banner114
banner146
banner122

Emekli 103 Amiral, askerlik anılarını yad etmek ve eski apoletlerini hatırlatmak için (!) bir araya gelmişler. Amirallik yaptıkları dönemde en büyük amaçları, ülkeyi irtica tehdidinden korumakmış.(!) Ellerinden geleni de yapmışlar.(!) Akılları estiği zaman, milletin kendilerine emanet ettiği silahları gösterip parmak sallamışlar.(!)

‘Yurtta Sulh, Cihanda Sulh’ kavramını öyle tuhaf içselleştirmişler ki ‘sorun yoksa hayat var’ demiş yan gelip yatmışlar. Ne Mavi Vatan kavramına kafa yormuşlar ne de boğazlardan bedava geçen ticaret gemilerine… Akdeniz’de kıyılara kapatılmışız!.. Karadeniz’de mahsur kalmışız!.. ‘İyi ki varsın Montrö’ demiş sonuna kadar savunmuşlar. Mısır, Süveyş kanalından yıllık 5.5 milyar dolar kazanırken, İstanbul Boğazından beleş geçişlere alkış tutmuşlar!.. İstanbul’dan yeni bir kanal açılmaya kalkınca da ‘Aman ne yapıyorsunuz? Montrö tehlikeye girer’ diyerek gece yarısı bildirisi hazırlamışlar. ‘Bedava geçiş vererek boğazları kurtardık’ diyen Montrö anlaşmasını amiralliğin olmazsa olmazı saymışlar.

***

103 Emekli Amiral ‘kendilerince Türk Silahlı Kuvvetleri ve Deniz Kuvvetlerinin’ askeri değerlerin dışına çıktığını iddia ederek, Atatürk’ün çizdiği rotaya davet ediyor. Bunu teker teker yapmıyorlar. Bir araya gelerek toplu halde çağrı yapıyorlar. Bunu gündüz vakti de yapmıyorlar. Gece yarısı yayınlıyorlar. İlk okuduğumuzda masumane bir fikir beyanı gibi duran ‘Amiraller Bildirisi’ sonunda seçilmiş hükümete parmak sallıyor. Kanal İstanbul’a ekonomik açıdan bakmıyorlar “ Ekonominin yerlerde süründüğü bu süreçte sırası mı ?”demiyorlar. Montrö gözlüğünden bakarak “Kanal İstanbul’u yaparsanız, boğazlar tartışmaya açılır!” demeye getiriyorlar. Düşmanın cesaret edemediğini içerden söylüyorlar. Sonra şu ifadelerle tehdit ediyorlar: “Bu gerekçelerle, TSK ve Deniz Kuvvetlerimizi bu değerlerinin dışına çıkmış, Atatürk’ün çizdiği çağdaş rotadan uzaklaşmış gösterme çabalarını, tarihte örnekleri olan, bunalımlı ve bekası için en tehlikeli olayları yaşama risk ve tehdidi ile karşılaşılabilecektir.”

Resmen darbe ile korkutuyorlar. ‘İçerdeki arkadaşlarımız darbe yapabilirler!..’ demeye getiriyorlar. Ordumuzun emekli vatanperver Amirallerine bakar mısınız? Türk Deniz Kuvvetleri Doğu Akdeniz’de ‘Mavi vatan, için ölüm kalım mücadeleleri verirken emekli olup yan gelip yatanlar ‘Kanal İstanbul’u açarsanız darbe olur ha!..’ diye parmak sallıyorlar.

“Bırakınız konuşsunlar!.. Bırakınız fikirlerini açıklasınlar!..” diyeceksek önce adap ve üslubu öğrenecekler. Sonra kendilerine hala bir güç vehmetmeyecekler. En son olarak da karanlık basınca değil, gün ışığında ötecekler. Bunu öğrenene kadar… Türkiye’de darbe süreçlerinin sona erdiğini belleyene kadar kalkan parmaklar kırılmalıdır. Hukuk herkese haddini ve yerini hatırlatmalıdır. 103 emekli amiralin rütbeleri sökülüp cezalandırılmalıdır.

***

Fenerbahçe Spor Kulübü 4 Nisan 2015 tarihinde kulüp otobüsünün Rize dönüşü Sürmene’de uğradığı silahlı saldırıyı hatırlatıyor. ‘6 yıl oldu failler nerede?’ diyor. Fenerbahçe Spor Kulübü “Bu olay aydınlatılmadığı sürece Türk sporunun üzerinde korkunç ve karanlık bir gölge olarak ve ‘aydınlanmayanGün’ olarak kalacaktır.” diyor.

2015 yılı Fenerbahçe otobüsüne saldırı olayı, 2011 şike olaylarından ayrı olarak ele alınamaz. Şike vardı ve Fenerbahçe tapelerin delil olmaktan çıkarılmasıyla şikeyi örttü. Şikenin varlığını fırsat bilen FETÖ, Fenerbahçe’yi ele geçirmeye kalktı. Tıpkı Ergenekon’un varlığını istismar ettiği gibi şikeyi de istismar etti. Fenerbahçe 2015 Sürmene saldırısına bu açıdan bakmayı öğrenmedikçe!.. Birer birer kapatılan dosyaların bir gün teker teker açılmasını ve hakkın-adaletin aranmasını talep etmedikçe daha çok yıllar ‘aydınlanmayanGün’ propagandası ile kendini kandıracaktır. Fenerbahçe önce ‘aydınlanmayanSene’ diyip yola çıkmalı… Tapeleri serbest bıraktırıp önce seneleri sonra ayları ve günleri sorgulamalı… ‘TAPELER SERBEST KALSIN, HERŞEY AÇIKLANSIN’

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.