banner114
banner146
banner122

8. Türkiye İnovasyon Haftası

İSTANBUL (AA) – Amazon Avrupa ve Türkiye Kamu Politikaları Direktörü Eirini Zafeiratou, küçük ve büyük şirketler, kentsel alanlarda ve kırsal alanlarda bulunan şirketlerin, yurtdışındaki çok uzak kitlelere ve müşterilere ulaşmak için çevrim içi ortamı kullanabildiğini belirterek, "İşte bu yüzden, Amazon'daki inovasyon çabalarımız, bu çok uzaktaki müşteri pazarlarını çok düşük maliyetlerle Türk ihracatçılarına getirmeye odaklanıyor." dedi.

Zafeiratou, Ticaret Bakanlığı'nın koordinasyonunda Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından bu yıl 8'incisi düzenlenen "Türkiye İnovasyon Haftası”nın ikinci gününde yaptığı konuşmada, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgının başlangıcından bu yana perakendecilerin büyük taleplerle karşı karşıya kaldığını, lojistik kapasite sistemlerini çok hızlı bir şekilde yükseltmek ve bir şeyler yapmanın yeni yollarını bulmak zorunda kaldığını söyledi.

Perakende sektörünün dönüşümünün aslında çoktan başladığını ama Kovid-19 krizinin trendleri hızlandırdığını ifade eden Zafeiratou, trendin, tüketicinin çevrimiçi gezinmesi ve fiziksel mağazadan ücretsiz bir şekilde satın alması yönünde olduğunu dile getirdi.

Zafeiratou, Amazon'da ve çevrim içi ticarette uygulanan ve çevrimiçi ticaretin ihracat sektörüne getirdiği en büyük yeniliğin, bu ticaretin demokratikleşmesini sağlamak için tüm çevrimiçi pazar yerlerinin ve lojistik taşıyıcılarının oluşturduğu lojistik ve altyapıdan yararlanma yeteneği olduğunu vurguladı.

Küçük ve büyük şirketler, kentsel alanlarda ve kırsal alanlarda bulunan şirketlerin, yurtdışındaki çok uzak kitlelere ve müşterilere ulaşmak için çevrimiçi ortamı kullanabildiğini anımsatan Zafeiratou, “İşte bu yüzden, Amazon'daki inovasyon çabalarımız, bu çok uzaktaki müşteri pazarlarını çok düşük maliyetlerle Türk ihracatçılarına getirmeye odaklanıyor.” dedi.

Zafeiratou, Kovid-19 kriziyle mücadele etmek için hükümet ile endüstrisi arasındaki iş birliğinin teşvik edilmesi gerektiğine işaret ederek, “Krizin başlangıcından beri, bunun tüm ekonomileri etkileyen küresel bir salgın olduğunu ve tüm pazarların aynı olduğunu gördük. Küresel ekonomide müşterilerde çok büyük bir durma ve kısıtlama yaşadık.

Müşteriler ürünleri tüketmeyi bıraktı. Günlük hayata odaklandılar. Her şeyden önce bizim işimiz Avrupa Birliği ve hükümet malların sınırları geçmesini sağlamak oldu, çünkü sınırlar kapalıydı. İkincisi, kamu altyapılarına, hastanelere maske ve test kitleri gibi tüm kişisel koruyucu donanımları ve o dönemde ihtiyaç duyulan her şeyi getirmek için hükümetlerle çok yakın çalıştık.” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye'de, büyük şehirlerindeki yaşlılara maske ve koruyucu donanım getirmek için hükümet ve belediyelerle birlikte hareket ettiklerini hatırlatan Zafeiratou, “Birleşik Krallık'ta, hükümetin dağıttığı test kitlerinin kapıya teslimine lojistik destek vererek hükümet ve diğer perakendecilerle ulusal sağlık sistemi için çok yakın bir şekilde çalışıyoruz. Büyük oranda test yapabilmek için. Daha kapsamlı olarak, Çin'de ve başka yerlerde üretilen tüm koruyucu malzemeleri, charter uçuşlarıyla Avrupa'ya getirmek ve doğru yerlere dağıtmak için hükümetle ve paydaşlarla birlikte çalışıyoruz.” açıklamasını yaptı.


- "Pek çok alanda inovatif ürünler geliştiren bir şirketiz"


Turkcell Bilgi ve İletişim Teknolojilerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Serkan Öztürk ise Turkcell olarak kuruldukları günden itibaren inovasyona katkıda bulunmaya çalışan bir şirket olduklarını dile getirdi.

Öztürk, sadece Telekom alanında değil pek çok alanda inovatif ürünler geliştiren, kendi Ar-Ge’si olan kendi Ar-Ge mühendisleri bulunan bir şirket olduklarını belirterek, “Özellikle 3G’nin hayatımıza girmesiyle biraz önce size anlattığım pek çok teknoloji yapılabilir hale geldi. Büyük veri de artık müşteri memnuniyetleri, müşteriye özel teklifler, müşteriye özel servisler geliştirilebilir oldu.” ifadelerini kullandı.

Turkcell olarak özellikle son dönemlerde OTT’lerle rekabet anlamında da kendi teknolojilerini geliştiren bir operatör haline geldiklerini kaydeden Öztürk, “Bunlardan belki de en bilinenleri burada gördüğünüz dört tanesi. Mesajlaşma platformumuz bip, müzik platformu Fizy, televizyon platformu ve veri depolama platformumuz lifebox.” açıklamasını yaptı.

Öztürk, “Bu pandemi dönemi de özellikle her bir ürünümüz için yenilikleri geliştirme fırsatı verdi ve bu ürünlerimize çok daha farklı özellikler katmaya başladık. Mesela bip tarafında bipmeet ismini geliştirdiğimiz bir ürünle artık toplantılarınızı çoklu bir şekilde yapabilir, uzaktan yapabilir hale geldik.” dedi.

Salgın döneminde sanatçıların canlı konserlerini yayınlayarak, yüz binlerce vatandaşın online evlerinden bu konserleri izlemesini sağladıklarını anımsatan Öztürk, “Lifebox transfer uygulaması ile de veri transferini kolay yapılabilir bir hale geldik. Sadece OTT’lerle rekabet değil fintech alanında da bir takım inovatif ürünlerimizle yine sektörü değiştirmeye çalışıyoruz. Mikro Kredi verdiğimiz elektronik ödeme çözümü PEYCELL’le de çeşitli buluşlara, çeşitli patentlere imza attık.” değerlendirmesinde bulundu.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.