız, programsız, ucube bir şekilde karma-gudal bir halde güya gelişiyor. Sadece makyaj, sadece göz boyama, sadece gürültü ve sadece boş işler… Sahili yok ettik, denizimiz çalındı, Kanuni Bulvarı dedik, “Yeşil Vadi” isimleri koyduk ama, ortaya “Beton Vadiler” çıktı. Güney Çevre Yolu hak getire… Şehrin merkezleri ise curcuna…

Trabzon İçmesuyu Yapım İşi devam ediyor.!!! Bu kaçıncı içme suyu yapım işi unuttum! Daha iki yıl önce Beşirli’den başlayarak doğuya doğru neredeyse tüm asfalt kırılmış, büyük borular döşenmişti… Şimdi ise yine yıkma işlemi devam ediyor. Sabah erken saatlerde başlayan gürültü kirliliği kulakları tırmanılıyor. Sürekli yık, yap, yine yık, yine yap…

Üstelik bu yapım işi de Avrupa Birliği ile ortaklaşa finanse ediliyormuş… Maz-Ateşler İş Ortaklığı yazıyor tabelada! 1440 gün sürede bitirecekmiş ve tamı tamamına 15 milyon 553 bin 650 avro tutarlı imiş. Başka bir şey yazmaya gerek kaldı mı?

MESUT YILMAZ VARDI

Eski bakan ve başbakanlardan, ANAP genel başkanı Mesut Yılmaz vefat etti. Rizeli hemşerimiz Yılmaz’ın sağlık durumu birkaç yıl önce ölen oğlundan sonra oldukça bozulmuştu. Sıkıntılı bir dönem geçiren Yılmaz sonunda hayata gözlerini yumdu. Mesut Yılmaz, bir Trabzonspor maçından önce Trabzonspor başkanı Mehmet Ali Yılmaz ile. Arkada yine Trabzonspor’da başkanlık yapmış olan merhum Mazhar Afacan ile yönetim kurulu üyesi Zekeriya Polatoğlu görünüyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.